Nisa Öztürk

Nisa Öztürk
@lavinianisa
Yalnızlığı en çok biriyle konuşma ihtiyacı duyduğunda aynalara derdini anlatanlar bilir. Bir de başka türlü bir yalnızlık vardır. Senin gibi olmayanların arasında kalırsın, seni anlamayanların arasında. O an seni anlayacak ve anlatacak tek şey kitaplardır
Dünyanın mütevazi kişilere miras kalması gerekirdi ama tam aksine gençlere kaldı. Kendi ruhlarına bakmak yerine bilgisayar ekranlarına bakan teknoloji bağımlılarına...
Sayfa 11 - Altın Kitaplar·Kitabı okudu
Siyaset
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·68 syf.··
2018 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2018 17:09
Kitapta kadın kahraman sadece uzun bir mektubun yazarı olarak karşımıza çıkıyor. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı verilmemiştir, yani kadının ismini hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Kadın aşık olduğu adam R ile yaşadığı kısa beraberliklerde dahi aşık olduğunu hiçbir zaman söyleyemiyor. Söylediği taktirde, erkeğe paylaşılmamış bir derin duygudan ötürü sorumluluk yükleyebileceğinden korkuyor. Bu tek kişilik aşkın meyvesinden doğan yükümlülüğü de yine kimseye söylemeden kendi başına yükleniyor. Bu kadın karakterin duygularına asla karşılık aramadığını anlıyoruz yazdığı mektubunda. O'nu en çok yaralayan şey karşılık alamamak değil, defalarca kaderin onları bir araya getirmesine rağmen büyük aşkı tarafından her defasında tanınmamak oluyor. Mutlak aşk kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına bir yolculuk yapabilirsiniz. Keyifli okumalar! :)
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma

Nisa Öztürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.··
3 günde okudu
·
2018 7. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,6bin okunma

Nisa Öztürk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
23 saatte okudu
·
2018 6. kitabı
Richard Bach
8/10 · 80,2bin okunma
Puan vermedi·418 syf.··
2018 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2018 20:40
İlginç bir olay örgüsü ve günlük hayatta sık karşılaştığımız karakterleriyle insanı içine alan, uzun betimlemeleriyle yer yer bunaltan, fazla tesadüflerle insana hadi canım dedirtse de bir şekilde sırıtmamayı başaran bir kitap. Kitabın başlarında Zeliha'nın 19 yaşında olduğu dönemi anlatırken bir anda günümüze geçmesi ve bunun gibi birkaç olay örgüsü eksikliği olsa da çok fazla göze batmıyor. Babanın kim olduğunu düşünürken kitapta Mustafa'dan başka yaşayan erkek ismi geçmediğinden, ilerleyen bölümlerde yeni karakterlerle tanışma fikrini fazla benimsemiş olmalıyım çünkü Mustafa'nın Asya'nın babası olma düşüncesi gerçekten bir kurgusal roman için bile olsa düşüncelerimi tırmaladı. Bir abinin kardeşine tecavüz etmesi, Zeliha'nın ruh hali ve yaşadıkları gerçekten rahatsızlık içinde okunurken kim bilir nasıl bir rahatsızlık boyutu vermiştir yazana. Evde el bebek gül bebek yetiştirilip, dışarıdaki insanlardan da aynı ilgi ve alakayı göreceğini sanıp aslında hor görülen Mustafa'nın yaşadığı ezikliği açığa vuran Zeliha'nın bilmeden onun erkeklik gururuna dokunması ve Mustafa'nın da ataerkil bir toplumda yetişmenin verdiği gazla ve gözü dönmüşlükle ne kadar erkek olduğunu Zeliha'ya kanıtlaması alttan alta çok güzel işlenmiş. Empati kurulmasının fazlaca istendiği olay örgüleri mevcut kitapta. Ataerkil yapının bazen insanlar üzerinde ne derece iğrenç sonuçlara neden olduğunu suratımıza tokat gibi çarpmış Elif Şafak. Türk toplumunda erkek çocuğun yüceltilişi de eleştirel bir şekilde gösterilmek istenmiş. Bir de ince bir detay olarak her bölümün bir aşure malzemesiyle isimlendirilmesi, aşureyle romanın son bulması kitabin kapağındaki nar ve temsil ettikleri mükemmel düşünülmüş. Herkes okumalı ve ve kitap üstünde düşünüp öz eleştiri yapmalı. Keyifli okumalar! :)
Edebiyat
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma