Lenin'le bu konuyu tartışıp tahlil etmiş ve şu ilkeye varmıştık: "Somut durumun somut tahlili"
ALLAH'SIZ!..
Bugün 10 Kasım. Her 10 Kasım'da olduğu gibi, Necip Fazıl Kısakürek'in 1950 yılında yayınladığı bu makaleyi paylaşıyorum. Kamal'ı Müslümanmış gibi göstermeye çalışanlar, hatırasına saygısızlık ediyorlar. Şimdi gelse, hepsini sopayla kovalar. 10 Kasım münasebetiyle... Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in "Dedektif X" Bir mahlasıyla Büyük Doğu Dergisinde kaleme aldığı bir yazı: Ahmet Cüneyt Arvâsî Üçışık, facebook.com/acucisik ALLAHSIZ... 1-Güya münevver geçinen, fakat ayağını nereye bastığı ve yüzünü ne tarafa çevirdiği belli olmayan, kokmaz, bulaşmaz bir zümre vardır ki, Birinci Cumhur Reisi (M. Kemal Atatürk) hakkında şöyle düşünür: "Onun İslâmiyet'e hiçbir zararı olmamıştır! Belki de, kaba taassubu yok etmek bakımından dine faydası dokunmuştur! Ne imâna, ne ibâdete, ne de herhangi bir dinî esasa el sürmüş değildir!" Böyleleri, benzerleri ve benzerlerinin benzerleri arasında, Birinci Cumhur Reisini rahmetle ananlar, ona Mevlit okutturanlar bile vardır. 2-Halbuki Birinci Cumhur Reisi, herhangi bir temenniye "İnşaallah…" duasını katan insan için "Bak, Allahtan bekliyor, Allaha inanıyor!" diye mukabele edecek ve Kâinatın Mefhari hakkında "Donsuz Bedevi!" hakaretini savuracak kadar Allah ve Rasûlünün düşmanıydı. 3-Bize her şeyden evvel düşen borç, kıymet hükmümüzü izhara lüzum bile görmeden, ukdelerin ukdesi ve bütün tarihi görüş inkılâbının düğüm noktası olan Birinci Cumhur Reisi (M. Kemal Atatürk) mevzuunda, sadece ilmî ve (Akademik) hüccetlerle onun din, İslâmiyet ve Peygambere karşı vaziyetini tesbit etmek ve hiç olmazsa "Dine ne yaptı?" sözüne sarf imkânı bırakmamaktır. **Renkler, siyahla beyaz hâlinde belli olsun da, mücadele ona göre dürüst ve namuskârane cereyan etsin; fakat, mevzuları bir türlü çerçeveliyememekte en feci idrâk belâsı olan renkleri
Kemalizm
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mustafa Kemal yahut bozkurt..
Cumhuriyet Gazetesi'nin 15 Aralık 1933 tarihli manşeti: MUSTAFA KEMAL: BOZKURT Büyük Fransız aylık dergisi Le Mois Büyük Gazi için "O, önünde, en kudretli insanların eğildiği bir insanüstüdür" diyor. MUSTAFA KEMAL YAHUT "BOZKURT" "Kavrandığı ve tespit edildiği zan olunan bir sima ki gene (herhangi bir tahlilden) kaçıyor." "O'NA BOZKURT DİYORLAR: ÇÜNKÜ BOZKURT, VAKTİ İLE ASYA STEPLERİNE UZANAN IRKIN REMZİ İDİ" "O'NA AYNI ZAMANDA GAZİ DE DİYORLAR" "Çizgileri içe işleyen mağrur ve hakim yüzünde endişe ve kudret okunuyor. Şimdiye kadar bir milletin ruhunu yeniden yaratan iradelerin muhtelif tasvirleri yapıldı. Fakat arkasında bir gömlekle, amele kasketi altında sebatkar bir alınla Lenin Rusya'nın veçhesini Avrupa'dan ayırıp Asya'ya ve barbar menşelerine doğru çevirirken, Gazi siyah elbise ile beyaz boyunbağı ile büyük bir kısmı Asya'da bulunan bir Devletin Reisi olarak yeniden doğan bu Memleketi Avrupa'ya teveccüh ettiren bir inkılap" yaptı. "... 