Puan vermedi·198 syf.··
2022 73. kitabı
Aleksandr Puşkin’in 1836’da yayımlanan tarihi romanıdır. Puşkin’in düzyazıdaki başyapıtlarından biri kabul edilir ve Rus edebiyatının klasikleri arasında yer alır. Roman, 1773-1774 yıllarında Yemelyan Pugachev liderliğindeki Kazak isyanı (Pugaçov Ayaklanması) döneminde geçer. Hikâye, genç soylu subay Pyotr Andreyiç Grinyov’un ağzından anlatılır (anı şeklinde).Pyotr, babasının isteğiyle disiplin kazanması için Orenburg yakınlarındaki uzak Belogorsk Kalesi’ne gönderilir. Kale komutanı Yüzbaşı Mironov’un kızı Masha’ya (Marya İvanovna) âşık olur. İsyan patlak verir; kale düşer, Mironov çifti öldürülür. Pyotr, isyancı lider Pugachev ile daha önce yolda tanışmıştır ve bu tanışıklık hayatını kurtarır. Pyotr ile Masha’nın aşkı, savaş, ihanet, sadakat ve onur temaları etrafında gelişir. Rakip subay Şvabrin de önemli bir rol oynar. Roman hem bir aşk hikâyesi hem de dönemin Rusya’sını, Pugachev İsyanı’nı gerçekçi bir şekilde betimleyen tarihi bir eserdir. Puşkin, isyan hakkında bizzat araştırma yapmış ve tarihi olayları kurguyla ustaca harmanlamıştır. Temalar Sadakat ve onur (devlete, aşka, insana) Aşk ile görev çatışması Halk isyanları ve otorite Rus toplumunun sınıfsal yapısı Merhamet ve insaniyet (Pugachev karakteri üzerinden) Puşkin’in son büyük düzyazı eseri olan roman, Rus edebiyatında realizmin öncülerinden sayılır. Hem sürükleyici bir macera-romantik hikâye hem de tarihi bir belge niteliğindedir. Dünya klasiklerine yeni başlayanlar için de sıkça önerilen, akıcı ve kısa bir kitaptır.
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · İletişim Yayınları · 201636,9bin okunma
Yüzbaşının Kızı
Puan vermedi·144 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:10
SPOİ YÜZBAŞININ KIZI Pyotr Anderiç'in baştaki ukala tavırlarıdan hiç hoşlanmasamda sonrasında ahlakı cesareti ve ülkesine karşı olan sadakati ona karşı oluşturduğum duvarları hızlıca yıktı. Marya Ivanovna ise sonda göserdiği cesaret ile beni etkiledi, aslında kitapta bence ana karakterlerle ilgili konuşulacak çok bir şey yok karakterler üzerinden verilen mesajlar asıl konuşulması gereken. Çünkü karakterlerin aşırı derin kişiler olduklarını düşünmüyorum, kiapa bize verilen ilk mesaj verdiğimiz yanlış bir karar belkide ileride iyi bir sonuç doğurabilir-bunu fırtınada ilerlemeseydi pugaçov ile karşılaşamayacak olmasından çıkarıyoruz-diğer mesajımız ise yaptığımız küçük bir iyiliğin hayatımızı kurtarabileceğidir. Bir diğer mesajımız ise bir savaşta iyi ve kötünün olamayacağıdır. Mutlak haklı olan bir taraf bir savaşta var olmayabilir ki zaten şahsi fikrime göre masumların öldüğü hiçbir yerde haklı taraf olamaz kitapta zaten bunu şu sözle anlatır:"Unutma: En iyi ve en sağlam değişiklikler esasen, ahlakların düzelmesiyle ve hiçbir cebri sarsıntı olmaksızın yapılandır." Son mesajımız ise bir insanın hıncının başka insanların hayatlarından zaman çalabileceğini hatta hayatlarına mal olabileceğini görüyoruz..... Pyotr Anderiç'in sırf Marya'nın sorgulanmaması için kendini feda etmesininde sevmenin bazen fedakarlık gerektirebileceğini onu kurtarmak için şehrin savunmasından tek başına ayrılmasından ise sevmenin cesaret istediğini ve sadece söz ile olmayacağını fiile dökülmesi gerektiğini görüyoruz
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 202436,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·80 syf.··
2026 13. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 22:36
Dostoyevski’nin yazdığı Uysal Kız, bir rehincinin ölen karısının ardından karısı ile ilişkisini ve başından gelen olayları kendi ağzından anlattığı bir öykü. Bu kısacık hikayenin içinde kendini kurtarıcı rolünde gören rehincinin, karısının üstünde kurmaya çalıştığı üstünlük savaşını, sessizliğin ikili üzerindeki baskısını ve en sonunda aydınlanma ile karşılaşıyoruz. Dostoyevski bu öyküyü Meryem Ana tasviri ile kendini camdan aşağı bırakan Marya Borisava’nın gazetede okuduğu haberin ardından yazmıştır.
