"Life happened"
Sonra zaman geçti, yavaş yavaş azaldı o hisler. Gündelik telaşlar sıradanlaştırdı bizi. Başımıza hayat geldi. Öyle diyorlar ya şimdi. Life happened.
Alıntı
“She would have been a good woman,” The Misfit said, “if it had been somebody there to shoot her every minute of her life.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"High Life" ve "Naja"yı hatırlıyorum. 27 Parc des Princes'de Louison Bobet'den imza aldığımı hatırlıyorum. 28 Uzun yıllar boyunca bildiğim en pis küfrün "tremper la soupe" olduğunu hatırlıyorum; gizlice okuduğum bir argo sözlüğünde rastlamıştım. Bugüne kadar kullanan kimseyi duymadım ve tam olarak ne anlama geldiğinden de artık emin değilim (ama "dibi- ni dövdürmeye" yakın olduğu kesin). 29 Quatre Fils Aymon'u hatırlıyorum, bir de Jean de Paris isimli öyküyü. 30 Royal-Passy sinemasındaki perşembe matinelerini hatırlıyorum. Les Trois desperados ve birkaç bölümden oluşan Les Cinq balles d'argent gösterimdeydi.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Hayata Dair
“My life was dark and without hope.”
Sayfa 67 - Penguin Readers·Kitabı okudu
English
İyi yaşamanın anlamı eglenmesini bilmek olarak tanımlanıyor sanat edebiyat ve felsefe gibi uğraşlar entel-dantel takımının hava atmak için kullandığı boş sözler olarak algılanıyor. Felsefe yapma şarkıları söyleniyor sığ bir hazcılığın “takma kafana anını yaşa” sloganı en popüler lıfe style olarak yüceltiliyor.
None of it seems all that strange anymore. Here, I am the strange one, with my blunt fingers, round ears, and mayfly life.