1919: Galiplerin triyomvirası, Wilson, Klemanso, Loyd Corc, Versay'da. Avrupa'yı yeni baştan teşkile çalışıyorlar. Sevr muahedesiyle Türkiye'nin mukadderatı da yeniden tayin olunacak. Yaşamasına elvermeyen bir karar: O'na Anadolu'yu bırakıyorlar fakat: İzmir'i bir uzuv gibi kesiyorlar. Padişah tabiat ile bu karara boyun eğmişti.İşte o zaman bir adam çıktı, kalktı ve bağırdı: "HAYIR!" Bu haykırış, büyük şefin etrafında toplanılması için bir tehlike işareti yerine geçti. Etrafında MİLLİYETÇİLER ve terhis edilen parasız askerler toplandılar. Fakirane teçhiz edilmiş, topsuz, mühimmatsız, nakliyatsız çetelerle bu adam Yunanlılara karşı durdu. 20 Haziran 1920' de onların üstüne cesaretle yürüdü. Türkiye kurtuldu. Kurtarıcının adı Mustafa Kemal'di. Otuz dokuz yaşındaydı. O IRKININ TARİHE VERDİĞİ, MEŞHUR VE DEHŞETLİ ÖRNEKLER GİBİ,
Mustafa Kemal Atatürk
-varsa- iletimi okuyana merhaba.. bu iletiyi buraya açıklama yapmaksızın sadece linkler üzerinden paylaşacaktım ama ilgilisi, meraklısı olur(sa) diye bu açıklamayı yazıyorum.. geçenlerde burada şu iletiyi paylaşmıştım; #283306674 bu iletide adı geçen kitapları alırken dayanamadım dorlion yayınlarından da bir iki kitap aldım; bkz., görselin sağ üst köşesi; i.hizliresim.com/en08pab.jpeg beni burada takip edenler olsun, yazdığım konu ile alakalı iletilerime denk gelenler olsun burada dönem dönem dorlion yayınlarından aldığım, almayı düşündüğüm kitaplar özelinde yazdığım iletileri bilir, hatırlar.. bilmiyor ve hatırlamıyorsa örnek olarak bkz.; #268538537 , #269070816 , #272679417 , #282355141 , #283166234 , dorlion yayınlarına ait kitapları bazı bazı buraya aldıkça kaydediyorum.. ancak gerek farklı sitelerden olsun gerek aynı siteden olsun bu yayınevine ait kitapların listesi karışmaya başladı.. aynı kitabı farklı sitelerde ekleme yapma, kitapların bir kısmının alışveriş listemde olması, bir kısmının favorilerimde olması, bir kısmının alışveriş sepetimde olması gibi sebepler.. buraya aldığım kitapları kaydettiğim iletiler de dağınıktı.. ben de bu karışıklığı sonlandırmak adına dorlion yayınlarının baskıda, satışta olan 4.660 kitabına tekrardan bakıp buraya almayı, incelemeyi düşündüğüm kitaplar ve aldığım kitaplar şeklinde liste yapmaya karar verdim.. dorlion yayınlarından çıkmış bazı kitaplar yeditepe yayınları, dby yayınları, alfa yayınları, destek yayınları, tarih vakfı yurt yayınları, say yayınları, iş bankası yayınları, ötüken yayınları.. liste uzar gider.. gibi yayınevleri
230 Absürt / Suç / Komedi/Eğlenceli Film Guy Ritchie Tarzı İngiliz Suç Komedileri 1. Snatch (2000) – Brad Pitt’in konuşmasını anlamak zor, ama film müthiş! Boks, elmas ve düzensiz suçlular… 2. Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998) – Bir poker masasında batıp, yanlış adamlarla karşılaşan dört arkadaş. Bol aksiyon, bol kahkaha. 3. The Gentlemen (2019) – Matthew McConaughey, İngiliz yeraltı dünyasında yükselmek için zekasını konuşturuyor. 4. RocknRolla (2008) – Gayrimeşru işlerin döndüğü Londra sokaklarında entrika, ihanet ve bolca mizah. 