müberra

müberra
Ne der Cemil Meriç: Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim...
Bid'at ehli...
İslam'ın temel kaidelerine vakıf değillerdir.Yabancı kültürlerin tesirinde kalıp "nass"olarak ifade edilen İslam'ın kesin hükümlerini te'vile tâbi tutarlar. Kur'an-ı Kerim'in getirdiği emirlerin yaşanan devrin özelliklerine göre yeniden yorumlanmasını, modern tabirle güncellenmesini isterler.
Sayfa 111 - Çamlıca Basım Yayın·Kitabı yarım bıraktı
Din
müberra
...Zamanımızda çokça görüldüğü üzere, dinin temel hükümlerini sürekli tartışmaya açık tutarak, kendi menfaatleri doğrultusunda yorumlanmasını sağlamaya çalışırlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kadının gittiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğiniz şey küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlayamayacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlediğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benzer, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyanın dili tutulur, ev sağırlaşır.
Edebiyat
müberra
👏
Yeni kitapyeni statü mü? Hiç bu kadar zor bir ikilemde kalmamıştım. Gün batarken...
1000Kitap
Esra Yıldız isimli okura yanıt verildi
müberra
Katılıyorum ☺
Kadın
9/10
·112 syf.··
2024 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 17:00
“Hepsini bilirim. Hangisi başladı? Baban mı ağabeyin mi? Yoksa amcalarından biri mi?” Gerçek bir kadının “öyküsü”. Bir kadın ne kadar gerçek olabilirse o kadar gerçek bir kadının. Gerçek hayatta karşısına çıktığı insanların bir hayaletmiş gibi görmezden geldiği edebiyatta ise hayli ilgi çeken bir kadının öyküsü. İsmi Firdevs, okuma hayalleri olan bir kız çocuğu… Henüz oyuncaklarla oynayacağı yaşta başta ailesi olmak üzere içinde yaşadığı toplum oynuyor onunla. Yaşayanlar bilir, ilk darbe aileden gelince tutunduğu bütün dallar gevrek oluyor insanın. Neresinden tutunmaya çalışsa orasından kopuyor. Ama o inatla tutunmaya çalışıyor. “Erkekler kadının değerini bilemez, Firdevs. Kendi değerini belirleyen kadındır.” Bazen öyle bir coğrafyada yaşarsın ki kendi değerini de kaderini de belirleme şansı vermezler insana. Yazar Nevâl El-Seddavi de öyle bir coğrafyada gözlerini açıyor dünyaya. Kadınların durumu ve toplumsal cinsiyet konusundaki düşünceleri nedeniyle cezaevine konuyor hükümet tarafından. “Kadınım” diyemiyor yaşadığı toplumda. Çünkü kadınsan küçük yaşta eğitim hakkın elinden alınıyor, kadınsan boğazında kaç lokma olduğu sayılıyor, kadınsan deden bileceğin bir adamın bilmem kaçıncı eşi oluyorsun, kadınsan cezaevine konuyorsun ve kadınsan “sünnet” ettiriliyorsun. Evet yanlış duymadınız, sünnet! Tıpkı hikayemizin başkahramanı Firdevs’e yapıldığı gibi! “Bu kadının canının istediğini yapma, istediğini yapmama özgürlüğü vardı.” Sahi var mıydı? “Bu kadının gözlerine hiç ışık değmemiş gibiydi, günün en ışıklı, güneşin en parlak olduğu zaman bile.” “Ey kadın! Hissetmiyor musun! Sepetindeki yükün çok ağır Dudaklarınsa çok yorgun,” diyor Rabindranath Tagore ve Firdevs “Neden hiçbir şey hissetmiyorum.” Öyle şeyler yaşatıyor ki hayat artık hissizleşiyorsun. “Hiçbir şey umut etmeyecektir artık,
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
müberra
Listemize bir yenisi daha eklendi diyelim.