seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben....ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken. sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterirdim bir özür, bir bağışlanma umuduyla.
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine. Gökkuşağının altından geçen çocukların şımarıklığıydı, kâküllerini her araladığımda gövdemdeki ürperti. Ağzımdaki meneviş sendin insanlara şiirler okurken. Bütün öksüzlerin kederiyle baktım yüzüne, ne zaman geleceği düşündüysem. Bir haksızlığı haykıran herkese senin soluğunu verdim. Bütün hapislerin penceresi yaptım seni. Sonra tuttum kenar mahallelerin yalnızlığını gösterdim, bir özür, bir bağışlanma umuduyla. Kirpiklerinin ömrüme açtığı yolda yaptım bütün kavgalarımı. Söze inandım, gövdene ondan çok. Dönüp dönüp sana
geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu. Alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca.
Hatunumun gözleri eladır da
içinde hareler var yeşil yeşil:
alon varak üstüne yeşil yeşil meneviş.
Kardeşlerim, bu ne biçim iş,
şu dokuz yıldır eli elime değmeden
ben hurda ihtiyarladım
o orda.
Kalın, beyaz boynu kınşan kızım,
imkansızdır ihtiyarlamamız bizim,
etin gevşemesine bir başka tabir gerek,
zira ki ihtiyarlamak:
kendinden başka hiç kimseyi sevmemek demek.
Al götür ne varsa gelirken getirdiğin
Yarama bastığın tuz, gözümdeki meneviş
Ağzımda esen serinlik, göğsüme akan ırmak
Beni kuyulardan alıp sokaklara salan
Ucunda yedi renkli çıngıraklar sallanan
Yaşama sevinci denilen o zincir
Boğazıma oturdu darala darala
Al götür, al götür ağır bağışını
Beni dünyalar dolu yalnızlığım ışıtır
”Işık,” dedi Meneviş. Sesi çok daha güçsüz çıkıyordu.” Ruhumu, tam da yolun sonuna gelmişken tekrar 11 yaşına döndürdüğün için teşekkürler! Dilerim bir gezegen keşfedersin. Ama şunu unutma: asıl keşfetmen gereken şeyler o kadar uzakta değil, hep etrafındadır. “