Hakan

Hakan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.·
2022 12. kitabı
Michel Tournier
8.1/10 · 192 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"herkesin kendini göstermek istediği bir dünyada yaşıyoruz. artık herşey nesneler bile görülmek istiyor, fotoğrafları çekilsin istiyor. gereksizlikler üst üste yığılmış, tüm sistemler aşırı şişmanlamıştır. kanserli hücre gibi cehennemi gebelikten muzdariptir dünya. bu durumda sanat da ölmüştür, siyaset de, iletişim de, gerçek de. yoksunluk değil aşırılık ölümcüldür.. mesaj yokluğu değil mesaj bombardımanı iletişimi öldürmüştür örneğin. artık o kadar çok ileti vardır ki, hiç biri okunmayacak o kadar bilgi birikmiştir ki bilgi ölmüş gibidir. sessizlik ekranlardan iletişimden kovulmuştur. medyatik görüntüler hiç susmazlar ve işte bu iletişimin kendisinin zorunlu bir senaryo olduğunu, kesintisiz bir kurmaca olduğunu gösterir."
Felsefe
Edebiyatta özgünlük üzerine
— geçelim bu konuyu, geçelim!... asıl mevzuumuza dönelim: üslup!... en son üslupta kalmıştık profesör y! size izah etmeye çalışıyordum... yeni bir üslup icat etmenin, yeni bir teknik icat etmek anlamına geldiğini kafanıza sokmaya çabalıyordum! kıytırık bir teknik belki ama olsun!... işe yarayacak mı? yaramayacak mı? asıl mesele bu! gerisi hikâye!... mevzu bundan ibaret!... şimdi, benim numaranın olayı ne peki, coşku! “coşkun dokulu” üslup! peki neydi mesele, işe yarıyor mu, yaramıyor mu? çalışıyor mı, çalışmıyor mu?... işte ben de diyorum ki: tıkır tıkır çalışıyor!... eh yüzlerce yazar boşuna mı taklit etti, boşuna mı ediyorlar hâlâ, önce arakla, sonra bas makyajı, sonra sür çakmayı piyasaya!... canla başla çalışıyor be adamlar!... canla başla!... eh ne olacak sonunda? benim numara da bir bakmışsın ‘‘cilalanmış”!... elbet bir gün olacak profesör y beyefendi! göreceksiniz! bakın göreceksiniz! benim şimdi bile gözümün önünde!... elbet cilalanacak!... taş çatlasa otuz sene!... hadi bilemedin kırk!... akademi burnunu soktu mu tamam! bunu da indirecek elbet mideye!... bir kelime!... derken iki!... derken üç dört kelime bir bakmışsın sözlük’e girivermiş!... o saatten sonra da bak gör yüzüne bakıyorlar mı “coşkun” olmayanın, “coşku”dan nasibini almayanın!... sic transiti... bütün icatların kaderi aynı kader!... en küçüğünden en büyüğüne!... yağma, çakma, kopya, taklit, sinirinden çatlamazsan elli yıl katlanacaksın bunlara... sonra?... bir gün hop! milletin elinde oyuncak! perde indi, oyun bitti!...
Edebiyat