Betül Baş

“Beden öyle kolay incinebilir ki, öyle kolay elden çıkarılır ki, su ve kimyasallardan oluşmuştur hepi topu, bir denizanasından da pek farkı yoktur, kumda kuruyan.”
Sayfa 135 - Doğan Kitap
“Hiçbir şey bir anda değişmez: Derece derece ısınan bir küvette farkına varmadan haşlanarak ölürsünüz.”
Sayfa 81 - Doğan Kitap
“Seninle ilgili her şeyi, senin bilmediklerini bile bilen biri. Yalnızca sana bakarak, tek bir bakışta en derin sırlarını görebilen biri. Ağzından çıkacak şeyi -ya da çıkmasını istemediklerini- senden önce söyleyebilen biri. Bu durum,” diyor Agnes’ın kocası, “hem büyük bir haz hem de bir lanet.”
Sayfa 255 - Domingo Yayınevi
“Ölüme “göçüp gitmek” diyen ya da “huzur içinde” ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.”
Sayfa 201 - Domingo Yayınevi
“Birinin acısını ve ıstırabını, diye düşünüyor Agnes tabakları kaldırırken, gözden kaçırmak öyle kolay ki; bilhassa o kişi sesini çıkarmıyor, mantarı sımsıkı takılmış bir şişe gibi her şeyi kendi içinde tutuyor, basınç gitgide artıyorsa. Fakat nereye kadar?”
Sayfa 152 - Domingo Yayınevi