Zaman zaman okumaktan keyif aldığım bir kitaptı. Ama ortalarına doğru bazı şeylerin tekrarlandığını düşünüyorum.Olaylar birbirine benzemeye başladı ve sanki yazar kitabın başlığının hakkını vermek istermişcesine koca sayısını 7 yapmaya çalışıyormuş gibiydi.Sonunu tam olarak tahmin edemesem de buna benzer bir şey olacağını biliyordum.Bazı kısımlarda yazarın biraz acemice yazdığını söylemeliyim. Karakterlerin siyah ya da beyaz gibi bir keskinlikte iyi ve kötü olarak bahsedilmemesini sevdim gerçek hayatta olduğu gibi kimse tam olarak iyi ya da kötü değildir.Onun dışında elime aldığımda kitap akıyordu fakat kitabı okumayı bıraktığım zaman merak edip tekrar okumaya başlamam zaman alıyordu.Bu nedenle uzun bir sürede bitirdim kitabı.
Okumasanız çok bir şey kaybetmeyeceğiniz fakat bir kadının kendini, çalışıp çabalayıp bir star haline dönüştürmesine tanık olduğumuz eğlenceli bir kitaptı.
Okumaya başlarken hiçbir beklentim yoktu.Çerez niyetine başladım. İlk başlarda güzel gidiyordu sonra bir anda sıktı beni ve bıraktım. Bu kitap 130-140 sayfa aralığında olsaydı daha iyi olabilirdi
.
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Grisha serisinin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına ağustos ayında okuduğum ikinci ve son kitap oldu.16 günde anca bitirebildiğim ve son sayfalardaki aksiyona rağmen bitsin diye neredeyse atlaya atlaya okuduğum
bir kitaptı. Alina ve Malyen karakterlerini hiç sevemedim.Alina bana o kadar bencil bir karakter geliyordu ki okurken sinir krizi geçiriyordum resmen. Kendisi Güneşin Elçisi gibi güçlü bir karakter olup Ravka'yı kurtarabilecek güce sahipken sürekli kendini düşünen ve gücünü kabul etmeyen bir karakter olması çok saçmaydı.Malyen ise Alina'nın normal olmasını isteyen ülkesi umrun
da bile olmayan Alina he dese onu alıp uzaklara kaçacak korkak bir kişiydi bence. Kendini o kadar ezikliyordu ki sürekli Alina'ya biz birlikte olamayız normal bir hayatımız olamaz sen Güneşin Elçisisin ben ise sıradan bir korumayım diyerek ilişkilerine çok zarar veriyordu. Kitaba devam etmemizi sağlayan Nikolai var bir de. yazara işte bana böyle karakterleriyle gel demek istedim.Nikolai en sevdiğim karakter olmakla beraber Alina ile olmasını istediğim ve kitap boyunca mantıklı işler yapan Alina'yı destekleyensaçma salak triplere girmeyen tek kişi olabilir.
Karanlıklar Efendisi'ni konuşmuyorum bile birçok seveni var fakat ben kendisine karşında nötr kalmayı seçiyorum.
Yazar hakkında da yorum yapıp sonlandıracağım bu incelemeyi.
Aynı evrende geçmesine rağmen Kargalar Meclisi'nin bu seriden kat kat daha iyi yazdığını düşünüyorum.Grisha serisinde evren hakkında daha çok bilgi sahibi olabilirdik fakat yazar karakterlere çok odaklanmış. Ayrıca ana karakterlerden başka fazla kişiyi tanımıyoruz.bu durum kitaptan aşırı derecede sıkılmama sebep oldu.
3. kitabını yakın zamanda okuyacağımı sanmıyorum.
Bir grup gencin kendini bulması olarak tanımlayabilirim bu eseri.Anne babalarının öğretmenlerinin istediği geleceği ulaşmak için çabalayan bir grup genç.Hayatları boyunca kendi isteklerinin arzularının farkına varmayan,kendilerinden doktor,mühendis gibi klişeleşmiş meslekler yapmaları beklenen bu gençlerin hayatlarına yeni bir öğretmen girer. John Keating. Artık edebiyat dersleri hiç de sıkıcı ve tekdüze geçmeyecektir.
Knox,Neil,Todd,Charlie,Cameron,Pitts ve Meeks.
Welton Akademisi'nin başarılı öğrencilerinden sadece birkaçı. Ölü ozanlar derneği'nin değerli üyeleri. Hepsinin ayrı bir hayat hikayesi de olsa da beni en çok kendine çeken Todd Anderson oldu.Neil ile arkadaşlığı o kadar samimi ve doğaldı ki...
Fakat üzüldüğüm bir nokta var ki o da Todd'un hayatının üzerinde çok fazla durulmamış olması. Oysaki birkaç yerde anne babasının ona nasıl davrandığından, abisinin başarısından ve bu başarının onun üzerine nasıl bir baskı kurduğundan bahsediliyor fakat çok derinlere inilmiyor. Bu yüzden ilk sayfalarda ana karakterin Todd olduğunu düşünmüştüm.Utangaç çok fazla konuşmayan bir insanın bir öğretmenle nasıl kendini aştığından bahsedeceğini zannetmiştim kitabın fakat Todd'un karakter gelişimi çok iyi değildi. Onun dışında diğer sevdiğim karakter de Charlie oldu. Bana göre içlerinden en cesuru oydu. Aynı zamanda çapkın ve şakacıydı.Onun sahnelerini okurken kendimi gülmekten alıkoyamadım.
John Keating'e gelirsek kendisini deyimi ile her okulda olması gereken bir öğretmen.Derslerin bir kitaptan daha fazlası olduğunu gösteren, aynı zamanda öğrencileri ile iletişimi çok iyi olan bir öğretmen.Her öğrenciye az da olsa bir katkı sağladığını düşünüyorum.
Herkesin okuması ayriyetten okuduktan sonra mutlaka filmini izlemesi gerek.
Bir çocuğun bile kolaylıkla okuyabileceği bir anlatıma sahip fakat bir yetişkinin bile zorlukla kaldırabileceği bir olay örgüsü barındıran çarpıcı bir kitap. Olayları bir çocuğun saflığıyla,gerçekleri tamamıyla bilmeyen ve asla anlam veremeyen bir açı ile okumak 10 kat daha etkiliyor okuyanı. Öyle ki kitabın son kısımlarında sayfaları güçlük ve korkuyla çevirdim.Hızlıca okuyabileceğiniz,elinizde akan bir kitap olması sebebiyle olayların üzerine daha çok yoğunlaşabiliyorsunuz. Kitabın arka kapağında da yazdığı üzere olayla ilgili daha fazla ipucu vermek okuma zevkini bozacağı için yorumumu burada kesiyorum.
İyi okumalar...