sana merdivenlerde her rastladığımda ve bu raslantıdan kaçışım olmadığında, sırf o korktuğum yakıcı bakışlarından yükselen ateşin beni kavurmaması için, tıpkı suya atlarmış gibi başımı öne eğer ve yanından koşarak uzaklaşırdım.
ah ne budalaca şeyler yaptım! elinle dokunduğun kapı tokmağını öptüm, içeri girerken yere attığın sigara izmaritini çaldım ve sırf dudaklarınla dokunduğun için bu izmariti kutsadım. akşamları yüzlerce kez bir bahaneyle sokağın sonuna kadar koşar, hangi odanın ışığını açtığına bakar ve böylece seni, senin o görünmeyen varlığını daha büyük bir farkındalıkla hissedebilirdim.