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202310,9bin okunma
8/10
·432 syf.··
2026 109. kitabı
Ezber Bozan Kızlar Akademisi #okudumbitti Marya Lupu’yu ilk tanıdığımızda herkesin gözünün Luka’da olmasına sinirleniyorsun ama bir yandan da Marya’nın kendine bile tam inanamayışını çok iyi anlıyorsun. Çünkü bu dünyada “büyü” erkeklerin işi; kızlar ise ya uslu durmalı ya da “sorunlu” damgasını yemeli. Marya’nın küçük bir hatayla Dragomir Akademisi’ne gönderilişi, dışarıdan bakınca bir ceza gibi… ama sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun ki bu, aslında kendisini bulma ihtimalinin ilk kez doğduğu yer. Dragomir Akademisi’nin havasını çok sevdim: tuhaf, mesafeli, yer yer ürkütücü… ama aynı zamanda merak uyandıran bir “sır” taşıyor. Kitap, büyüyü sadece “ışıklar saçıldı, inanılmaz bir güç patladı” diye anlatmıyor. Burada güç; bilgide, dikkatte, soru sormakta, yan yana durmakta. Marya’nın ve diğer kızların “bize anlatılanlar gerçekten doğru mu?” diyerek kurcalamaya başlaması, hikâyeyi bence çok daha derin bir yere taşıyor. Bir de kızlar arası dinamikler… Bayıldım. Çünkü her karakter “tek tip güçlü kız” kalıbında değil. Kimi cesur, kimi öfkeli, kimi sessiz ama inatçı; kimi de sadece hayatta kalmaya çalışıyor. Ve bu çeşitlilik, o “kız kardeşliği” hissini çok gerçek yapıyor. Kitabın feminist damarının en etkileyici yanı da burada bence: bağırıp çağırmadan, ders verir gibi konuşmadan, sistem diye bir şeyin nasıl kurulduğunu ve insanın içine nasıl yerleştiğini gösteriyor. Sonra da küçük küçük çatlaklar açtırıyor. Dread meselesi ise hikâyeye sürekli bir gerilim ekliyor; “tehdit” sadece dışarıdaki sis gibi bir şey değil, bazen insanların kafasına yerleşmiş korkular, kurallar ve “olmaz”lar gibi. Okurken birkaç yerde gerçekten durup “bu sahne çocuk kitabı gibi başlamadı, bayağı karanlıklaşıyor” dediğim anlar oldu (iyi anlamda). 10+ için uygun ama bence yetişkin okur da çok şey
Ezber Bozan Kızlar AkademisiAnne Ursu · Olimpos Çocuk Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 5. kitabı
Rus edebiyatının en sevdiğim yanı dönemi anlatırken yaşatması:) Oradaymış ve yaşıyormuş gibi hissettim. Pyotr Andreyeviç’in öyküsünü ondan dinliyoruz. 1700lü yıllarda yaşamış. Devlete isyanı konu alan kısa bir öykü. Bir iyilik nasıl olurda önüne gelir seni korur. Bir iyilik nasıl olurda sonun olmaya çalışır. Kendim adına oldukça düşündürücü buldum. Bir yüzbaşının kızı olan Marya İvanovna Devlete hizmet eden bir asker Pyotr Andreyeviç Ve Andreyeviç kim olduğunu bilmeden iyilik yaptığı Pugaçov; devlete isyanın başındaki kişi.
1000Kitap
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 202436,9bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 48. kitabı
Her kitap bir seçimdir ve bu seçim diğer kitaplara kısa süreliğine de olsa veda demektir.Ben seçimimi geçen ay kalemiyle tanıştığım Ayfer Tunç yana kullandım.Aziz bey hadisesi yazarının okumuş olduğum ikinci kitabı oluyor.Yine öykü türünde etkileyici bir dille sıradan bir hayat kesitini akıcı bir şekilde kaleme alan yazarın bu kitabı okunmaya değer. Kitabın başından sonunu bilmemize rağmen bizi yine de okumaya iten neydi?Tabikide merak duygusu diye düşünüyorum.Kitap Aziz Bey'in ilk aşkından yüzünün gülmeyip sonrasında yaşadığı başıboşlukla geçen günlerinde denk geldiği Vuslatla evlenir.Nasıl ki ilk aşkı Marya Aziz Bey'in kıymetini bilmediyse, Aziz beyde Vuslat'ın değerini anlaması çok geç olur.Ondan sonrada kitaba adını veren Aziz bey hadisesi yaşanır. Hayat kıymetini bilmeyi geciktirenler için çok uzun değil.Zamanında bilinmeyen değer insanın omzuna yük olur ve bu acı insanı günden güne tüketip öldürmeye yeterde artar bile.Siz siz olun varlığında kıymetini bilenlerden olun sevdiklerinizin. .
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma