Bizim görüşümüz, Allah'ın yarattiklarından dilediklerini öne alıp dilediklerini geride bırakabildiğini kabul etmektir. Allah dilerse bir şeyi sebep olarak yaratabilir, dilerse onu sebep yapmayabilir, fakat Allah (sebep olmasını) dilemiştir. Fakat bilgisinde bir şeyi ancak belirttiğimiz gibi (bir sebeple) yaratacağını takdir etmiştir.
Binaenaleyh (bir şey nasıl gerçekleşmiş ise) bundan başka bir tarzda olması imkânsızdır, çünkü bilinenin aksine bir şeyin meydana gelmesi mümkün değildir. Bu sebeple Kalem ve Levha'nın (diğer varlıkların yaratılışında) sebep olması hakkında sustuk.
"Burç" hanının öyle muhteşem bir görüntüsü yoktu; ama ben, zamanın etkisi ve ocağın isiyle kirişleri kararmış bu viran evleri, posta arabalarıyla yolculuk edilen zamanlara ait bu hanları, yakında birer anı olup çıkacak bu sallanan yapıları severim. Geçmişe aittir onlar, tarihin bir parçası, bir şeylerin devamıdırlar; yollarda maceraların yaşandığı dönemlere ait Yol hikâyelerini hatırlatırlar.
"Burç" hanının iki yüzyıllık, belki de daha eski olduğunu ilk bakışta fark ettim. Taş ve sıvaları güçlü ahşap iskeletin sağından solundan dökülmüştü, "X" ve "V" kirişleri yıpranmış çatıyı hâlâ yılmadan ayakta tutmaya çalışıyordu. Çatı, dayanaklarının üstünde, tıpkı bir sarhoşun alnından kayan kasketi gibi hafifçe yana kaymıştı. Giriş kapısının üstündeki demir levha sonbahar rüzgârında gıcırdıyordu. Yerel bir sanatçı, Glandier şatosunun kulesinde görüldüğü gibi, sivri bir çatıdan ve bir ışık bacasından yükselen bir tür kule resmi yapmıştı üzerine. Bu levhanın altında, eşikte sert çehreli bir adam, alnındaki kırışıklıklara ve çatık kaşlarına bakılırsa, hayli karanlık düşüncelere dalmış gibiydi...
Sayfa 83 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 7.Basım, Eylül 2025·Kitabı okuyor
Bir arkadaşım babası öldüğünde öyle aman aman bir üzüntü hissetmediğini, hatta bu yüzden kendisi için biraz endişelendiğini anlatmıştı. Bir hafta geçmiş, sonra bir ay, sıradışı pek bir şey yokmuş, evet, aklına gelmesine geliyormuş, kendini mutlu hissetmiyormuş, ama buna gerçek bir üzüntü denir mi - hayır. Sonra bir sabah, dedi, gözlerimi açtm ve, inan bana, acıdan kalkamadım. Sanki ağır bir levha ya da bir taş göğsümü sıkıştırmış gibiydi, nefes alamıyordum, beni aniden öyle bir çarptı ki, babamın artık hayatta olmadığını sanki ancak o zaman anladım. Ta ikinci yıl bir nebze hafifledim, dedi.
Ben sessiz dünyayı seviyorum. Şehirde yaşayamam. Çok gürültülü geliyor. Bir sürü tabela, levha, insan ve onların yüz ifadeleri. Ben bunları çözümleyemiyorum. Korkuyorum
“Bu levha Roma’nın pek çok atölyesine uğradı. Benim bildiğim, sadece son ayda beş kopyası yapıldı. Oysa bunu yapan herhalde beş yıl uğraşmıştı. Onun için bu sahici seninki kopya. Bir şey daha var, bu kadar kopyası yapıldığı için bu sahici, seninki kopya.”
Enderun Mektebinin kapısına asılı şu levha, yeteneğin keşfinin ve bu keşif üzerine çalışmanın önemini gözler önüne serer:
"Burada kuşlara yüzmek, balıklara uçmak öğretilmez.