Zaten bu şehirde, beni tanımış olan insanların hiçbirini görmek istemiyordum. Onlar bana eskiyi hatırlatacaktı. Yüzleri beni bir sirk hayvanı gibi seyredecekti. Sorular soracaklar, neler yaptığımı öğrenmeye çalışacaklar ve beni, içimdeki melankolik canavarları uyandırmaya zorlayacaklardı. Yaşadığım ve yaşattığım acılar, onların birkaç dakikalık sohbet konusu olacaktı. Hayır, eski tanıdıklarımı görmek istemiyordum.
Dışarıdan bakınca neşeyle gülümseyip başkalarını da neşelendiriyor gibi görünüyordum ama aslında melankolik bir ruha sahiptim.
Sayfa 35 - Kapra·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Unutmaya fırsat vermiyor zaten melankolik ruhum
Ufacık bir parçası olduğun evrenin, sana sadece kısacık bir ânı bahşedilmiş zamanın bütünlüğünü ve payına düşen yazgıdaki rolünü asla unutma.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
İyimser bir insanın kanı (Latince sanguis) fazladır ve sıcak kalpli, neşeli, iyimser ve güvenlidir ama bencil olabilir. Soğukkanlı birinin balgamı (Yunanca phlegmatikós) boldur ve sessiz, kibar, serinkanlı, akılcı ve tutarlıdır ama yavaş ve utangaç olabilir. Sinirli birinin saf-rası (Yunanca khóle) safrası boldur ve kişiliği ise ateşlidir; aşırı öd salgısından muzdariptir. Son olarak melankolik birinin (Yunanca melas khóle) kara safra salgısının fazlalı-ğından muzdariptir, çoğunlukla üzüntü ve korkuların eşlik ettiği şiirsel ve sanatsal yönü ağır basar
Dışarıdan bakınca neşeyle gülümseyip başkalarını da neşelendiriyor gibi görünüyordum ama aslında melankolik bir ruha sahiptim.
Akşam oluyor. Martılar akın akın kayalara dönüyorlar. Karabataklar kayaların üstünde şair; melankolik batıyı seyrediyor. Tek balıkçıl kuşu tek ayağının üstünde müteahhit krallığını seyreder gibi şahane düşünüyor...
Sayfa 34·Kitabı okudu