Mehmet

Mehmet
@mehmetbhs
Not defteri 🫆 Yalan sözlerle Allah’a iftira edenden veya O’nun âyetlerini yalan sayandan daha zalimi kimdir? Şüphe yok ki zalimler kurtuluşa eremezler.
Mektep.
Türkiye'mizde Mektepler elli yıldan beri bir nevi fabrikasyon suretinde vasıfsız adam yetiştirme hususunda birbirleriyle yarış halindedirler. Bu yönde her nesil, bir evvelkinden daha da kifayetsiz olarak hayata atılmaktadır.
Sayfa 26 - Sebil·Kitabı okuyor
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çile
Ensemin örsünde bir demir balyoz, Kapandım yatağa son çâre diye. Bir kanlı şafakta, bana çil horoz, Yepyeni bir dünyâ etti hediye. Bu nasıl bir dünyâ, hikâyesi zor; Mekânı bir satıh, zamânı vehim. Bütün bir kâinat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim. Nesin sen, hakîkat olsan da çekil! Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam! Otursun yerine bende her şekil; Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!
Sayfa 294·Kitabı okuyor
Alıntı
Sır
İbn Arabî, insan benliğinin ve Allah'ın mutlak bilgisine sahip olduğunu iddia eden herkesten doğası gereği şüphe duyardı. Bu konular, eserlerinde tekrar tekrar "sahilsiz okyanus" olarak nitelendirilmiştir. İnsan benliğinin gizemi, Allah'ın insana kendi ruhundan üflemiş olmasında temellenir. İbn Arabî, Allah'a ve O'nun zatının mahiyete dair mutlak bilginin insan aklının sınırlarını aştığını öğretmiştir. Çünkü Tanrı her yaratılmışta, her yüzde, her nefeste tecelli etse de aynı zamanda da "El-Bâtın"dır, yani "Gayb❞dır. Başka bir deyişle İbn Arabî, Allah'ın her şeyde kendini açığa vurduğunu, fakat yine de gizli kaldığını savunur. O'nun kudreti buna yeter.
Sayfa 43 - Ketebe·Kitabı okuyor
Din
Nazar
"Nazar" -Arapçada bakış, görüş, vizyon anlamına gelir- İslam kültürlerinde ve toplumlarında düşünce ve tefekkürün eşanlamlısı olarak da kullanılmıştır. İbn Arabî'nin eserlerinde analitik düşünürler ve filozoflar topluca "Bakış Ehli" (ashâbu'nnazar) diye anılır. Ne var ki pek çok sufi, nazardan kuşku duymuştur. Görünür dünyadan nefret etmişlerdir; çünkü onun çürüklüğü ve pisliği, sâliklerin yükselişine engel olur. İbn Arabî'nin karşılaştığı bazı sufiler ise bu görüşü paylaşmıyordu: Onlar gözlerini Allah'a yaklaşmak için kullanıyor, O'nun varlığını yapraklarda, dalgalarda ve yerdeki solucanların hareketlerinde bile görüyorlardı. [127) Sâlik, solucanları ve dalgaları görebilmek için ışığa ihtiyaç duyar. Bu nedenle bilinçli bir tercihle uyanık kalır ve gecenin karanlığını karşılar. Başka bir deyişle, gece insana yapraklardan, solucanlardan ve dalgalardan çok daha fazla şey öğretebilir; işte buna inanmak lazımdır.
Sayfa 42 - ketebe·Kitabı okuyor
Din
Gece
İbn Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyyesinin 41. bölümü, Allah'ın Gece Ehli'ni dünyadan gizlemek için geceyi yarattığını açıkça ortaya koyar. Ardından gelen ilahi keşifler, İbn Arabi'yi akşamın feleklerin dönüşünün bir sonucu olduğu kanaatine götürmüştür.
Sayfa 38 - ketebe·Kitabı okuyor
Din