5/10
·432 syf.··
2026 27. kitabı
Resmen ite kaka verdim bu yıldızı.. Hatta kitabın ilk bölümlerini okurken bu anlatım şekliyle devam ederse ben 1-2 yıldız ancak veririm diye okudum kitabı.. Dönemine göre kurgu farklı ve şaşırtıcı gelmiş olabilir ama 2026 yılında okununca bu ne ya dedirtti bana :( Okuduğum eski baskılarından biriydi, umarım elden geçirilmiştir tekrar basılırken. Çünkü bendeki hali off yazım hatalarıyla beni çileden çıkarttı. Hiç mi bir editör okumadı bunu Allah aşkına! Yazar bunu yazdı siz de yayınevi olarak wattpad versiyonunu kopyala yapıştır yapıp bastınız mı ne yaptınız? de, da ayrımını falan unutun zaten ama bazı yerlerde cümlenin öznesinin 1.tekil ile başlayıp yüklemin 3.tekil şahsa göre bittiğini düşünün falan.. Bir de sürekli direkt kelimesi yerine direk yazmışlar. Tam bir felaketti.. Gelelim kurguya.. Farklı bir şeyler yapılmak istendiği çok belli.. Aslında sevdim de ama ilk bölümlerdeki o anlatım neydi öyle.. Aşkın zaten yeterince itici bir karakterken Ateş de bu kadar uçlarda mı yazılmış olmalıydı bilmiyorum. Bana tutunacak pek bir dal bırakmamış sağ olsun. Yine de Aşkın'ın yanında melek gibi kalıyor adam.. Kurgu wattpad anladım ama kitap o kadar argo, küfür ve +18 sahne içeriyor ki bu kadar küçük yaştaki bir kitle nasıl okuyabildi anlayamıyorum. Ah bir de o "hidrolik asit" sahnesi neydi!!! Hiç mi araştırılmadan yazıldı bu kitap.. Bir kimyager olarak gözlerim kanadı okurken.. Hayatımda böyle bir asit türü duymamıştım. Breaking Bad izleyenler bilir, orda delilleri yok etmek için hidroflorik asit kullanılıyordu. Sanırım yazar da bu sahneden esinlenmiş. Keşke hangi asit olduğunu öğrenseydi de yeni bir asit türü yaratmasaydı. Bu arada kitap bilimkurgu tarzında öğeler de içeriyor. Ateş'in adasında geçen bölümler bana direkt Johnny Depp'in oynadığı "Transcendence" filmini
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,434 okunma
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Birinci Cildin Kapanış Değerlendirmesi :)
10/10
·472 syf.·
2026 38. kitabı
Kitabın değerlendirmesine geçmeden önce Robert Musil'den birkaç cümle ile bahsetmenin yönlendirici gücü olduğuna inanıyorum. Musil Avusturyalı romancı, öykücü ve deneme yazarı. Askeri okulda başlayan eğitim hayatı ardından mühendislik ile devam ediyor. Sonrasında matematik, felsefe, fizik, psikoloji alanlarında doktora yapıyor. Düşünsel olarak rejime karşı çıktığı için Nazi döneminde eserleri yasaklanıyor, İsviçre'ye sürgün ediliyor. Eserini tamamlayamadan burada yaşamını yitiriyor. Kitabın ana karakteri niteliksiz adam Ulrich ile biyografik paralellik dikkat çekiyor. Çünkü bu çok katmanlı entelektüel formasyon, doğrudan doğruya Niteliksiz Adam’ın düşünsel mimarisine de yansıyor. Niteliksiz Adam 'a dönecek olursam; Robert Musil'in 1921 yılında 1942 yılına kadar üzerinde çalıştığı, 2100 sayfa içerikli devasa baş yapıt. Elimdeki serinin dördüncü kitabı ölümünden sonra esi tarafından, ardında bıraktığı notlardan derlenerek yayımlanmış. Kitap 'deneme roman' türünde yazılmış ve olay örgüsü dışında; matematik ve doğa bilimleri, felsefe ve epistemoloji, siyaset bilimi ve sosyoloji, psikoloji ve psikiyatri, hukuk bilimi ve felsefesi, sanat ve mistik ögretiler gibi alanlarda ilerliyor. Her bölüm sistematik bir okuma, derin analiz, düşünsel egzersiz ve entelektüel bir hesaplaşma içeriyor. Dili oldukça ağır ve anlaşılmak istiyor. Niteliksiz Adam’ın birinci cildinin yüzeysel konusu 1913 yılında Viyana’da geçer. Ana hikâye; Avusturya Macaristan İmparatorunun 70. yıl saltanat dönümü yaklaşmaktadır ve aynı yıl Alman İmparatoru Wilhelm'in de 30. saltanat yılı kutlanacaktır. Dönemde hâlâ monarşiyle yönetilen Avusturya Macaristan İmparatorluğu seçkinleri, Almanya'ya karşı milli şuur ve milliyetçilik anlayışı ile farklı ve bütün Dünya'ya örnek olacak bir kutlama planlamak için
Alıntı
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Aylak Adam Yayınları · 20181,390 okunma
8/10
·196 syf.··
2025 36. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 19:14
Bu ciltte hiçbir şeyin tam olarak siyah ve beyaz olmadığını farklı karakter örnekleri ekleyerek güzel yansıtmışlardı. Bu çeşitlilik hoşuma gitti. Ghoullar arasındaki sınıfsal ayrım, yamyam serseriler, yamyam elitler, bir ghoulla bilinçli şekilde sevgili olan genç kız, insan arkadaşının duygularını fazla önemsediği için arkadaşı görmeyecek olsa dahi yine de o 'korkunç' yemekleri yemeye çalışan Touka... Son chapterı Testere'den The Final Zepp müziğiyle dinleyerek okuduğum için etkisi 2 katına çıktı. The Purge serisinin 2. filmindeki zenginlerin zevkine insan avladığı oyun arenası sahnesine çok benziyordu. Kıssadan hisse zenginin ghoulu da aynı, insanı da. Hepsini yemek lazım.
Manga
Tokyo Gul - 4. CiltSui Ishida · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2019638 okunma
Favorim Gizli Pencere
7/10
·352 syf.··
2025 114. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 15:55
“Umacılar”, uçakta başlayan o tuhaf atmosferiyle okuru hemen içine çeken, sürükleyici bir gerilim hikâyesi. Stephen King zaman kavramıyla oynarken hem gizem hem de stres dolu bir yolculuk yaşatıyor. Karakterlerin paniği, boş bir havaalanının ürpertisi ve bilinmezlikle yüzleşmeleri çok iyi işlendiğini düşünüyorum. Akıcı, heyecanlı ve film izler gibi okudum. Gizli Pencere, Gizli Bahçe Bu hikâye daha çok psikolojik gerilim sevenlere göre. Bir yazarın zihnindeki karanlıkla yüzleşmesini anlatırken hem sürükleyici hem de tedirgin edici bir atmosfer kuruyor. Stephen King karakter çözümlemelerini çok iyi yapmış; paranoya ve iç sesler hikâyeye ayrı bir tat katıyor. Kısa ama çok yoğun bir hikaye olmuş. Ne yazık ki kitabı okumadan Johnny Depp baş rolde olduğu aynı adlı filmi izlemiştim. Filmini de çok sevmiştim. Okurken film canlandı zihnimde.
1000Kitap
Gece Yarısını 2 GeçeStephen King · Altın Kitaplar · 1997672 okunma
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 130. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 22:20
Herkese meehaba ben geldimmm. Yeni Yayınevimizin Bir Kitabını Daha Bitirdim! Yüksek lisans yoğunluğumun arasına sırf meraktan sıkıştırdığım ve ay bitmeden tamamladığım bir kitapla geldim: Ateşin Velihatı Serisi'nin ilk kitabı! Daha önce Kraliçenin Yükselişi'ni de okumuştum. Bu kitabın puanı oldukça yüksek ve bu kitapla ilgili @_wisteriabooks_ bana bir eleştiri yorumu atınca aşırı beni meraklandırdı. O eleştiride katıldığım birkaç nokta olsa da, ne 9'luk ne de 5'lik, benim için ortalama ama keyifli bir ilk kitaptı. Kitabın evrenini çok sevdim Dördüncü Kanat'a benzeyen noktalar olsa da, yazar farklı ve ilgi çekici bir dünya kurmuştu. Ancak Dördüncü Kanat okumuş biri olarak bu kitap beni tam tatmin etmedi. Yazarın okur kitlesinden kaynaklı olabilir; dil yalın ve açıktı ama evrenin derinliklerine inilmesi, daha detaylı anlatımlar görmek isterdim. Karakterlere gelince, Adara'yı sevdim. Gerçek kimliğinin bunca zaman saklanması sebebiyle yaşadığı bocalamalar ve sonlara doğru gözünün açılması oldukça doğaldı. Einar için o eleştiri yorumunun sahibi pasif bir ejderha demiş diye bahsetmiş. Onca zaman portalı korumak için uyumuş, ne bekliyordun birden zırh gibi olmasını mı? Gücünü ben de tam hissedemedim ama karakterlerin yolculuğu ve gelişimleri iyi işlenmişti. Yazarın, güçlenmenin gerçekçiliğini koruduğunu düşünüyorum. Dune karakterine Adara'nın başta nasıl tutulduğunu anlamakta zorlandım ama neyse ki Adara ilk bölümlerdeki 'salaklığını' çabuk attı ve postayı koydu. Aşk üçgeni iddialarını ise 384 sayfanın neresinde aradım bilemiyorum, bulamadım . Özellikle Einar ile eş bağı yakınlaşmalarında Adara'nın aklına Dune'un gelmesi Adara'nın Duna karşı iğrenme duygusunu iyi yansıttı, aşk üçgeni değil! Orada aklına gelmeseydi iyiydi ama çatışmasını gördük. Yan karakterleri de
Ateşin VeliahtıJasmine Walt · Prime Kitap · 202547 okunma