İnsan canı bu kadar alçalmaya değer miydi?Ne pahasına olursa olsun insan yaşamını sürdürmeli miydi?Sıtmalar,hastalıklar,zulümler,buyruklar,açlıklar,yoksulluklar insan soyunun yaşama direncini kıramamış,insanoğlu kıyımlardan,aşağılamalardan,,sakatlıklardan,kırımlardan sonra bile yaşamını sürdürmüştü.Bu korkunç güç,bu sonsuz direnç,bu yaşamak için katlanılan en aşağılık durumlar neydi,ne içindi?
Yazar bu eserinde insanın iç dünyasında ki çatışmaları çok güzel bir şekilde okuyucuya aktarmıştır.Olay örgüsü açık,sürükleyici,okurken hiç bitmesini istemediğiniz,uzun süre etkisinden çıkamayacağız dev eser.Ölmeden önce bütün kitap severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.Bu güzel eseri baş yapıtı neden geç okuduğum için kendimden utandım.Bu kitabı bitirdikten sonra,bir süre yeni kitap okumamayı,etkisini unutmamayı istediğim nadir eserlerden birisi.Şiddetle tavsiye edilir..Alın okuyun!Okutun..
Konuşmak istediler ama,konuşamadılar.Gözlerinde yaşlar birikmişti.İkisi de solgun,ikisi de zayıftı;ama bu solgun,bu süzülmüş yüzler yepyeni bir geleceğin,yepyeni bir hayalin dirilişin şafak ışıklarıyla tutuşuyordu: Aşk onları diriltmiş,birinin yüreği,ötekinin yüreği için sonsuz bir hayat kaynağı olmuştu.