Puan vermedi·48 syf.··
2026 15. kitabı
Eser iki farklı karakterin hayata olan yaklaşımlarını irdeleyerek oluşturulmuştur. Temelde ise üç ana temayı vurgulamaktadır. Özgürlük ve esaret, insan tabiatı ve sınıf ayrımı... Chelkash profesyonel bir hırsız dahi olsa özgür ruhlu bir tabiata sahipken; Gavrila ahlaki değerlere sahip bir köylü olmasına rağmen para ve statüye köle olmaktadır. Gavrila insan tabiatına çok güzel bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Soygun sırasında korkudan titreyen bir yapıya sahipken; soygundan elde edilenlerin değerini görünce bir katil olmayı dahi göze alabilecek kadar gözü dönmüştür. Daha sonraki süreçte ise yaşadığı derin pişmanlık ile af dilemiştir. Bu da bizlere hırs-açgözlülük ile vicdan-pişmanlık arasında yaşanan sorgulama sürecini göstermiştir. En detaylı anlatamak istediğim kısma geldik diyebilirim. Sınıf ayrımı... Bu eserde de görebileceğimiz gibi hayat denen saçmalık her dönem insanları sınıflara ayırmıştır. Bu sınıflardaki konumunuzu belirleyecek yegane şeyler ise; paranız ve statünüzdür. Kiminle evleneceğiniz, nasıl bir evde oturacağınız, hangi marka arabaya sahip olacağınız, ne tür kıyafetler giyeceğiniz vs. vs. hep toplumdaki sınıfınıza bağlı olarak değişecektir. Sınıf ayrımı içerisinde ahlaki ve etik değerlere sahip olarak iyi ve güzel davranışlarda bulunmanız; kısaca iyi bir yaşam sürmenizin ise hiçbir önemi yoktur maalesef... Bu düzen içerisinde önemli olan tek şey sınıf atlayabilmektir ve bunun için gerekli olan yegane araç ise "money"'dir. Bazı insanlar bu kahrolası düzene çalışıp çabalayarak dahil olurken bazıları ise çalarak çırparak dahil olmuşlardır. Bizim yaşadığımız topraklarda ise okuyarak, emek verilerek sınıfların atlanılacağı düşünülüyor (özellikle de ebeveynlerimiz tarafından). Lakin asıl marifet çalıp çırpmada bu nokta atlanılıyor maalesef... Bizlerde
ÇelkaşMaksim Gorki · Can Yayınları · 2021598 okunma
İlan Pappe - İsrail
Puan vermedi
Pappe, İsrail ile ilgili eleştirel çalışmalarda önemli bir isim. İsrail’in 1948’deki kuruluşundan itibaren, hükümetleri, ekonomisi, savaşları, dönüm noktalarını iyi özetleyen bir eser. Kısaca resmî tarih anlatısından ayrıksı bir İsrail tarihi.. Bilhassa Mizrahi (Arap devletlerinden göçen) tabir edilen yahudilerin devletin merkezinden uzak tutularak yüksek mevkilere gelmelerinin önlenmesi, Doğu Avrupa kökenli Aşkenazların eğitim sistemindeki başat rolü, bugün de önemli bir konu olan (ABD-İran savaşı) nükleer silah üretimindeki İsrail’in rolü vs. gibi İsrail’in dış siyasette farklı yollarla perdelediği bir çok konuya değiniyor. Tarihi yazanın önemini pekiştiren bir kitap olmuş. Satr u satr eyledi ta‘yîn kudret ile ma‘rifet, Kim yazar târîhi, kimden kalır âsâr-ı rivâyet.
İsrail: Tartışmalı Bir Ülkenin KodlarıIlan Pappé · Timaş Yayınları · 20267 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·40 syf.·
2026 13. kitabı
Yazar yıllar önce okuduğu Karamazov Kardeşler'in bir bölümünde; __"Bir an için düşün ki, insanlığın kaderi denilen yapıyı sen meydana getiriyorsun. Amacın da, sonunda insanları mutluluğa kavuşturmak,onlara en sonunda barışı ve rahatı kazandırmaktır. Yalnız, bunu sağlamak için kaçınılmaz bir şekilde bir tek küçük varlığı, diyelim intikamı alınmamış, gözyaşları içinde minimini yumruğu ile göğsünü döven o küçük çocuğu işkence ile öldürmek gerekiyor, sen bu şartlar altında böyle bir yapının mimarı olmaya razı olur muydun? Söyle! Ama yalan olmasın söylediğin! Bu sarsıcı soruyu İvan Karamazov, kardeşine sorar. Alyoşa da "Hayır,razı olmazdım." yanıtını verir.__ Le Guin, yıllar sonra bu kısmı okuduğunu unutur ve yine ahlak üzerine okumalar yaparken sarsılır ve Omelas'ı yazma fikri buradan doğar. Le Guin'e böyle fikirleri nereden buluyorsunuz diye sorduklarında ise Dostoyevski'yi unutarak ve yoldaki levhaları tersten okuyarak tabi ki der. 1973 yılında kaleme almış ama günümüzdeki gerçek dünyaya öyle bir sızıyor ki hakikat suratınıza çarpıyor. Nicelik olarak sayfası az ama nitelik bakımından hacmi hayli geniş olan bu öyküde; Omelas halkı doğrudan işkence yapmasa bile sistemi sürdürmeye devam ediyor. Omelas'ı bırakıp gidenler ise sistemi değiştiremese de ona katılmayı reddedenler. Modern toplumumuzda da şuan böyle işlemiyor mu bunu sorgulatıyor. Marifet Omelas'ı bırakıp gitmek mi, orada kalıp başkaldırmak mı? Marifet giderek başkaldırmak mı ya da kendini daha iyi hissedecek kararı almak zorunda kalmak mı? "Omelas yalnızca bir ütopya eleştirisi değil modern dünyanın görünmeyen bodrum katlarını gösteren bir vicdan metaforu olarak okunmalı."
