Cezaevindeki hayatı dışarıdakiler hayal edemezdi. Onlar için burada zaman durmuş gibiydi. Ama gerçekte hapishane kendi ritmiyle, kendi kurallarıyla, kendi kaosuyla yaşıyordu. Bunu en güzel anlatan türkülerdi. " Hapishanelere güneş doğmuyor," demişlerdi, " Mapushane Çeşmesi"ni söylemişlerdi; adı sana bilinmeyen bir mahkum dizeleri ile acıyı yalnızlığı anlatmıştı: " Düştüm Bir ormana yol belli değil / Yatarım yatarım günün belli değil." O dizeler,koğuşun havasına sinmiş, o betonun gözeneklerine işlenmişti; her hece, bir çığlık, bir iç çekişti.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Alıntı
Sandım ki yüreğimde bir muska niyetine taşıdığım aşk bizi her türlü fitne fücurdan muhafaza eder, kötülükleri Irak eyler. Dünyanın kimi vakit bir sürgün ve mapushane, insanınsa karanlık bir gölge olabileceğini nasıl da unutmuşum.
Sayfa 133·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Çocuklarımı bana bıraksınlar da görsünler bakalım; başım bulutlara değecek kadar dik nasıl çekip gidermişim saray dedikleri bu mapushaneden...
Dünyanın kimi vakit Bir sürgün ve mapushane, insanın sağ karanlık bir gölge olabileceğini nasıl da unutmuşum. Bir kadını sevince, bunca kötülüğü hayata yakıştıramıyor insan.
Gidersen yıkılır bu kent...
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşürmüydük nar çiçekleri ürperirken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Dünyanın kimi vakit bir sürgün ve mapushane, insanınsa karanlık bir gölge olabileceğini nasıl da unutmuşum. Bir kadını sevince, bunca kötülüğü hayata yakıştıramıyor insan.
Sayfa 133 - Doğan Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam