Penguin Readers Level 4

Jane Eyre

Charlotte Brontë
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2019 19:45
Herkese merhaba. Lütfen toplanın, çünkü hem ilginç bilgiler vereceğim sizlere yani bilgilendirici bir inceleme olacak, hem de oldukça eğlenceli... İşin bilgilendirici kısmından başlayalım. Bu yaz İngiltere Edebiyatı'na bir hayli aşina olmaya başladım, özellikle Victoria Dönemi diye geçen 19.yy kitaplarına. Bu dönemde en göze çarpan özellik, toplumda kadınlara oldukça kötü ve sıradan gözlerle bakılması. Dönemin düşünce anlayışına göre kadınlar sadece yemek yapar, çocuk yapar, iş yapar ama asla kitap falan yazamazlar. Kadınların arka plana dahil atılmadığı bir dönemde bir kadın olarak kitap yazmak kulağa imkansız gibi geliyor elbette. Neyse ki Virginia Wolf, Jane Austen, Mary Shelley gibi kadın yazarlar her şeye rağmen ellerine kalemi almışlar ve yüreklerindeki cesaret ateşiyle kağıtlara bir şeyler karalamışlar. Bronte Kardeşler de kısacık ömürlerine rağmen başyapıt olacak birer eser bırakmışlar İngiliz Edebiyatına. Emily Bronte'un Uğultulu Tepeleri ve Charlotte Bronte'un Jane Eyre'i. Bronte Kardeşler o dönemde bir şiir kitabı çıkarmışlar ancak kadın oldukları için ve dolayısıyla kimsenin okumayacağını düşündükleri için kitabın yazar kısmına erkek isimleri koymuşlar ve isimlerini baş harfleri aynı kalacak şekilde Currer, Ellis ve Acton olarak değiştirmişler. Bu enteresan durum beni gerçekten çok etkiledi, üstüne şiir kitaplarının da başarıyla yorumlandığını öğrendiğim zaman iki kat mutlu oldum. Bu dönemin kitaplarında sizin de dikkatini çekti mi bilmiyorum ama benim dikkatimi en çok çeken şey, muazzam mekan tasvirleri. Malikaneler, konaklar, bağlar bahçeler, ovalar, dağlar, ağaçlar o kadar güzel ve özenle anlatılıyor ki, kitabı okurken sanki Claude Monet tablosuna bakıyor gibi oluyoruz. Neden Monet dedim, çünkü özellikle doğa teması kitaplarda muhteşem işleniyor ve
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Hilekârların Arasında Tutunan Cesur Bir Çocuk
7/10
·208 syf.··
2025 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 00:00
Charlotte BrontëCharlotte Brontë ’nin klasikleşmiş eseri Jane EyreJane Eyre , sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda güçlü bir karakter gelişiminin, ahlaki sorgulamaların ve bireysel özgürlüğün romanı. Kitap boyunca, Jane’in çocukluk yıllarından yetişkinliğine uzanan zorlu yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Hilekârların, zorbalıkların, adaletsizliklerin arasında büyüyen bir çocuk olarak Jane, pes etmek yerine kendi ahlaki pusulasına sıkı sıkıya bağlı kalarak dimdik duruyor. Jane karakteri ağırbaşlı, saygılı ve dikkatli biri. Onu iyi bir sırdaş yapan, sağlam bir zihne sahip olması. Net çizgileriyle, değerlerinden ödün vermeyen bir kadın. Onun iç dünyası, yalnızca bir karakter olarak değil, edebi bir figür olarak da hafızamda yer edindi. Bundan sonra kitap dostlarımla konuşurken mutlaka anacağım, örnek göstereceğim karakterlerden biri oldu. Bay Rochester ise tam anlamıyla bilmece gibi bir karakter. Onun diyaloglarını anlamak için yüksek konsantrasyon gerekiyor. Gururlu, alaycı, kalitesiz tavırlara sabrı olmayan ve bir o kadar da karamsar biri. Onunla birlikte geçirdiğimiz her sayfa, karakterin