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026257 okunma
Fatih'i Herkes Yazar Marifet Deli İbrahim'i Yazmakta
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:27
·
Tarihi roman deyince akla gelen ilk isimlerden biri değil Zülfü Livaneli ama "madem yazıyorum, hakkını da vereyim" demiş. Bu arada tarihi roman denince akla gelen klasik aksiyonu bol epik bir eser gelmesin aklınıza. Daha çok kölelik psikolojisi ve iktidar hırsı odağında geçen bir roman yazmış Livaneli. Bende asıl hayranlık uyandıran iki şey var. İlki tarihi roman yazımına uygun olan dilin kusursuza yakın (kusursuza yakın diyorum çünkü kusursuz nasıl olur bilmiyorum) bir seviyede kullanılmış olması. İkincisi ise bedeni azat etseniz bile baki kalacak olan köleleşmiş ruhun harika bir şekilde betimlenmiş olması. Harem Ağası olan Habeşli bir köle ve nam-ı diğer Deli İbrahim'in saltanatını konu alan eserin bir diğer kahramanı ise Osmanlının Hürrem Sultan ile birlikte en güçlü Valide Sultanlarından biri olan Mahpeyker Kösem Sultan. Analığa diz çöktüren iktidar hırsı ve bu hırsa kurban edilen gencecik hayatlar trajikomik bir şekilde kaleme alınmış.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,7bin okunma
Puan vermedi·406 syf.··
2026 64. kitabı
Merak uyandırmak, sürüklemek takip etmek, bir sonraki hamilenin ne olacağını kestirmek, ve işin içerisine gizem ve heyecan katarak bunu okuyucuya sunmak marifet gerektirir, bence burada önemli olan kitabın ne verdiği değil bizim kitaptan ne istediğimizdir.
Kızıl NehirlerJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202417,6bin okunma
Puan vermedi·310 syf.·
2026 36. kitabı
Bilmem kaçıncı roman Murat Menteş'ten. Romanlarında, cinayet konularından üşüyüp giyiyorsunuz üst üste bazen, bazen de soyunuyorsunuz ortamın sıcaklığından, ateşten. Romanları zaten hep sıradışı, kahramanları da kâh ajan çıkıyor kâh birilerinin sırdaşı. Her okuduğunuzda değişik tarzla karşılaşıyorsunuz velhasıl. Marifet; tarzıyla birlikte mesajları yakalamak asıl. "Baştan sona seci sanatının kullanıldığı ilk modern roman." diyor tanıtımda. Yer yer zevkli oldu yer yer sıkıcı oldu katımda. Bu kadar kafiyeye gerek var mıydı yoksa kafiyesiz yazmak için yazarın yeri dar mıydı? Yazar romanı secili - kafiyeli yazmış, kelimelerle adeta kuyu kazmış. Bazılarının akıbetini ak, bazılarının kara yazmış. Gök, Gök'e yazmış kara yazı Gâh çöle düşürmüş gâh vermiş ayazı Hikâyeyi duyan Murat'ın çıkmış avazı Demiş "çal kalemden sazı, hele burayı kazı" Murat Menteş romanı yazarken, şiirsellikten faydalanmış. Bazen de sinema sektörüne dayanmış. Kendi romanlarına gönderme yapmayı etmemiş ihmal. Kitabı, kitapları için kılmış hamal. Okuyana cümleler saz gelir, cümleleri anlayana haz gelir. Çünkü ne ararsan var; şiir, sinema, aktör, aktris, müzik. Bazı karakterler nazik, bazıları ezik. Konu Göksenin Yıldırım'a dayanıyor, yani gerçek hayat. Mert, cesur, karakterli karakterler de var, bazılarınınsa karakteri ucuz, yok hayat mayat, hayatları tümden bayat. Okur, bunları okudukça almalı ders. Ders almazsa, yolu gidiyordur ters. Demeyin kafiyeli kitaba yapılır mı kafiyeli yorum, denk getirdim miiii kelimeleri gediğine korum. Beğenmeyen okuyup kendi incelesin, yorumunu sık dokuyup ince elesin. Orta şeker kitap Ediyor şairlere hitap Okurken düşmeyin bîtap Ben yazdım yorum, yazarı okur m'ola Yeter secili yazdığım, vereyim biraz mola (Mesaj yerleştirme: zararlıdır, içmeyin kola!
FinkMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20243,644 okunma