8/10
·189 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:30
Reşat Nuri Güntekin Damga adlı romanında toplumun birey üzerindeki baskısını ve önyargıların insan hayatını nasıl şekillendirdiğini etkileyici bir biçimde ele alıyor. Romanın baş kahramanı son derece hassas, gururlu ve duygusal bir kişiliğe sahip. Bu hassasiyet, onun yaşadığı olayları çevresindeki insanlardan çok daha derin hissetmesine neden oluyor. Toplumun kendisine yönelttiği suçlamalar ve kuşkular karşısında yalnızca dışsal bir mücadele vermiyor; aynı zamanda kendi içinde de sürekli bir hesaplaşma yaşıyor. Başkalarının bakışlarını, sözlerini ve ima ettikleri anlamları büyük bir dikkatle algılıyor; hassas kiişiği yüzünden toplumun vurduğu damga onun ruhunda çok daha derin yaralar açıyor. Bir bakıma karakter, dış dünyadan gelen yargıları kendi vicdanında büyüten bir aynaya dönüştürülmüş yazar tarafından. Reşat Nuri Güntekin, bu karakter aracılığıyla insanın en büyük yaralarının bazen bedeninde değil, ruhunda olduğunu gösteriyor. İnsan ne yaparsan yapsın, o yaralar peşini bırakmıyor, bir damga gibi silinmeden insanın ömrüne yapışıp kalıyor. Ve sonunda insana, yazarın da kahramanına dedirttiği gibi "Hayatımı bir kuruntuya kurban etmişim!" dedirtiyor. Bu yönüyle Damga, yalnızca bir toplumsal eleştiri değil, aynı zamanda hassas bir insanın iç dünyasını başarıyla yansıtan psikolojik bir roman olarak da değerlendirilebilir. Reşat Nuri Güntekin, en sevdiğim Cumhuriyet dönemi yazarlarından biri. Çok güzel ve edebi bir anlatımı var. Okuduğum diğer bir çok romanı gibi bu eseri de çok güzeldi.
DamgaReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20174,181 okunma
7/10
·519 syf.··
2026 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:12
Eksik bıraktığım roman tarzıydı. Sürükleyici, çoğu an acaba diye kuşkular barındıran, aksiyonu,duranlığı, beyin fırtınası bol bol barındıran, sahneleri fazla,farklı mekanlarda farklı yerlerde kısaca çokta sıkılmadan okuyacağınız bir serüven olmuş. Yazarın ayrıca tarzıymış bilmiyordum çok fazla kapital şirket adı dönüyor sevmiyorum bu tür işleri bırakın da kitaplarda reklam görmeyelim içimiz dışımız reklam olmuş bu dünyada kitaplarda huzur verin.
Şeytan YeminiJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20197,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 17:22
Ölü Zaman Gezginleri ~ Hasan Ali Toptaş . Alıntılar; . Ben, soluğu üç beş yılda kesiliverecek bir açıklamayı kabullenmeye hazır değildim. Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. . En sıkı bağımız sessizlikti . Sevmiştim sokakları. İnsan onları gezip dolaştıkça, yaşamın değişebilirliğine daha çok inanıyordu. Hatta uzaktan uzağa da olsa, öteki insanların varlığına yaslanıp kendi varlığını, yalnızlığını ve tekdüzeliğini yeniden kavrıyordu. . Şehirlerin gürültüsünden uzaklaşmış olsak da, belleğimizdeki hatıralardan -yani geleceği ele geçirmek adına geçmişe saçıp savurduğumuz kendimizden– henüz kurtulamamıştık. Oysa şehirler, hatıralarımızı süsleyen dostlarımızla birlikte kim bilir nerelerde kalmıştı şimdi, hâlâ var mıydılar, insanlar yiyip bitiriyorlar mıydı onları dalgın fareler gibi, çöpler ve kuşkular sevdiklerimizin üstüne doğru hızla çoğalıyor muydu gene? Bilmiyorduk. Artık, bilemezdik de; geçmişi küçük anlarda, geleceği de düşlerde arayıp bulmaktan başka seçeneğimiz yoktu. . Dağ bile dağlığını tek başına yaşıyor neredeyse, görüp işiteni yok; kendini kendi onaylamak zorunda. Biz de, sessizliğimizle gitgide ona benziyoruz sanki; şeyi şeyle tanımladığımız yıllardan kalan sözcükler dilimizin ucunda buruk birer tat şimdi. Belki de onlardan oluşmuş bir geçmişte yaşıyorduk biz; . Sen, olup biteni anlattığın yere kadar yeniden anlatsan, susarak. . Sigaranın birini söndürüp birini ateşleyişine bakarak, anlattığı için mi içiyor içtiği için mi anlatıyor diye düşünürken, onunla birlikte yıllar öncesine gidip gidip geliyordum. . Kitap Yorumu; . Hikayelerden oluşan bir kitap olup, çok zekice ve düşündürücü şekilde kaleme alınmış bir dolu hayat hikayelerini
Edebiyat
Ölü Zaman GezginleriHasan Ali Toptaş · Parantez Yayınarı · 20233,571 okunma
Şimşek - Peyami Safa
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi insanın içsel karmaşası vurgusu bu kitapta da hakimdi. Psikolojik tahliller, insan ruhunun katmanları, değişen ahlak anlayışı ve yozlaşma, güzel mi güzel betimlemeler ve verdiği toplumsal mesajlarla harika bir kitaptı. Karakterler Müfid, Pervin ve Sacid ekseninde geçiyor arada başka karakterlerde akışa dahil oluyor. Aldatmalar, kuşkular, yozlaşmış ilişkiler kitap boyunca sürüyor ve sonuda beklenmedik şekilde bitiyor. Peyami Safa’nın diğer kitapları gibi bunu da beğenerek okudum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim…
Alıntı
ŞimşekPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,296 okunma
Fareler, Balıklar..
9/10
·104 syf.··
2026 10. kitabı
MÜTALAA Grubumuzla okuduğumuz kitap olan Çok Tuhaftı Ağlayamadım adlı kitabı okurken insanın kendinden bir parça bulmaması neredeyse imkânsız. Öykülerin içinde yer alan hayvanlar ve eşyalar öylesine anlamlı sembollerle kullanılmış ki hayran kalmamak mümkün değil. Zaten simgesel anlatımı film ve kitaplarda her zaman çok sevmişimdir. Bu kitap da tam olarak bu yönüyle beni etkiledi. Bende çok iz bırakan öyküler “Bizim Evde Herkesten Önce Balıklar Uyanır” ve “Aldatma Çizgisi” oldu. Bizim evde herkesten önce balıklar uyanır öyküsünde balıklarını yiyen bir çocuğun davranış ve çevresinden gördüğü ilgisizlik zamanla suyun bulanması en sevdiği balığı yemesi o kadar manidardı ki. Aldatma Çizgisi öyküsündeki fareler, zihnimizi kemiren şüpheleri ve düşünceleri simgeliyor. Doğru olup olmadığını bile bilmediğimiz kuşkular büyüyerek insanın içini zamanla yiyip bitiriyor. Okurken çok etkiledi beni hatta keşke bu öykü daha uzun olsaydı, daha fazla okuyabilseydim diye düşündüm. Kitabın son öyküsü olan “Şıvgalarım Kırdılar” ise beni bambaşka bir yerden yakaladı. Okurken sanki en yakın arkadaşımdan dedesini dinliyormuşum gibi hissettim. Çok samimi, çok içten ve çok dokunaklıydı. Duygularımızın sessiz çığlığı gibi olan bu öykü kitabı, insanın iç dünyasına usulca dokunuyor. Hayatın içinden ama bir o kadar da derin anlatımıyla uzun süre akılda kalacak bir eser olmuş. Bu etkileyici ve duygu yüklü öyküler için yazara teşekkür ediyorum. Çok Tuhaftı Ağlayamadım Bahtiyar Gül
Duygu ve Düşünce
Çok Tuhaftı AğlayamadımBahtiyar Gül · Şule Yayınları · 202570 okunma
6/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 01:41
Mumlar Sonuna Kadar Yanar, çocuklukta başlayan derin bir dostluğun yıllar içinde sessizce nasıl çatladığını anlatan yoğun bir romandır. Küçük yaşlardan itibaren birbirine çok yakın olan iki arkadaşın yolları, hayatın ve seçilen duruşların etkisiyle ayrılır. Bu ayrılık yalnızca fiziksel değildir; aralarındaki görünmez mesafe de giderek büyür. Aradan geçen onlarca yılın ardından gerçekleşen yeniden buluşma, geçmişte söylenmemiş sözleri ve bastırılmış duyguları gün yüzüne çıkarır. Roman, bu karşılaşma üzerinden dostluk, kıskançlık, sadakat ve ihanet gibi temaları derinlemesine sorgular. Özellikle suskunluklar, bakışlar ve ima edilen düşünceler anlatının asıl yükünü taşır. Márai, büyük olaylardan çok insanın iç dünyasına odaklanır; karakterlerin yıllarca içlerinde taşıdıkları sorular, pişmanlıklar ve kuşkular okuru da bu yüzleşmenin bir parçası hâline getirir. Mumlar Sonuna Kadar Yanar, dostluğun ne kadar dayanıklı olduğu ve zamanın her şeyi gerçekten iyileştirip iyileştirmediği üzerine sarsıcı ama zarif bir metindir.
İnceleme
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma