Hem anlamak ya da bilmek açmazlardan kurtulmak demek değildir ki!
Sayfa 18 - T.İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Ya da asıl soru şu olmalı belki de... Kötü olmak bir seçim midir?
Kötülük neydi? Sınırları var mıydı? Nerede başlar, nerede bi-terdi mesela? Her insanın içinde gerçekten de bir cani, bir katil gizli miydi? Her insan bir gün mutlaka kötü olmayı seçer miydi? Bile isteye bir başkasının canını yakmak, ona zarar vermek her zaman bir mecburiyet mi yoksa insanın kendi seçimi midir? -Leyla Emirsoy
Sayfa 217·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Asıl olan şey...
Gök yarılırcasına yağan yağmurun altında kıyamet kopacak diyordum ya hani, o kıyamet burnumun dibine kadar girmişti de haberim yoktu aslında. Asıl kıyamet yüreğimin tam ortasında kopacaktı da usulca vaktinin gelmesini bekliyordu. -Leyla Emirsoy
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
Sonsöz Bu romanda benim ve ailemin hayatından izler var ama bir özyaşamöyküsü değil. Fırtınalar arasında sarsılan, savrulan bir ailenin, Leyla, Selim ve küçük Zeynep’in hikâyesi. Bu genç insanları ve yaşamak zorunda kaldıkları acı olayları ve daha sonra “68” olarak anılan bir kuşağın ortak hikâyelerini anlatmaya çalıştım. Çünkü bu aydın kuşak, devletin kahredici hışmına maruz kaldı. Genç insanların hayatları karartıldı, işleri ellerinden alındı. İspanya, Portekiz, Şili, Brezilya, Arjantin, Yunanistan gibi ülkeler dikta boyunduruğundan kurtulduktan sonra 68’lilere ihtiyaç duyuldu ve onlar entelektüel kapasiteleriyle ülkelerinin yönetimine geldiler. Bunu anlamak için Albaylar Cuntası sırasında hapiste ya da sürgünde olan Yunan aydınlarının kurduğu PASOK Partisi iktidarını, İspanya ve diğer ülkelerde cunta dönemlerinden sonra kurulan sosyal demokrat iktidarları hatırlamak yeter. Ne yazık ki Türkiye, sistemin iliklerine işlemiş aydın düşmanlığını asker ve sivil her dönemde sürdürdü; hem sürekli devlet zulmünü hem de Doğu-Batı çelişkisinin yarattığı önyargıları omuzlarında taşımak zorunda kalan bilgili, rafine yüz binlerce insan ülke yaşamından dışlandı. Bazı arkadaşlarımız çok ağır bedeller ödediler. Bu kitap, fırtınalar içinde yitip giden arkadaşlarımıza bir saygı duruşu olarak da algılanmalı.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Kalabalıklar bazı güzellikleri görmenize engel olurlar. Ya da bazı güzellikler yalnızca kalabalıklar çekildiği zaman ortaya çıkarlar.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Âşık oldun mu bir kere akıl beden evini terk edip gider. Mecnun'un hali bir çeşit görmezlik halidir. "Kimsin?" derler "Leyla'yım" der, "Nereye?" derler "Leyla'ya" der, "Nereden?" derler "Leyla'dan" der. İşte o vakit benlikten çıkıp gider insan. Leyla'ya bakar, Leyla'ya uyanır, Leyla'ya yürür...
Sayfa 115·Kitabı okudu
Reklam
Reklam