derinliğini ve karmaşıklığını daha iyi anlamamı sağladı. Kitabın hikâyesi oldukça sürükleyici olsa da bazı bölümler gereğinden uzun tutulmuş. Daha kısa olsaydı, temposu çok daha güçlü olabilirdi. Ayrıca, kitabı Storytel üzerinden dinledim ve 21 saatlik bir uzunluğu vardı. Ancak 1000 kitapta Zeplin Yayınları’nda 208 sayfa olarak gösteriliyor. Burada bir hata olabilir; okurların bu durumu dikkate almasını öneririm. Diğer Yayınlardan yapılan alıntıları incelediğimde Zeplin yayınlarının içeriğin daha derin ve duygu yüklü olduğunu fark ettim. Kitabı okumak isteyenler için bu da göz önünde bulundurulması gereken bir detay olabilir. Sonuç olarak Jane Eyre, güçlü bir kadın karakterin, hayata karşı verdiği mücadelenin
Jane EyreCharlotte Brontë · Zeplin Kitap Yayınları · 201942,1bin okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 08:59
"Yalnız, anlatmak istediğimi anlatabilmek de pek güç." İnceleme yazmak istiyorum ancak tam olarak yukarıdaki satırlardaki gibi hissediyorum. Ah Jane EyreJane Eyre nasıl bir kitaptın sen! Dili lâl olmuş aşık gibiyim, nasıl anlatayım şimdi ben seni? Kitabı okurken fikrimi paylaşmayı incelemeye saklayamayıp alıntılarımın altında yorum olarak sık sık hayranlığımı dile getirdim. Yeri geldi kitaba ilan-ı aşk ettim :) Çünkü onca kitap okudum, onca klasik okudum hiçbir kitapta böyle bir duygu yoğunluğu, böyle bir hayranlık hissetmedim. Kitabı okurken kapağını okşayıp açtım mesela, kitaba sarılmak geldi bazen içimden. Satırlarının büyüleyici güzelliğiyle gözlerim doldu. Olaylardan dolayı değil, bir kitap nasıl bu kadar güzel olabilir, nasıl böyle güzel yazılabilir diye doldu gözlerim. Jane EyreJane Eyre, 19. yüzyıl İngiltere'sinde, kadına yönelik baskı ve tutuculuğun hakim olduğu Victoria döneminde geçiyor. Kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri kabul ediliyor bu kitap. Yazarı Charlotte BrontëCharlotte Brontë'nin yaşamından izler taşıyor #k:119621. Zor bir yaşam süren küçük bir kızın, güçlü bir kadına dönüşmesini şiirsel bir üslupla anlatıyor. Kitap oldukça akıcı, okurun merak duygusunu hep zinde tutacak kadar da sürükleyici. Biraz da kitaptaki olaylara değineyim: Jane Eyre, küçük yaşta öksüz kalan ve kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak dayısının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam süren küçük bir kız çocuğu. Sevgi, hoşgörü görmeyen Jane Eyre yatılı bir okula gönderiliyor, burada da başka zorluklarla yüzleşiyor. Okul bittikten sonra ise öğretmen oluyor. Mürebbiye olarak iş buluyor. Evin efendisi Rochester'a aşık oluyor. Sonrasında ise onu yine sıkıntı ve zorluklar bekliyor... Dikkatimi çeken bir konuya da değinmek istiyorum. Bir kitabı okumadan önce kimler okumuş
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Kimseye değil kendime aitim :)
10/10
·626 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitabı sadece okumadım… hissettim. Her sayfasında biraz daha kendime yaklaştım. Onu sevmemin sebebi yalnızca güzel bir hikâye anlatması değil. Sanki satır aralarında beni anlatıyordu. Bana, sustuğum duyguları, içimde sakladığım o kırılgan ama güçlü yanımı hatırlattı. Yoksul bir kızın hayatta kalma ve kendini bulma hikâyesi gibi başlıyor her şey. Ama aslında bundan çok daha fazlası… Jane Eyre; sevgiyle, özgürlükle ve saygınlıkla sınanan bir ruh. Sürekli seçim yapmak zorunda kalıyor… ve en sonunda, belki de en zor olanı seçiyor: kendini. Kimseye ait olmamayı… kendine ait olmayı. İşte tam da bu noktada kalbime dokundu. Çünkü bazen yalnız kalmak korkutucu değil, aksine insanın kendine sarılabildiği en gerçek yer. Bu kitap bana şunu fısıldadı: Aşk, sana kendini unutturmamalı. Sevgi, kendinden vazgeçmek demek olmamalı. Sanki yazar, her kadının içinde sessizce büyüyen o gücü görmüş ve kelimelere dökmüş. Okurken defalarca durup düşündüm, altını çizdim… çünkü aslında hepimizin içinde aynı cümleler yankılanıyor, sadece çoğu zaman dile gelmiyor. Bu kitap benim için sadece bir hikâye değil… bir his, bir yüzleşme, bir hatırlayıştı. Ve bu yüzden benim için kusursuzdu. 10/10. Eğer bir gün kendinize biraz daha yaklaşmak isterseniz, bu kitabı mutlaka okuyun. Sevgiyle kalın :)
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
En çok alıntı paylaştığım kitap!(+Spoiler)
Puan vermedi·626 syf.··
2023 68. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 18:26
Charlotte BrontëCharlotte Brontë, Bronte Kardeşlerin ablasıdır. Anglikan bir Hristiyan'dır. Proust ve Joyce un bilinçakışı tarzının atası olarak da kabul edilir. Jane EyreJane Eyre kitabında kızımız Jane gibi kendisi de erken yaşlarda mürebbiyelik yapmıştır. Emily BrontëEmily Brontë ve Anne BrontëAnne Brontë ye yani kız kardeşlerine de evde ders vermiştir. Zaten bakıldığı vakit, kız kardeşlerinin izlediği yol ve edebi tarzları ablalarına çok benzemektedir. Üç kız kardeş ne yazık ki çok erken yaşta hayata veda etmişlerdir. Hatta en üzücü kısmı da en son ölenlerinin ablaları Charlotte olmasıdır. Kız kardeş Emily 30, Anne ise sadece 29 sene yaşayabilmiştir. Charlotte de 38 yaşında ölmüştür. Hamileliği sırasında yaşadığı hamilelere özgü bir hastalıktan dolayı o da hayata erken veda etmiştir. 3 kız kardeşin hayatlarının beni en çok üzen kısmı, bu kadar kalite bir edebi dile sahip iken, çok az kitaplar yazabilmeleri oldu. Bilinenin aksine 3 kız kardeş değildir. 5 kız, 1 oğlan olmak üzere 6 kardeştirler. Ama Charlotte ve onun büyüttüğü kardeşleri sadece edebi dünyaya girebilmişlerdir. Jane Eyre'deki Lowood Okulu kendi hayatında okuduğu okulla büyük ölçüde benzerlikler göstermektedir. Örneğin, tüberküloz muhabbeti gerçek hayatında da yaşanan bir hadisedir. Robert SoutheyRobert Southey isimli dönemin ünlü şairine hayranlığı olan Charlotte, ona bir mektup yazdı. Mektuba kısa sürede cevap veren Southey, şu satırları yazmıştır : "Edebiyat bir kadının hayatının işi olamaz ve olmamalıdır. Kadın uygun görevleriyle ne kadar çok meşgul olursa, bir başarı ve eğlence olarak bile ona ayıracak boş zamanı o kadar az olacaktır.'' Charlotte bu tavsiyeyi pek tabi dinlememiştir ve İngiliz Edebiyatının en ünlü kalemlerinden biri olmuştur. İsyankar ve yürekli kafalar, yüksek tepelere isimlerini yazdırır çünkü. Şimdi bir diğer Jane EyreJane Eyre sahnesine daha gidelim; Charlotte'a
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
İyiliğin Galip Geldiği Hikaye
Puan vermedi·664 syf.·
2024 45. kitabı
Jane Eyre... Hayatın acı ve zorluklarıyla küçük yaşta tanışmış, anne ve babasını kaybettikten sonra yengesi ve kuzenleriyle birlikte yaşamak zorunda olan küçük Jane, hizmetçilerin insafına bırakılarak büyür. Haksızlıklara tahammül edemeyişi, sabırsızlığı ve çabuk öfkeye kapılması sonucu gönderildiği Lowood Kurumu'nda zorlu 8 yıllık eğitim sürecinin ardından, 2 yıl da öğretmen olarak kalır. Bu süreçte duygularını kontrol etmek, olaylar karşısında soğukkanlı kalmayı öğrenmek gibi birçok gelişme gösteren Jane Eyre, Edward Rochester'ın malikânesinde mürebbiyelik yapmak üzere okuldan ayrılır. Hayatında önemli bir adım atmış olan Jane, azim, sebat ve cesarette bizlere örnek olurken; aşk, hüzün ve ıstırapla gözlerimizi yaşartıyor. Hayatının her döneminde kendini geliştirmek, sınırlarını zorlamak ve başkalarına yardım etmek konusunda verdiği çabayla insanı düşündürüyor ve ben ne yapıyorum diye sorgulatıyor. Kitap o kadar akıcı ki, anlatılanları hem derinden hissediyor ve kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz hem ilerde ne olacak diye merak ediyorsunuz hem de hiç bitmese diye okumaya kıyamıyorsunuz. Yazar iyilik, merhamet ve azim üzerinde yoğunlaşsa da, hiçbir karşılaşma tesadüf değildir ve hayatın akışına kendinizi bırakın mesajlarını da inceden veriyor. Bazı bölümlerde Çalıkuşu'nu anımsatan bu kitabı okumak benim için oldukça keyifliydi. Tüm kitapseverlerin keyif alacağını düşünüyorum. Kitapla, esen kalın
1000k
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,1bin okunma
7/10
·626 syf.··
2025 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 00:20
Kitap, Victoria döneminde kadın yazarlara pek değer verilmediği için ilk başta erkek bir isimle yayınlanmıştır. J. K. Rowling bile 20. Yüzyılın son çeyreğinde kitaplarını ilk basarken romanlarımı gören okurların yazarın kadın olduğunu hemen anlarsa kitaplarım hakettiği okuyucu kitlesine ulaşamaz düşüncesinden isminin baş harflerini sadece kitabına kazıttıysa bu problemin yüzyıllar boyu devam ettiğini rahatlıkla anlayabiliriz ama bu ön yargıdaki okurlar Jane Eyre’yi okuyunca bu tutumlarından tamamen kurtulacaklarından eminim. Böyle başarıyla ete kemiğe bürünmüş bir kadın karakter olan Jane Eyre’yi herhalde bir kadın yazardan başkası yazamazdı. Hele ki Jane Eyre, yazarın hayatından esintiler sunduğu için bu karakterdeki gerçekçilik biraz daha artıyorsa… Kitabı üç bölüme ayırmak mümkün. Jane'in çocukluğu, Mr.Rochester'ın malikesinde mürebbiyelik yaptığı kısım ve oradan ayrılmasıyla başlayan bölüm olarak. Bu bölümlerin her birinde ayrı bir tat vardı. Jane Eyre, yetim kaldıktan sonra ölen dayısının isteği üzerine yengesi tarafından gönülsüzce bakılan ve çok geçmeden yatılı bir okula gönderilen, buradaki eğitimini tamamlayınca da Mr. Rochester’in evinde mürebbiyelik yapmaya başlayan Jane’in hikayesini konu alıyor. Jane kabuğunu kırmaya karar verdikten sonra Mr. Rochester’in evinde mürebbiyelik yapmaya karar verir. Emsallerinin aksine sade ve gösterişsiz olan bu genç kadın, sahip olduğu farklı cevherlerle ev sahibini kendisine aşık eder. Jane Eyre, aşk, merhamet gibi duyguları işleyen, içinizi ısıtacak sıcacık bir roman. Dini baskıları, erkek egemen toplumu, sosyal sınıf farklılıklarını ele alan Jane Eyre, çok okunan klasiklerden birisi olmuş. Emily BrontëEmily Brontë
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 201842,1bin okunma
Kuşlar Bu Kızın Kulağında Küpedir.
Puan vermedi·626 syf.·
2026 111. kitabı
Kuş değilim ben. Kafesim de yok. Bağımsız, irade sahibi, özgür bir insanım, şu anda da irademi sizden ayrılmak üzere kullanıyorum.” (s.356) Jane EyreJane Eyre bu sözle yalnızca karşısındaki insana değil, hayat boyunca onu sınırlamaya çalışan herkese cevap veriyor gibi duruyor. Hikayesi sevgiye aç büyüyen ama buna rağmen kendi özünü kimseye teslim etmeyen bir kadının öyküsü olarak derinleşiyor. Romanı okurken sık sık Nilgün MarmaraNilgün Marmara ’nın dizeleri dokundu. Sanki Charlotte BrontëCharlotte Brontë Marmara’nın mısralarına dokunan hayat çizgisinde yaşayan bir karakter oluşturmuş gibi hissettirdi. Bu yüzden kitabın bende uyandırdığı duyguları dile getirirken, Nilgün Marmara’nın şiirinden Jane Eyre’ın dünyasına uzanan bir yankıya yer veriyorum. “Kuşlar bu kızın kulağında küpedir” dizesiyle sanki Jane’nin bütün varlığına değiyor, çünkü Jane’nin ruhundaki kuş, sadece zarif bir imge değil, aynı zamanda özgürlüğün, iç direncin ve kafese sığmayan ruhun simgesi gibi duruyor. Bir yanıyla da Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna… dizesiyle bu romanın duygusuna usulca karışıyor. Çünkü Jane’in güzelliği dış görünüşüyle birlikte yaşadıklarına rağmen içindeki iradeyi koruyabilmesinde beliriyor. Bazı hayatlar sevgisizlikle başlasa da insanın içindeki güç yine de sönmüyor. Jane’in çocukluktan başlayarak taşıdığı kırgınlıklar, suskunluklar, özlemler ve yaşama direnci, Bronte’nin kalemiyle okuyanın kalbine usul usul yerleşiyor... Charlotte Brontë eserini 1847 yılında yayımlıyor, Jane Eyre yazarın yaşadığı yalnızlıklar, kayıplar ve güçlü durma hali, eserin ruhuna da açıkça yansıyor. Edebi olarak Jane Eyre, gotik atmosferle duygusal derinliği birleştiren, aynı zamanda insanın iç dünyasını öne çıkaran güçlü bir roman olarak öne çıkıyor. Eserin konusu, Jane Eyre’ın çocukluktan başlayarak hayat içinde kendi yerini
Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Jane Eyre Kitap Hakkında
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2024 12:58
Merhaba, sevgili kitap dostları, Bugün sizlere kalbimde kocaman bir yer açan, adeta dostum olan Jane EyreJane Eyre'den bahsetmek istiyorum. Charlotte BrontëCharlotte Brontë 'nin, sade ama o kadar güçlü bir dille yarattığı bu dünya, beni alıp bambaşka bir zamana, bir duygu okyanusuna sürükledi. Daha ilk sayfadan, o küçük ve yürekli kızın hayatına dahil oldum, adeta ben de onunla birlikte büyüdüm, acı çektim ve sevdim. Bu kitabın sayfalarında Jane ile birlikte yürürken, bana hayatı anlatan, özgürlüğü hissettiren ve kendime olan inancımı pekiştiren satırlar arasında kayboldum. Jane Eyre, dışarıdan belki yalnızca bir aşk hikayesi gibi görünebilir. Ama bu kitap, sevgi ve özgürlüğün ötesinde, kendini bulma, ayakta kalma ve dimdik durma mücadelesi. Jane'in küçük yaşlardan itibaren yaşadığı zorluklara karşı verdiği mücadele, her zaman doğruluğu seçmesi ve asla kendinden ödün vermemesi beni o kadar etkiledi ki… Sanki onunla bir dost olmuş, hayatın o sert köşelerinde beraber yürümüş gibiyim. Jane öyle bir karakter ki, okudukça ona hayran kalıyor, gücünden ve kalbinin büyüklüğünden etkileniyorsunuz. Bay Rochester ile olan ilişkileri de bambaşka bir boyut… Onların arasında öyle bir çekim var ki, sayfalardan adeta taşarak ruhunuza işliyor. Ama bu aşkın güzelliği sadece romantizminde değil, iki yaralı ruhun birbirini bulmasında ve birbirlerine kendilerini en saf halleriyle açmalarında yatıyor. Son olarak, eğer Jane EyreJane Eyre’yi henüz okumadıysanız, size içten bir tavsiye: Bu kitap, bir dostun yanında hissettirecek, kalbinize dokunacak ve hayata dair farklı pencereler açacak. Klasik bir hikaye olmasının çok ötesinde, Jane’in kendini bulma yolculuğu sizde de izler bırakacak. Bu değerli eseri okuduğunuzda, ruhunuza dokunan o sıcaklığı hissedeceğinize eminim. Sevgilerimle...
