Başkalık arayan başkalığın para ve değer edeceği zannındaydı, öyle olmadığı anlaşılınca daha otuzuna gelmeden mezarda ki dedesinin kemiğinin üstüne etini sarıyor onun üzerinden devam ediyordu. İnsan görünce hortlak görmüş gibi olmak bundandı belki. İnsan düğmesini, elbisesinin teğelini, saçının boyasını başkalık addediyordu.
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz
çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim Yürüsem rahmet boşanacak
ve sana bir karşılık vereceğim.
En mutlu insanlar belki de
baca temizleyicileridir
öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki
yüreklerini geniş, dayanıklı
aydınlık tutmak zorundadırlar
buna yükümlü sayarlar kendilerini.
Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz
başkalarınca sevilirler aynı zamanda
çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu
herkes tarafından düşünülemeyecek kadar mutludurlar.
Kendinden veriyorsun ve durmadan eksiliyorsun. Oysa bazı insanlar oldukları gibi kalarak elde ederler istediklerini.Ben, kanımı damla damla süzerek veriyorum.
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar