müberra

müberra
Ne der Cemil Meriç: Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim...
Hiç­bir insani şey, uğrunda büyük gayrete değmez.
Sayfa 119 - Türkiye İş Bankası, Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi, 5. Baskı, Kasım 2008.·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Eee yaniii
...kitaplarına dokunmaya cesaret edenin vay haline!
Sayfa 59 - Can Sanat Yayınları 1. Basım 2013·Kitabı okudu
Alıntı
Hiçbir çağda, kötülük bugünkü gibi örgütlenmedi ve güçlü olmadı.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Alıntı
Kadın
9/10
·112 syf.··
2024 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 17:00
“Hepsini bilirim. Hangisi başladı? Baban mı ağabeyin mi? Yoksa amcalarından biri mi?” Gerçek bir kadının “öyküsü”. Bir kadın ne kadar gerçek olabilirse o kadar gerçek bir kadının. Gerçek hayatta karşısına çıktığı insanların bir hayaletmiş gibi görmezden geldiği edebiyatta ise hayli ilgi çeken bir kadının öyküsü. İsmi Firdevs, okuma hayalleri olan bir kız çocuğu… Henüz oyuncaklarla oynayacağı yaşta başta ailesi olmak üzere içinde yaşadığı toplum oynuyor onunla. Yaşayanlar bilir, ilk darbe aileden gelince tutunduğu bütün dallar gevrek oluyor insanın. Neresinden tutunmaya çalışsa orasından kopuyor. Ama o inatla tutunmaya çalışıyor. “Erkekler kadının değerini bilemez, Firdevs. Kendi değerini belirleyen kadındır.” Bazen öyle bir coğrafyada yaşarsın ki kendi değerini de kaderini de belirleme şansı vermezler insana. Yazar Nevâl El-Seddavi de öyle bir coğrafyada gözlerini açıyor dünyaya. Kadınların durumu ve toplumsal cinsiyet konusundaki düşünceleri nedeniyle cezaevine konuyor hükümet tarafından. “Kadınım” diyemiyor yaşadığı toplumda. Çünkü kadınsan küçük yaşta eğitim hakkın elinden alınıyor, kadınsan boğazında kaç lokma olduğu sayılıyor, kadınsan deden bileceğin bir adamın bilmem kaçıncı eşi oluyorsun, kadınsan cezaevine konuyorsun ve kadınsan “sünnet” ettiriliyorsun. Evet yanlış duymadınız, sünnet! Tıpkı hikayemizin başkahramanı Firdevs’e yapıldığı gibi! “Bu kadının canının istediğini yapma, istediğini yapmama özgürlüğü vardı.” Sahi var mıydı? “Bu kadının gözlerine hiç ışık değmemiş gibiydi, günün en ışıklı, güneşin en parlak olduğu zaman bile.” “Ey kadın! Hissetmiyor musun! Sepetindeki yükün çok ağır Dudaklarınsa çok yorgun,” diyor Rabindranath Tagore ve Firdevs “Neden hiçbir şey hissetmiyorum.” Öyle şeyler yaşatıyor ki hayat artık hissizleşiyorsun. “Hiçbir şey umut etmeyecektir artık,
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Reklam