12 Haziran 1980 İzmir İnciraltı Öğrenci Katliamı…
R.A.: Akşam çatışma olduğunu duyduk, sabah olduğunda ben hastaneye gittim. Çocuklar ölmüş, en acısı bizim yapacağımız bir şey yoktu. O zaman hatırlıyorum Malatya'dan bir baba geldi. Adamcağızın çocuğu ölmüştü ve çocuğunun cenazesini götürecek parası yoktu. Bütün personelden para toplayıp babaya verdik ve baba çocuğunun cenazesini alıp memleketine döndü.
Sayfa 525 - İmge
Tarih
Demokrat Parti Döneminde, Türk Demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen bir diğer olay ise Kırşehir'in ilçe olması­nın, Malatya'nın ise küçültülmesinin kanunlaştınlmasıdır. Çün­kü seçimlerde, Kırşehir'de Cumhuriyetçi Milliyet Partisi, Malat­ya'da ise CHP üstünlük sağlamıştır. Bu sonucu hazmedemeyen Demokrat Parti 14 Haziran 1954 TBMM 10. Dönem 1. Yasama yılı 8. Birleşim'de Malatya için, 15. Birleşim'de de Kırşehir için böyle bir keyfi yasa tasarısının onaylanmasını sağlamıştır.
Reklam
CHP kendi bütçesine devletten para aktardı iddiasına cevap
İSMET İNÖNÜ (Malatya) - Sizi Türk milletine karşı me­suliyetlerle baş başa bırakıyorum. (Soldan gürültüler) İki esas, milletin hatırasında daima basiret dersi olarak kalacaktır. İktidar­ da bulunan bir siyasi partinin rakibi olan siyasi partiye karşı yap­tığı isnat ve ithamı, bağımsız bir mahkeme hükmüne arz etmeye cesaret edememesi, ithamının haksız ve iftara olduğunun riyazi delilidir. (Sağdan alkışlar) Hukuk dışında harekete karar vermiş olan bir iktidar, düşmemek için meşru olmayan her vasıtaya baş­vuracak yoldadır. (Soldan şiddetli gürültüler, "Telaşınıza acıyo­rum!" sesleri, "Onu ancak sen yaparsın!" sesleri) Tarihi şanlı hizmetlerle dolu olan Cumhuriyet Halk Partisi, bugün uğrıyaca­ğı muamele ile yüksek bir şeref yoluna, vatanda her şeyde önce hukuk devleti kurmak için çalışma yoluna girmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi bugün vatandaş gözünde vatan selametinin başlıca ümidi olduğunu bir daha anlamıştır. (Sağdan "Bravo!" sesleri, şiddetli alkışlar) (Soldan şiddetli gürültüler)
Mendilimde Kan Sesleri 2
... Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden Dirseğin iskemleye dayalı - Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben - Cıgara paketinde yazılar resimler Resimler: cezaevleri Resimler: özlem Resimler: eskidenberi Ve bir kaşın yukarı kalkık Sevmen acele Dostluğun çabuk Bakıyorum da şimdi O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde. Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet abi Biz eskiden seninle İstasyonları dolaşırdık bir bir O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar Nazilli kokardı Ve yağmurdan ısıandıkça Edirne postası Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen Kadının ütülü patiskalardan bir teni Upuzun boynu Kirpikleri Ve sana Ahmet abi Uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki Safranı kurardı Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
Sayfa 52·Kitabı okudu
Şiir
Bilanço
Sonuncu namzedin kayıt numarası 9377... Cemiyet kurulurken... Bunlar ilkler... Yani beş yıldır inşa edilmekte bulunan Büyük Doğu ruhunun en taşkın sahipleri... O ruhun kayıtsız ve şartsız dâvetine, kayıtsız ve şartsız bir şitap asaletile koştular. Yarın, inşallah, her muvaffakiyet belirdiği ve dâva, kanun yolunda, muazzam bir silindir gibi görünmeğe başladığı zaman, ölçülerimize uygun olarak bize kim gelirse, şüphesiz ki, başımıza taç edeceğız. Fakat ilklerın mânası, yeniler arasında onları sevk ve idare edecek kabiliyette insanlar bulunsa da, daima başka olacak... Bu arada, bazı hususî şartlar yüzünden sesini yükseltememiş olanların hakkını mahfuz tutuyoruz... Anadolunun doksan küsur yerinden ses aldık. Bazı vilâyet merkezlerinden tek ses gelmezken bazı kaza ve hattâ nahiye merkezleri, bize, milyonluk şehirlerin gulgulesile "Evet!" diye bağırdı. Anadoludan gördüğümüz alâka derecesini, şehir şehir, kasaba kasaba, nüfus nisbetlerine göre sıraya koyduk: Birinciliği Gümüşhacıköy aldı. İkinci Urfa, Üçüncü Tavşanlı, dördüncü Haruniye, beşinci Malatya, altıncı Kayseri, yedinci Samsun, sekizinci Ödemiş... Bunların arkasından, nisbet sırasına konmamış olarak, sadece alâka bolluğu ölçüsile, Eskişehir, Afyon, Bursa, Erzurum, İstanbul, İzmir, Ankara geliyor. Ne gariptir ki, (Büyük Doğu), satış ve okunma alâkası bakımından, nüfus nisbetleri mahfuz, birinci derecede Kayseri ve Tavşanlı; ikinci derecede Urfa, Malatya, Konya, Eskişehir, Bursa; üçüncü derecede de Antalya, Adana, Elazığı vesairede muvattaktır. Demek ki, Cemiyet alâkası (Büyük Doğu)nun satışına tam mutabık zuhur etmemiş ve bazı mıntıkalardaki kuvvetli ve şahsiyetli (Büyük Doğu)cular, büyük bir kalabalığı peşlerinden çekmeyi bilmişlerdir. Öyle ki, bazı yerlerde tek tek istekliler bu gibi yerlerdekilerden birkaç misli
Sayfa 35 - (8 Temmuz 1949, Cuma Büyük Doğu Dergisi s.: 18)·Kitabı okuyor
Alıntı
Halkın adamı MİR BEDİRHAN BEY
"Ne yani halkımı kan emicilerin insafına; haydutun, eşkiyanın yağmasına mı bıraksaydım? Zaten yeterince acı çekmediler mi? Kuzeydeki kırımı unuttunuz mu? Siirt'ten, Bitlis'e, Van'a kadar bütün Kürt ve Ermeni mülkünü viran eylemediler mi? Ölümün soğuk nefesinden, zulmün kara pençesinden nasibini almadı mı herkes? Analar, süngünün ucunda son çığlıkları dudaklarında moraran bebelerinin cansız bedenlerine sarınıp paralanmadılar mı? Kirlenen namusları uğruna diri diri toprağa gömmediler mi bedenlerini? Sonra Malatya, Sivas cehennemine sürülen bir kıyamet muhacir... Zulasında bir parça kara ekmeği açlığına katık edenler, ciğerlerindeki yangını çmurlardan süzülen pis sularla söndürmeye çalışanlar... Açlıktan kırılanlar, salgın hastalıklarla can çekişenler, anaların kuruyan memeleri... Tiran olan kim ha, tiran olan kim dersiniz?"
Sayfa 24 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam