Şey olsun, bir salı... O salıda sen olsun, ayrılmasız. istanbul olsun, karagümrük olsun, avustralya, paris, kısacık saçların, madagaskar, lizbon, yan yanalığımızda gözlerinin gülüşü, uludağ, asmalımescit’te bir lokanta, bir kızımız, bir oğlumuz olsun. Düş insanı mıyım? Yoo. Yatağıma pire tozu ekerim, ıhlamur kaynatırım cezvede, ispirtoyla boynumu kulağımı silerim, demli ekmek, ısıtmalı üzüm; kırmızı balıkçıyım; çocuklar ardımdan öyle sesleniyor; üsküdarlıyım, babam boyabatlı, seni seviyorum, iddiasına var mısın?
Sayfa 126
Dünya Bankası, +4 °C'lik bir artışın toplumlarımız ve Yeryüzü’ndeki yaşam üzerindeki sonuçlarına ilişkin Potsdam Üniversitesi'nden bir iklimbilimci ekibe hazırlattığı raporu Kasım 2012'de yayınladı. Ortalama +4 °C, karada +10 °C'ye varan sıcaklık artışları anlamına gelir (örneğin Fransa'nın güneyinde ortalama +8 °C daha sıcak bir yaz hayal edin!). Deniz seviyeleri 2100 yılına gelindiğinde yaklaşık bir metre yükselecek (yeni IPCC raporu bunu doğruluyor) Mozambik, Madagaskar, Meksika, Venezuela, Hindistan, Bangladeş, Endonezya, Filipinler ile Vietnam'daki büyük şehirleri tehdit edecek ve (Bangladeş, Mısır, Vietnam ve Batı Afrika'daki) ana deltaları tarım için elverişsiz hale getirecek. Raporda anlatılanlar vahim, sonuçlarıysa bilhassa felaket ve tüm bunlar, medeniyetimizi şu anki haliyle sürdürme olasılığımızı açıkça tehdit ediyor.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Reklam
Madagaskar'a ayak basan Beyaz mutlak bir yara açmıştır. Avrupalıların Madagaskar'a akını yalnızca psikolojik sonuçlar doğurmamıştır çünkü herkesin söylediği gibi bilinçle toplumsal bağlam arasında içsel ilişkiler vardır.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Sosyoloji
İsterim benim de acayip isimleri Hiç duyulmamış zenci arkadaşlarım olsun. Onlarla Madagaskar limanlarından Çin'e kadar yolculuk yapmak isterim. İsterim içlerinden bir tanesi Vapurun güvertesinde, yıldızlara karşı "Hoy Lu-Lu" şarkısını söylesin her gece. Ve bir gün ansızın bir tanesine Rast gelmek isterim Paris'te..
Alıntı
" Yıkık duvarlarla çevrilmiş çökük mezarlıklar; çınar altı kahvelerinde uykuya dalmış afyonkeşler; mezbeli sokakların uyuz köpek sürüleri; bekçilerin, 'Yangın Var! ' naraları... İşte, dostumuz Pierre Loti'nin müdafaa ettiği, 'Dokunmayın!' dediği Türk dünyası, bu çapaçul, bu zavallı şeyden ibaretti. Pierre Loti, Madagaskar zencilerinden, Seylan maymunlarından ve Havai adalarındaki kelebeklerden de bu sevgi ve alaka ile bahsetmiştir. Çünkü, onun bezgin ve endişeli ruhu, kendini avutmak için yeryüzünde arkaik ve pitoresk manzaralar keşfine çıkmış bulunuyordu. "
Sayfa 95 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Ya Banque de Madagaskar'a? Ya Polis kırbacına? Ya vergilere? Ya Madagaskarlı'ya verilen bir avuç pirince ve nhaqué'e? Ya şehitlere? Ya katledilen masum insanlara? Ya kasalarınızda biriken kana bulanmış paralara, baylar? Buharlaştılar! Yok oldular, birbirlerine karıştılar, sönük muhakemelerin krallığında tanınmaz hale geldiler.
Sayfa 99
Reklam
Reklam