Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Şöyle diyebilirim: "Yıldızlı bir âlemdir gece ve o mavi kümeler titreşir uzaklarda."
Bir şarkı tutturmuş dolanır gökte gece rüzgârı.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Sevdim onu ben, ara ara sevmiş o da beni meğer.
Böyle gecelerdeydi, sardım onu kollarımın arasında.
Öptüm, kimbilir kaç kere, altında sonsuz göğün.
Sevdi beni o, meğer ben de sevmişim onu.
Yürek bu, nasıl dayansın o iri, durgun gözlere.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Düşünüp benim olmadığını. Hissedip yitirdiğimi.
Kulak vermek engin geceye, daha da engin o gidince.
Ardından bir dize düşer gönle, çimende çiy misali.
Ne gelir elden sevdam onu tutmaya yetmediyse.
Yıldızlı bir âlemdir gece, yoktur yanımda o sevgili.
İşte hepsi bu. Şarkı söylüyor biri uzaktan uzağa.
Yitirişimle onu, ruhum da yitirdi neşesini.
Gözlerim arar onu peşinden yetişsin diye.
Bu yürek arar ama yoktur artık o sevgili.
Aynı gecedir ağartan aynı ağaçları.
ZÜMRÜDÜANKA
Serin bir rüyanın hatırınadır
çektiğim dünya ağrısı.
Bir hayalden geldim ben,
bir hayal verdim sana,
mavi-yeşil bir hatıra: işte dünya
ruhum! ovada sert es, yamaçta sus,
ırmakta ağla.
İşte dünya kapısı, işte dünya kederi
ister dağının gölgesinde dur, ister
incirin neşesine vur
ağrı kendini ve tamamla.
Bu dokunaklı dizelerle ilgili bir analiz yapmamı ya da benzer temada bir şiir yazmamı ister misiniz?