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
10/10
·626 syf.·
2025 7. kitabı
Hüzünlenmek de hislenmekdir ama hislenmek sadece üzüntü duymak değildir. Jane Eyre'i okurken beni farklı hallerimle hislendirmesinden hoşlandım. Hikayeye gelecek olursak; öksüz kalan Jane üstüne dayısının ölümüyle yengesinin yanında büsbütün sahipsiz olmasa bile tam anlamıyla sevgisiz kalmıştır. Yatılı okul genç yaşlarının bir nebze kurtuluşu olmuş, reşit olduğunda mürebbiye olarak dış dünyayla ilk temasını kurmuştur. Gittiği evin sahibi bay Rochester evden çok ondaki boşluğu dolduracaktır. Jane de Rochester için tanrının lütfudur. Ama Jane, kazandığı kalbin üzerine hesap yapan Rochester'a kendini kolayca bırakacak mıdır, yoksa tesadüflere çıkan başka bir yolda kalbinin işaret edeceği yolu mu bulacaktır, bunu okuyarak göreceksiniz. Bunun dışında sadece kitabın finali çok çok özel diyebilirim... Romanda özellikle Jane'ın zor seçimleri okuyucuların kalbini kazanıyor, Charlotte Bronte kalemiyle Jane'in iç sesini okuyucunun iç sesine düğümlüyor. Alt metinlerde dönemin İngiltere'sinin eğitimde ve toplumsal cinsiyette katı anlayışını, dindar halk modellemesini, az birazcık da milliyetçilik havasını bulabilirsiniz. Ayrıca Charlotte Bronte Jane'i o kadar gösterişsiz, sıradan bir güzellikte betimliyor ki sırf bir sinema filmi uyarlaması uğruna, şahsen aklımdaki tazahürü silmek istemem. Yazarımızın kendisinin otuzdokuz, kardeşinin otuz yaşında hayatını kaybettiğini aklıma getirince, başkarakterimiz Jane'in onsekiz yaşında olmasına kalbim kırılarak itiraz edemiyorum. Kurguladığı karakter yüzyılı aşkındır özellikle kadın okuyucuların özsaygı modeli olarak kitaplığında yerini alıyor. Charlotte Bronte genç yaşta ölse de Jane Eyre onun göbek adı gibi dilden dile yaşıyor!
