Bir grup Muaviye'nin huzurunda bulunuyordu. Aralarında Ahnef bin Kays da vardı. Bu zat dışında herkes bir şey söylüyordu.
Muâviye: " Ey ebu Bahr! Sen konuşmuyor musun?"
Cevap verir:
"Yalan söylersem Allah'tan doğru söylersem senden korkarım! "
Tevazu alçakların silahıdır. Azizler, bulundukları yerin önemini haizdir, tevazuya kolay kolay başvurmazlar.
Nedamet düşkünlerin, düşmüşlerin avuntusudur. İbret alanları pişmanken bulamazsın, onlar ümitvardırlar. Hadise onları irşad etmiştir.
Hakikat vaizlerin dilinde bir nemadır. Alimler ise onu satamaz, yaşarlar. Yaşamdır hakikati vaaz eden...
İnanç görmeyen gözlerin kibridir. Taşır şehveti göğe ve kirletir yıldızları. Kalbî bir muhabbet muhammedî bir sığınaktır, mabettir. Taassubu ayak kaplarıdır onların, kirletir ve eskitirler. Can da canan da bir seraptır nihayetinde. Gördüklerine inanmaman üzerine anlaştıkları bir gölgedir.
Insan ne kadar da huzur ve rahatı zenginlik ve serveti elde ederse etsin yine yoksulluk ve ihtiyaçtan yakasını kurtaramaz. Zira fakirlik ve muhtaçlık insanın aslî sıfatlarındandır.