Malma İstasyonuna doğru eden bir trenin,üç farklı kompartmanındayız.
Tedirgin ve oldukça huzursuz,gözlerini babasından bir an bile ayırmayan Harriet trenin en küçük yolcusu.Sessizce olan biteni gözlüyor.Oskar,başka bir kompartımanda eşiyle birlikte.Evlilikleri son zamanlarda kötü gidiyor.Eşiyle ilgili bilmediği şeyler olduğunun farkında.
Yana başka bir kompartımanda, babasının evinde bulduğu fotoğraf albümünden geçmişinin izlerini arıyor.
Aslında bu karakterler bir bütünün parçaları.Zamanla kompartmanlardaki yolcuların paydalarını eşitliyor yazar.
Zaman sıçramalarıyla bir oraya bir buraya, geçmişe ve geleceğe gidip geliyorsunuz.
Kitabın ilk çeyreğinde hikayenin ana hatları zihninizde oluşuyor.Son istasyona doğru ise boşlukları doldurarak ilerliyorsunuz.Bütün bir araya geldiğinde romanın melankolik havası anlam buluyor.
Bu sahneyi neden yazdın ya da bu karakterden neden bahsetmedin diye sorgulasam da yazarı,Hayatta Kalanlar’ı bu ay içinde okuyacağımı bilmenizi isterim.
Sevgi ve muhabbetle...