5. In Bruges (2008) – İki kiralık katil Bruges’de “tatilde”, ama işler feci şekilde karışıyor. Hem komik, hem karanlık. 6. Seven Psychopaths (2012) – Bir senarist, tuhaf psikopatlarla dolu bir senaryo yazmaya çalışıyor. Film içinde film gibi! Amerikan Suç / Kara Mizah Harikaları 7. Kiss Kiss Bang Bang (2005) – Dedektifçilik oynayan bir hırsız, gerçek bir cinayete bulaşır. Robert Downey Jr. şov yapıyor. 8. The Nice Guys (2016) – Ryan Gosling ve Russell Crowe, kayıp bir kızı ararken sürekli başlarını belaya sokuyor. 9. Fargo (1996) – Minnesota’nın karlar içinde geçen en absürt suç hikayesi. Coen Kardeşler’den şaheser. 10. Pulp Fiction (1994) – Quentin Tarantino’nun efsane filmi. Sıradan bir suç filmi değil, bir kült! 11. Burn After Reading (2008) – Coen Kardeşler’den ajanlık, aptallık ve yanlış anlaşılmalarla dolu bir kaos. 12. The Big Lebowski (1998) – Halıya işenmesiyle başlayan bir komedi efsanesi. The Dude, efsane! İngiliz & Avrupa Tarzı Absürt Komediler 13. Hot Fuzz (2007) – Kasabanın polis memurları, sandıklarından daha büyük bir suç örgütüyle uğraşıyor. 14. Shaun of the Dead (2004) – Dünyanın en komik zombi filmi. Bira içerken kıyametle mücadele etmek zorunda kalan kaybedenler. 15. The World’s End (2013) –
MARX VE ENGELS ARASINDAKİ YAZIŞMALAR
V. İ. Lenin Komünizmin Kurucularından Biri Olarak Engels Bilimsel sosyalizmin ünlü kurucularının yazışmalarının çoktandır ilan edilmiş olan basımı nihayet yayınlandı. Engels vasiyetinde, [yazışmaları-ÇN] yayınlamakla Bebel ve Bernstein'ı görevlendirmişti ve Bebel ölümünden kısa süre önce kendi bölümünün redaksiyon çalışmasını bitirmiştir. Birkaç hafta önce Stuttgart'ta Dietz Yayınevinden çıkan Marx ve Engels arasındaki yazışmalar, dört büyük cildi kapsıyor. Ciltler, 1844'den 1883'e kadarki muazzam zaman dilimini kapsayan, Marx ve Engels'in toplam 1386 mektubu içeriyor. Redaksiyon çalışmasını, yani çeşitli dönemlere ait mektuplara ön- söz yazılmasını, Ed. Bernstein üstlendi. Bekleneceği gibi, bu çalışma gerek teknik, gerekse de düşünsel bakımdan doyurucu değil. Aşırı oportünist görüşlere doğru o üzücü ünlü "evrimi"nden sonra Bernstein'ın, baştan sona devrimci ruhla dolu olan bu mektupların redaksiyonunu üstlenmemesi gerekirdi. * Bernstein'ın önsözleri kısmen içerikten yoksun, kısmen düpedüz yanlış örneğin, Lassalle ve Schweit- zer'in Marx ve Engels tarafından açığa çıkarılmış oportünist hatalarının tam, berrak, açık karakterizasyonu yerine şöylesi eklektik lafız ve çıkışlarla karşılaşılıyor: "Marx ve Engels'in Lassalle'in politikasını daima doğru değerlendirdikleri haklı olarak reddedilebilir" (Cilt III, s. XVIII) ya da taktiklerinde Liebknecht'e nazaran Schweitzer'e "çok, daha yakın" oldukları (Cilt IV, s. X). Bu çıkışlar, oportünizmi örtbas etmek ve şirin göstermekten başka hiçbir şey içermiyor. Ne yazık ki bugünün Alman sosyal-demokrasisinde, Marx'ın birçok hasmına karşı ideolojik mücadelesine eklektik yaklaşım gittikçe yaygınlaşıyor. Teknik bakımdan şunu söylemek gerekir ki, 4 cildin hepsi için tek fihrist doyurucu biçimde düzenlenmemiş (örneğin Kautsky ve Stirling