Seçkin tabaka 19. yüzyılın çok daha öncesinde bile okullarda oyunlar oynar. 1519'da, Eton'un başöğretmeni William Horman okuldaki yaşamı gözler önüne seren, Latince bir ders kitabı yayımlar; kitapta "içi havayla dolu bir top"la oynanan oyun özellikle dikkat çeker. 17. yüzyılda, Eton'da topla oynanan iki oyun vardır: "Duvar topu" ve "saha oyunu." On birer kişilik takımların karşılaştığı bu oyunlarda elleri kullanmak yasaktır. Westminster ve Charterhouse'da da, aynı şekilde Harrow'da, Shrewsbury'de ve Winchester'da da kendilerine özgü "ayak topu" oyunları vardır; üstelik de çağdaş sporun ortaya çıkışından çok daha önce. Bu oyunlar çok şiddetli olabilir; genç erkeklerin oyunlarda kendi kendilerine, sokak ya da köy oyunlarından esinlenen kurallar koydukları zaman, neler yapabileceklerini gösterirler.
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/İşlenen Beden 19. Yüzyılda Jimnastikçiler ve Sporcular
Gerçi evvelce, sağlığım yerindeyken, birkaç kere ister iste­mez yolum düştü camiye, ve kalbimi camideki diğer insanların kalpleriyle birleştirmeye çalıştım, fakat gözlerim duvarlardaki çinilerde, nakışlardaydı, onlara bakarak tatlı hayallere daldım ve elimde olmadan, böylece bir kaçış yolu buldum kendime. Dua sırasında gözlerimi yumdum, ellerimi yüzüme kapadım, bir gece yarattım kendime, bu gecenin karanlığında, bir rüyada gibi sorumsuz, kendi duamı okudum. Fakat sözcükleri huşu içinde söylenınedi bu duanın. Çünkü ben Tanrı'yla, Yüce Var­lık'la değil, sevdiğim tanıdığım birisiyle konuşmaktan hoşlanı­ yordum! Çünkü benim çok yükseğimdeydi Tanrı.
Jennifer'la olanları duyduk çok üzüldük
Sayfa 9 - Holden·Kitabı okuyor
Dikkatimizi çevreden merkeze doğru çevirdiğimizde bütün oklar aileyi ve insanlığı hedef alıyor; esas amaç çekirdek aileyi ve dahası, insanlığı yok etmek.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Hangisinin daha korkunç olduğunu kestiremiyorlardı: Snowball'la birlik olan hayvanların ihaneti mi, yoksa az önce tanık oldukları acımasız misillemeler mi?
özeleştiri.
■ Yahudiler dağılmış dillerini Tevrat üzere birleştirdiler ama biz ümmetimizi Kur'an üzere bir araya getiremiyoruz. Cumartesiyi tâzim ettikleri kadar Cumâ'yı tâzim edemiyoruz. Onlar ölü olan miraslarını dirilttiler, bizler hâlâ diri olan mirasımızı bir kenara atıyoruz.
Sayfa 142·Kitabı okuyor
Alıntı