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma

Yazar Hakkında

Charlotte BrontëYazar · 25 kitap
Charlotte Brontë, 1816 doğumlu İngiliz yazar. İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan 3 kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en büyüğü. En ünlü eseri 'Jane Eyre', bir asırdan fazla geçmişiyle halen büyük ilgi görüyor. Ayrıca ailenin kısa ve acıklı hayat hikâyesi de birçok esere konu oluyor. Charlotte Brontë, 21 Nisan 1816’da Yorkshire, İngiltere’de doğdu. Annesi Maria Branwell idi. Babası Partick Brontë, İrlandalı bir rahipti. Charlotte Brontë, çiftin 6 çocuğundan 3. olanıydı. Nisan 1820'de aile Haworth'a taşındı. Anneleri Maria, 15 Eylül 1821’de kanserden ölünce, 5 kız ve bir erkek çocuğuna bakma görevi teyzeleri Elizabeth Branwell’e düştü. 1824 yılında 3 kız kardeşiyle birlikte 'Clergy Daughters' adlı okula başlayan Brontë, buradaki sağlıksız koşullar dolayısıyla okuldan hiç hoşlanmadı. Yazarın sağlığı bozuldu, hatta kardeşleri 1814 doğumlu Maria'yı ve 1815 doğumlu Elizabeth'i de okuldaki koşullar yüzünden 1825'te tüberküloza kurban verdi. Bir yıl sonra okuldan ayrıldı. Gençlik yıllarında, sağ kalan 4 kardeş; Charlotte, Branwell, Emily ve Anne, babalarının kütüphanesinde bolca vakit geçirmeye başladılar. Kurgusal krallıklar kuruyorlar ve bu krallıklarla ilgili hikâyeler ve şiirler yazıyorlardı. Edebiyata karşı ilgileri de bu yıllarda başlamış, hayal güçleri kardeşlerin tümüne ileride geliştirecekleri araçlar sunmuştu. Brontë, eğitimine Mirfield’daki Roe Head adlı okulda devam etti. 1831 ve 1832 yıllarında burada okudu ve bu okul, en iyi arkadaşları Ellen Nussey ve Mary Taylor ile tanıştığı yer oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra bu okula öğretmen olarak döndü ve 1835-1838 yılları arasında burada öğretmenlik yaptı. 1839’da Yorkshire'daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı. 1842’de kardeşi Emily'yle Brüksel'e, Constantin Heger ve karısı tarafından işletilen okulda Almanca ve işletme dersleri almaya ve çalışmaya gitti. Önceleri öğrenci olarak katıldıkları okulda daha sonra bir miktar para ve kalacak yer karşılığında Brontë İngilizce, Emily de müzik öğretmenliği yapmaya başladı. Ancak Brüksel'de yeni kurdukları bu hayat, teyzelerinin ölümüyle yarıda kesildi. 1842'de bu yüzden İngiltere'ye döndüler ancak Brontë, 1843'te tekrar Brüksel'e gitmeye karar verdi. Brüksel'deki serüveninin 2. yarısı yazar için pek de iyi geçmedi. Yalnız kalmıştı, evine ve kardeşlerine karşı büyük bir özlem duyuyordu ve okulun sahibi Constantin Heger'e aşık olmuştu. Burada geçirdiği günleri, kitapları 'The Professor' ve 'Villette'ye ilham kaynağı oldu. Yazar, Ocak 1844'te İngiltere'ye geri döndü. 1846'da 3 kız kardeş Charlotte, Emily ve Anne, 'Currer Bell', 'Elise Bell' ve 'Acton Bell' isimlerini kullanarak ortaklaşa 'Poems by Currer, Elise and Acton Bell' isimli bir şiir kitabı çıkarttı. Kitap sadece 2 adet satarak büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da kardeşler yılmadı ve ilk romanlarını yazmak için kolları sıvadı. Charlotte Brontë, ilk iki romanında 'Currer Bell' ismini kullanmaya devam etti. Ailenin tek oğlu olan Branwell, 1848'de bronşit yüzünden öldü. Aynı yıl Emily Brontë ve 1849'da Anne Brontë tüberkülozdan hayatını kaybetti. Charlotte Brontë, babasıyla kalmıştı. “Jane Eyre”in gördüğü büyük ilgi üzerine bir yayıncı, yazarı sık sık Londra’ya davet ediyordu. Bu ziyaretler sırasında Brontë geniş bir sosyal çevre edinmiş, Harriet Martineau, Elizabeth Gaskell gibi isimlerle tanışmıştı. Ancak sürekli olarak yaşlı babasının yanında olmak istediğinden Londra seyahatlerini birkaç haftadan daha uzun tutmadı. Haziran 1854'te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nicholls'la evlendi. Hamileliğinin dokuzuncu ayında, 31 Mart 1855'te öldü. Ölüm nedeni tam olarak bilinmese de tüberküloz, tifüs ya da hamileliğin ilk safhalarındaki bir rahatsızlıktan dolayı öldüğü sanılıyor. Brontë'nin eserleri halen büyük ilgi görüyor ve İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasında sayılıyor. Aynı zamanda 'On the Death of Anne' ve 'Brontë' isimli iki şiir kitabı bulunuyor.