Herkes içtenliğini başka bir zamana saklıyormuş da sanki burada kendisine özel bir kimlik oluşturuyordu. Bunları bile bile herhangi biriyle görüşmek, ondan birtakım itiraflar dinlemek, her şeyin, sözlerin, davranışların, sesin, evet sesin bile yapmacıklığını, her türlü davranışın seçkin görünmek sevdasıyla yapılan hareketler olduğunu sezdikçe iğrenme duygusu artmış yemeğini yer yemez balkonun bir köşesine çekilmeye başlamıştı. Aslında bu davranış tarzı da yaşadığı zamanın belli bir tabakasına göre alışılmış tavırlardı; ama artık o bunları kabullenmek istemiyordu.
elinden geldiğince uzun ve yorucu günler geçirerek aydınlık gecelerin sessizliğinde çığlık atan bütün o düşüncelerle uyanık yatmaktan kurtulmaya çalıştı..