"I had a dre-am, and I met with a king. I sold crystal and crossed the desert. And, because the tribes declared war, I went to the well, seeking the alchemist. So, I love you be-cause the entire universe conspired to help me find you."
Geç gelen kişinin mazeret öne sürmesi değil özür dilemesi gerekir; tek taraflı aşk için tarot değil cesaret gerekir; yalnız adam için dayanma gücü değil samimi biri gerekir.
Ssu-ki Han-şu Kam-mo Li-tai-kişu
Her halde Teoman’ın bir büyük oğlu vardı. Vefatından sonra imparatorluk buna geçecekti. Mete (Me-tê) ismindeki bu genç prens pederinin sarayında rahat rahat yaşıyordu. Bir kadın babasıyla aralarını bozdu. (53. Dipnot : Tan-Ju’ların zevceleri imparatoriçeler “ Yen-şi” namını taşırlardı.) Teoman’ın bir karısı hükümdarlık tacını büyük oğlundan alarak kendi çocuğunun başına geçirmek istiyordu. Teoman sevdiği bu kadının ısrarına dayanacak derecede metaner göstermedi. Mete’yi hükümranlık hakkından mahrum ederek saraydan uzaklaştırıldı. Yue-şi denilen komşu kavimlerin nezdine rehine oalrak gönderdi. Bu barbarlara oğlunu öldürtmek için savaş ilan etti. Yue-şilerin, oğlundan intikamlarını alacaklarını zannediyordu. Fakat asıl kendisi zarar-dide oldu. Hakikaten Teoman tarafından mağlup edilen Yue-şi Tatarları öldürmek için Mete’yi aradılar. Fakat aleyhinde hazırlanan felaketten vaktinde haberdar olabilirmiş olan Mete derhal firar etti, pederinin ülkesine girdi. Şiddetli bir intikam hissine kendini kaptırarak bir takım tecavüzlere kalktı ki muvaffakıyet, bunun hatırasını insanların hafızalarından silmiştir. Mete adeta Hun İmparatorluğu’nu kurmuş bir kahraman addedilmektedir.
Ssu-ki Han-şu Ven-hien Tum-kao Li-tai-kişu
Cesareti hasebiyle halk tarafından tanınan ve sevilen Mete on bin süvariden mürekkep bir ordu teşkiline muvaffak oldu. Hukukunu talep etmek için bu ordunun başına geçti. Müverrihler Mete’nin bir nevi ok icad ettiğini ve buna “tanınan ok” [çınlayan ok] namını verdiğini söylüyorlar. Süvarilerini ilk önce bu okları kuşlara attırarak talim ettirdi. Sonra rast geldikleri en güzel beygirlere atmağa başladılar. İsabet ettirmenin cezası idam idi. Mete, askerlerinin cesaretinden ve sadakatinden emin olmak için en çok en çok sevdikleri
Hunların Türklerin Moğolların ve Daha Sair Batı Tatarların Tarih-i Umumisi 1.2.3 1/3, 53. Dipnot, Çeviren Hüseyin Cahit Yalçın Ötüken İstanbul 3. Basım 2021.·Kitabı okuyor
the old pull, the tide drawing me back in. i kept getting caught in this current—first love, i mean. first love kept making me come back to this, to him. he still took my breath away, just being near him.