"Nefret üç bardakta sunulan bir zehirdir. Birincisi, insanların arzuladıkları kişileri hor görmeleridir çünkü onları kendi ellerinde tutmak isterler. Hep kibirden! İkincisi, insanların anlamadıkları kişilerden tiksinmeleridir. Hep korkudan! Bir de üçüncü tür vardır o da insanların incittikleri kişilerden nefret etmeleri."
Sevgi, o akışkan doğası ve nehir gibi coşkun gücüyle, sınırları birbirinin içine geçiren bir şeydi sanki; üstelik bu öyle bir iç içe geçişti ki, sonunda insan kendi varlığının nerede bitip diğerininkinin nerede başladığını bilemez oluyordu.