Puan vermedi·424 syf.··
2018 74. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten ilk kitabı Epsilon Yayınevi n den bir #noraroberts kitabı olan #karacadı oldu. Çok okuyamıyorum, yavaşladım, kafa dinleyeyim diyorsanız iyi gelenlerden biri Nora Roberts. Aşk, romantizm, gizem, dostluk, aile, eğlenceli diyaloglar ve heyecan mevcut Kara Cadı üçlemesinin ilk kitabında. İrlanda'da yaşanan çokta yabancı olmadığımız, nesilden nesile süregelen bir miras ana konumuz. Bu miras mal mülk değil tabiki, kan, güç ve sihir. Sorcha meşhur kara cadı ve onun güçlerinin peşinde olan kötü karakterimiz Cabhan. Onların, kurtarıcı ve koruyucu soylarından gelenler, aralarında yaşadıkları iyi ve kötü taraflar olarak savaşmaları kurguyu oluşturmuş. Hava şartları ve okuma fırsatı bulamamam yüzünden elimde bir kaç gündür sürünse de gayet akıcı, hızlı okunabilecek bir kitap. İlla okumalısınız olmazsa olmaz değil ama nefes aldırıyor... Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kara CadıNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınevi · 2014130 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
miras
Puan vermedi·309 syf.··
2026 4. kitabı
Kitaptaki “miras” sadece ev, para, mülk değil. Asıl miras: Travma. Suskunluk. Suçluluk. İnkâr. Kardeşler arası adaletsizlik. Ailenin anlattığı sahte hikâye. Yani kitap şunu soruyor: “Bir aileden bize kalan şey sadece mal varlığı mı, yoksa bize bıraktıkları yaralar da miras mı?”
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
İnsanın Kalbi Sevgiye Eşittir
10/10
·96 syf.··
2026 38. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 17:47
İnsan sevgi olmazsa yaşayamaz! Kimse sevmesin kendini sevmeli ya da elhamdülillah müslüman ülkedeyiz Allaha olan sevgisi var. Kalp bu hissi duymazsa karanlık kuyu, katılaşmış kaybolmuş taş.. Tolstoy bu kitabında sevgiyi de öylesine gğzel dile getirmiş ki en zor şartlarda bile iyilik yapmanın ve sevginin insanı ayakta tutan tek güç olduğunu anlatmış.Kimi hikâyelerde de mal mülk geçici olduğu halde ölümü unutup hırsa bürünenleri de anlatmış.Hatta kitapta anlatımlarından birinde zengin adamın uzun yıllar giyeceği sağlamlıkta bir çizme istemesi, ancak aynı gün ölmesi insanın kendi geleceğinden habersiz olduğunu vurucu şekilde gösterirken, diğer başka bir sayfasında da "İnsanların önündeki nimetleri görmeyip, hırsla kendilerini boş yere nasıl sıkıntıya ve felakete soktuklarını" çiftçi Pohom karakteriyle bu hikayesinde anlatmıştır. Tolstoy'un hayatına baktığımız zaman da özellikle elli yaşlardan sonrasına, kendi yaşantısında da sorgulayıcı düşüncelerle yoğrularak geçici olan hayatta zenginliği reddedip sevginin,eşitliğin ne kadar önemli olduğunu benimseyen bir yaşam tarzı yaşadığını görürsünüz. Aslında her yazar kendinden duygular katar eserlerine...Bu kitapta da Tolstoy'un duygu aynalarından biri var olmuş. Ben de Tolstoy hayranı olarak büyük bir keyifle okudum her bir cümleyi. Kitaplarınızın ve mutluluklarınızın bol olması dileğiyle. Huzurla demlenin, arkadaşlar. Keyifli okumalar dilerim.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,1bin okunma
15. Cilt
Puan vermedi·592 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 11:29
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 15. Cilt "Ceza verecekseniz, uğradığınız muamelenin misliyle ceza verin. Eğer sabrederseniz, bu sabır, sahipleri için daha da hayırlıdır." (Nahl, 126) Hayata tam şuradan bakmasam çoktan kendimden nefretlik bir insana dönüşmüştüm. Elhamdulillah diyeceğim ne diyeceğim? Ben her zaman iyiler cennete gitsin demişimdir. Kimsenin ben iyiyim ben iyiyim çırpınışları bana gelmez. İnsanoğlu önce yaptıklarına bakacak, sonra "bana yapıalanlar" kısmına odaklanabilir. Düşünüyorum. Tamam kesinlikle hak etmişimdir ve de ALLAH beni bu şekilde istemiyor diyorum. Ve de Allahın hakkımda istemediğini ben de istemem zaten. Bedelini ödemediğim bir günahla gitmeyeyim derim. Allah herkesin hakkını benden alıyor diye düşünürüm. O yüzden kimseye bir nefret beslemiyorum. BU kısım kendimle ilgili. Ama sevdiklerime yapılanlar o kadar müsamahalı olamıyorum. O zaman insanlardan soğuyorum ben. Onların umurunda olup olmaması umurumda değil. AMA bana göre bir insanı benim sevmemem, hayatta böyle koruma kalkansız gezmek dolaşmak gibi bir şey :D Çünkü ben bana yapılana öyle büyük tepkimem ama sevdiğim insanlara yapılan şeylere on misliyle tepkirim. Yine gidip bir şey yapmam belki ama ışık hızıyla soğurum. Tarafımdan sevilmek diye bir ayrıcalık var yani. Sıfır tevazu. Şimdi bu ciltte, özellikle bu hislerimin depreşmesinin sebepleri var tabii. Barbata yakın bir bayram. Ama umut bulduğum şeylerle karışık. Ölüm var ölüm. Kendinizi bu dünyada ortadan ikiye ayırsanız da, bütün benliğinizi dünyaya serip kişiliğinizi beş paralık etseniz de ölüm var ahiret var hesap var. Hep ettiğim bir x-duam var bu tip insanlara. Allah size versin. İstediğiniz kadar, taptığınız, sevdiklerinizi değiştiğiniz kadar mal mülk versin. Çok versin. İmtihanınızı oradan bulun. Bitti gitti
Din
Kütüb-i Sitte 15. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 06 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 14:22
Aileden gelen tek miras mal, mülk müdür? -Sevgi eksikliği nesilden nesile aktarılabilir. -anne babaların davranışları çocukların karakterini derinden şekillendirir. -“İyileşmeyen travmalar, sonraki kuşaklara taşınır.” Temalı güzel bir eserdi.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma