1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik döneminde ölüyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl önce hayatınızı kaybediyorsunuz. Ardından üç küçük kız kardeşi toplama kamplarında ölüyor. Sürekli hikayeye ilgi duyuyorsunuz ve en sevdiğiniz yazar Fransız romancı Gustave Flaubert.
Tıpkı Tolstoy ve Dostoyevski'de olduğu gibi, tip itibariyle çelimsiz ve çirkin birisiniz, bir Maksim Gorki değilsiniz mesela. Babanızla ilişkiniz oldukça karışık. Mutsuz ev yaşantısına rağmen 31 yaşına kadar ebeveynlerinizle yaşamaya devam ediyorsunuz. 36 yaşınızdayken ilişkinize ilişkin duygularınızı açıklığa kavuşturmaya ve kişiliğinizi ileri sürmeye çalışan babanıza 100'den fazla sayfalık uzun bir mektup yazıyorsunuz. Romantik hayatınız ünlü olmasına rağmen, güvensizlikleriniz, nevrozlarınız, ve samimiyet korkunuz insanlarla ilişkilerinizi üstlenmesini zorlaştırıyor. Hiç evlenmediniz fakat hayatınızda üç farklı kadın (Felice, Dora, Milena) oldu. Hatta birisiyle (Felice) 2 kez nişanlandınız ama olmadı. Ardından evli bir kadına aşık oldunuz. (Milena) İki yıl mektuplaştınız ardınan Polonyalı birisiyle nişanlandınız.(Dora) Onunla ciddisiniz. Hatta Filistin'de bir restoran açıp oranın başgarsonu olmayı, nişanlınızın da aşçı olmasını planlıyorsunuz lakin hastalığınız buna izin vermiyor. Yaşadığınız dönemde araf'ta kalmış birisiniz. Almanca konuştuğunuz için Çekler; Yahudi olduğunuz için Almanlar sizden pek haz etmiyor. Haliyle yaşadığınız dönemde yalnızlığa mahkum olmanızın temelinde bu da etkili oluyor. Tüberküloza yakalanıp ölümünüzün yaklaştığı sırada arkadaşınızı (Max Brod) yayınlanmamış tüm edebi eserlerini yakmaya çağırıyorsunuz:
"Sevgili