Geri Bildirim
Adı:
Nazım İle Piraye
Alt başlık:
Mektuplar 1
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
335
ISBN:
9789754180114
Yayınevi:
Adam Yayınları
Hatçem, Sağ selim Bursa'ya ulaştık. Rahatımız iyicedir. Mahkemenin ne zaman başlayacağı daha belli değil. Bu da tabii, Çünkü buraya geleli daha 24 saat bile olmadı. Aramıza dağlar denizler girdikten sonra hasret ve görecelik bir kat değil, kat kat arttı. Tez kavuşsak derim. Sen de öyle dersin, bilirim. Ama bakalım hadisat ne der' Hapishane penceresinden, yığın yığın yeşillikler arkasında Bursa'nın beyazlıklar ve keşişin dumanlara karışan etekleri görünüyor. Ben seni düşünüyorum. Senin çocukluğun bu yeşillikler arasında, bu kocaman, karlı dağın yamacında geçmiş. