"Beni duyuyor musun? Bu mektubu sana sesimi duyman için yazdım. Duyman ve kendini dinlemen için. Suyun yavaş yavaş ısındığını hissediyorsun. Tıpkı kazandaki kurbağanın suyu gibi. Biliyorum sen de yorgunsun. Hiçbir uykunun, pazarın, tatilin gideremeyeceği bir yorgunluk bu. Şehirden, ülkeden, avmlerden, televizyonlardan, işinden, arkadaşlarından, olan olmayan ilişkilerden, kendi hâletiruhiyenden yoruldun. Ama hiçbir şey yapacak hâlinde yok, biliyorum.. Kurbağayı kaynayan suya atarsan dışarı zıplar. Fakat soğuk suya konulup yavaşça ısıtıldığında bir türlü zıplamaz. Su kaynar, kurbağa kazanda ölür. Su yavaş yavaş ısındı, kaynamak üzere.
Bunlar son şanslarımız olabilir.. Eğer hâlâ geç kalmadıysak tabii.. Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir..Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti.. Yeni bir şeye başlamanın ve başlangıcın sihrine inanıyorum. Seninle yeniden karşılaştığımızda yeni hikayelerimiz olsun umuduyla, hoşça kalın!"
Ve ben sağlığınıza içiyorum.
Eylül’e.
Eylül de çekip gidenlere.
Ölmek için harika bir mevsim,
Ya da kaçıp gitmek için. İçiyorum imkanlar dahilinde olan imkansızlığa.
Ve çocuk öldüren oruspu çocuklarına,
Bitmiş kan davalarına,
Ve size.
Ama en çok Eylül’e.
Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum.
Sevişmeyi yasaklayan Katolikler
İşgal ettikleri topraklarda çocukları vuran Yahudiler.
Ortodoksları doğramış Katolikler.
Masumların kafalarını kesen cihatçı İslamcılar
Ordusunun kanlı pençelerini dünyaya atmış kapitalist ve dini bütün Protestan Amerikan askerleri
Cennette neden bu kadar pınar var sanıyorsunuz
Din uğruna birbirini kesen yobazlar ellerini yıkasınlar diye
O halde neden cennete gitmek isteyim ki
Yüreğimin en güçlü sesiyle haykırıyorum işte:
TANRI'NIN KANLI CENNETİNE ÇIKAN BİR DİNDAR OLMAKTANSA
ŞEYTAN'IN AYDINLIK CEHENNEMİNDE DÜŞEN MELEK OLMAYI SEÇERİM
VE ORADA BİLGELİKLE YANMAYI DİLERİM!