​"Herhangi bir şekilde bir e-posta gönderdiğimizde, bir başarı hissi duyarız ve beynimiz, bir şey başardığımızı söyleyen bir miktar ödül hormonu salgılar. Twitter akışını veya Facebook güncellemelerini her kontrol ettiğimizde, yeni bir şeyle karşılaşırız ve sosyal olarak daha bağlı hissederiz (bir tür garip, kişisel olmayan siber bir şekilde) ve bir miktar daha ödül hormonu salgılarız. Ancak unutmayın, bu zevk duygusunu uyandıran, limbik sistemi yönlendiren beynin aptal, yenilik arayan kısmıdır ve prefrontal kortekste bulunan planlama, programlama ve üst düzey düşünce merkezleri değildir. Şüphesiz ki e-posta, Facebook ve Twitter'ı kontrol etmek nöral bir bağımlılık oluşturur"
2000 yılında Damasio ve arkadaşları, dünyanın en önde gelen bilimsel yayınlarından biri olan Science'da bir makale yayınladı, buna göre, olumsuz duygular, kaslardan, mideden ve tenden gelen sinyalleri alan, temel bedensel işlevleri düzenlemede önemli bir role sahip beyin alanlarında belirgin değişimlere neden olmaktadır. Bu ekibin elde ettiği, beyin görüntüleri, geçmişteki duygusal bir olayı anımsamanın, olayın gerçekleştiği sırada iç organlarımızda hissettiğimiz duyguları tekrar yaşattığını göstermiştir. Her duygu, diğerlerinden ayrılan belirgin bir özellik göstermektedir. Örneğin; beyin sapının belirli bir kısmı "üzüntü ve öfkede aktifken, mutluluk ya da korku sırasında aktif değildi. Tüm bu beyin yapıları limbik sistemin de altındadır, geleneksel olarak duygular burada belirlenir ancak her defasında güçlü duyguları bedenle ilişkilendiririz: "Midemi bulandırıyorsun.", "Tüylerim ürperdi.", "Nutkum tutuldu.", "Kalbim kırıldı.", "Tüylerimi diken diken ediyor."
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Amigdal Hakkında Bilgi Bunlardan birincisi, beyinde olumsuz hafızaların merkezi olarak bilinen amigdal isimli çekirdeğin reaksiyonlarına dair bilgimiz. Amigdal, limbik sistem adı verilen ve beynin yan lobunun içinde bulunan hafıza ve duygulanımla özelleşmiş yapıların oluşturduğu bir sistemin içinde yer alan bir çekirdekçik. Bu sistem içinde, beyne yeni bilgilerin giriş yeri olarak bilinen hipokampusla amigdal çok yakın bir ilişki içinde. Öyle ki, genel bilgi girişi içinden olumsuz deneyimlerin hafızasını amigdal ayıklıyor. Bu bakımdan amigdal evrimsel savunma sistemimizin de kilit noktalarından biri. Fonksiyonel MR'la yapılan deneylerde insanların yalan söyleyip söylemediğini beyinsel olarak bize amigdal söyler. Özellikle insanların ırkçı tepkilerinin "sosyal" olarak gizlendiği durumlarda amigdal tepki duyup duymadığımızı belli eder. Amerika'da beyazlar arasında yapılan ve siyah yüzlerin test olarak gösterildiği bir araştırmada, önceden siyahlara karşı tepki duymadığını belirten kimi deneklerin amigdallerinde ortaya çıkan kan akımı artışı bu kişilerin beyinsel olarak tepki içinde olduklarını göstermiştir.
Sayfa 111·Kitabı okuyor
Psikoloji
Elbette hayatınıza girmiş herkes ruh eşiniz değldir ya da yazdıklarımıza daha özgü bir şekilde ifade edersek ruhu keşfedilecek bir eş değildir.Ama limbik ve mantıksal uyumu büyük oranda sağladıysanız o ruh eşini beraber inşa edebilirsiniz.
Sayfa 104 - Ortapia Yayınları·Kitabı okudu
Terapide yeni duygusal deneyimler varsa sağ beyin tarafından yeni öğrenmeler gerçekleştiriliyor demektir. Sağ beyin "burada bir insan var elverişli, daha önce bu insan burada yoktu." der. Sağ beyin limbik. sisteminde böylece değişiklikler meydana gelmeye başlar.
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Psikoloji
Beyin içten dışa doğru evrim geçirmiştir ve aynı sırayla gelişir. Beyin kökünün bulunduğu en alttaki, en ilkel alan gelişiminin büyük bir kısmını rahimde ve erken bebeklik döneminde tamamlar. Orta beyin ve limbik sistemler onu izler ve bunlar hayatın ilk üç senesinde ayrıntılarını büyük bir coşkuyla tamamlarlar. Ergenlerin ebeveynleri olan kişiler planlamayı, kişisel kontrolü ve soyut düşünceyi üzenleyen korteksin frontal loblarının ergenliğin sonlarına kadar gelişimlerini tamamlamadıklarını ve yirmili yaşların başlarına kadar kayda değer bir yeniden yapılanmadan geçtiği duyunca şaşırmamalıdır.
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Psikoloji