Matt Haig'in kitaplarını okurken çok keyif aldığım gibi bu kitabını okurken de ayrı bir keyif aldım. Kısaca söylemek gerekirse kitap bir vampir ailesinin başından geçen olayları konu alıyor. Okumaya devam ettikçe Will Radley'e sinir oluyorsunuz ve sonra bir bakıyorsunuz ki ters köşe yemişsiniz. Sonlara doğru Rowan'ın ilk âşkının öleceğini sanarken ufak bir ters köşe daha bizi karşılıyor falan derken kitap bitiyor. Konu işleyişi, anlatımı, karakterleri, sıkmayan betimlemeleri kitabı muhteşem bir fantastik eser haline getirmiş. Fantastik türünü seven herkesin okumasını tavsiye ediyorum.^^
"Kan verirsek, o da vampir olacak. Bunu anlıyor musun? Büyük ihtimalle onu dönüştürmek için kanını kullandığımız kişiye karşı güçlü hisler besleyecek." Eve'in gözleri hâlâ Rowanda. Neler olduğunu o da yeterince anlıyor. Rowan'ın dünyadaki her şeyden çok onu kurtarmayı istediğini anlıyor. Rowan'ın anladığı şeyi, Rowan'ın kendini ancak Eve'i kurtardığı takdirde kurtarabileceğini o da anlıyor. Ayrıca Rowan'ın onu sevdiğini de anlıyor ve aciz bir durumda, Rowan'la göz temasını sürdürürken, kaderin onun yönlendirmesine muhtaç bir şey olduğunu da anlıyor.