Büyük bir merakla başladığım ama beklentimin altında kalan bir kitap oldu “beni asla bırakma”
Kitap çok yavaş başlıyor ve kuru bir anlatımı var. Son 70-80 sayfaya kadar kendimi zorlayarak okudum. Kaç kez yarım bırakmayı düşündüğümü hatırlamıyorum. Yaklaşık iki hafta kadar elimde süründü. Kitabın konusuna kısaca değinecek olursam, organ bağışı için klonlanmış Kathy, Ruth ve Tommy adında üç arkadaşın,ismi Hailsham olan bir yatılı okulda geçirdikleri çocukluk ve erken yetişkinlik dönemlerini anlatıyor. Bir aileleri veya onları bekleyen mutlu bir gelecekleri yok. Böylesine ilgi çekici bir konu varken bu kadar yüzeysel işlendiğine inanamıyorum. Kitabın ana konusuyla çok da ilgisi olmayan detaylarda boğulduğumuz için ancak son sayfalarda gerçeklerle yüzleşebildik ama yine yeterli değildi, birçok soru işaretiyle kalakaldım. Bazı okuyucular tarafından sanırım distopik kurgu olması sebebiyle, “damızlık kızın öyküsü” kitabıyla benzer olduğu yazılmış ama bence aynı kefeye koymak mümkün değil, böyle bir malzeme Margaret Atwood’a verilseydi çok daha güçlü bir metin okurduk. Daha fazla diyeceğim bir şey yok maalesef beğenmedim.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro
Bu kitapla beraber -her ne kadar içimi ezen bir okuma olsa da- kadınları ve onların hikayelerini okumayı ne kadar çok sevdiğimi tekrar anladım. Kitaba kısaca değinmek istiyorum.
“Annem ben doğduğum an öldü.” diyerek başlıyor Annemin otobiyografisi, yazar daha ilk cümleden kitabın ve anlatımın sertliğini hissettiriyor okuyucuya. Xuela doğarken annesini kaybediyor. Dünyaya geldikten kısa bir süre sonra ise babası tarafından, büyütülmesi için kirli sepeti misali, bir çamaşırcı kadına bırakılıyor. Xuela çamaşırcı kadının yanında yalnızlık ve ilgisizlik içinde büyümek zorunda kalıyor. Uzaktan bakıldığında, annesinin yokluğu, babasının yokluğundan bir farkı olmayan varlığı onu katı ve donuk bir kadın haline getirmiş gibi görünüyor ama ben daha çok sevgiye ve ilgiye muhtaç bir kız çocuğu gördüm . Bu sevgi ve ilgi eksikliği , bilhassa erkeklerle olan ilişkilerinde etkin bir rol oynuyor. Güçlü, rahatsız edici, insanın yüreğine taş misali oturan bir metin. Sömürge altında olan bir coğrafyada tek başına hayatta kalmaya çalışan Xuela ile özellikle hemcinslerimin tanışmasını isterim.
Annemin OtobiyografisiJamaica Kincaid