Hakan

"Kaçılacak bir vadi yok. Her yerde kendimle karşılaşıyordum. En çok da geceleyin. Ama hep kaçmaya devam edilir. Sevgi hayvanı yakalamak istiyordur seni; ama korku hayvanı pencereler önünde havlıyordur ve onların ardında kız ve yatağı duruyordur. Ve sonra kapı tokmağı kıkır kıkır gülme ye başlar ve kaçılır yine. Ve insan sürekli kendisinin peşindedir. Karnında açlık ve kalbinde yurt özlemi olan hayvan. Fakat kaçılacak bir vadi yok. Hep kendisiyle karşılaşır insan. Her yerde. Kendisinden kaçamıyor insan. Bazen kendisiyle karşılaşıyordu o. Ama sonra tekrar kaçıyordu. Pencereler altından ıslık çalarak, kapılardan öksürerek geçiyordu. Ve sonra bazen bir gece için bir kalp tutuyordu onu, bir el. Yahut bir gömlek, bir omuzdan, bir göğüsten, bir kızın göğsünden kaymış. Sonra bazen, bir gece için biri tutuyordu onu. Ve o zaman öpücükler arasında unutuyordu diğerlerini, biri büsbütün onun olduğunda. Ve gülüyordu. Ve acı çekiyordu. İnsanın yanında birinin olması iyiydi, uzun saçlı ve açık renk çamaşırları olan birinin. Ya da bir vakitler üzerinde çiçek motifli açık renk çamaşırı olan birinin. Ve bu kişinin dudaklarında bir parça ruj olduğunda iyiydi. O zaman renkli bir şey oluyordu insanın önünde. Ve karanlıkta insanın yanında birinin olması daha iyiydi, o zaman karanlık çok da büyük gelmiyordu insana. Ve o zaman soğuk da gelmiyordu karanlık. Ve dudaktaki azıcık ruj küçük bir soba resmi çiziyordu ağızdan. Yanıyordu soba. Karanlıkta iyiydi bu. Ve çamaşırlar, kimse göremiyordu onları. Ama yine de biri vardı insanın yanında."
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Hakan

, bir kitap okudu
7/10
·400 syf.·
2022 26. kitabı
Wolfgang Borchert
9/10 · 16 okunma

Hakan

, bir kitap okudu
8/10
·116 syf.·
2022 25. kitabı
Giovanni Papini
8.7/10 · 1.638 okunma
"insanlar! yaşamı ölüm için yitiriyoruz, gerçek olanı, imgelemsel olan için tüketiyoruz, günlere, salt bizi onlara benzer başka günlere taşımaktan başka hiçbir değeri olmayan günlere götürdükleri için değer veriyoruz... insanlar! yaşamınızın tümü sizin kendi kendinizi lanetlemek için tasarladığınız korkunç bir oyundur; sizin bu kaçan aynaya doğru koşuşunuza yalnızca şeytanlar güler!"
Edebiyat
"Dışarda durum kötüydü, kabul – fakat beni asıl rahatsız eden içerdeki durumdu. Kendimden gerçekten korkuyordum; iştahımdan, esnekliğimden, geçirgenliğimden, genleşebilmemden, cana yakınlığımdan, uyum sağlama gücümden. Hiçbir şey beni kendi başına korkutamazdı; bir şekilde kendimi her zaman, mesela düğünçiçeğinin içinde, bal yudumlarken görüyordum. Hapse bile düşsem iyi vakit geçireceğime dair bir his vardı içimde. Direnmemeyi bildiğimden olsa gerek. Diğerleri debelenerek, çırpınarak kendilerini yıpratıyorlardı; benim stratejim kendimi akıntıya bırakmaktı. İnsanların bana yaptıkları, başkalarına ya da kendilerine yaptıkları kadar rahatsız etmiyordu beni. İçimde o kadar iyiydim ki dünyanın dertlerini omuzlamak zorundaydım. Hayatım bu yüzden karmakarışıktı. Kendi yazgıma uyum sağlamamıştım, misal. Dünyanın yazgısını yaşamaya çalışıyordum."
Sayfa 274·Kitabı okudu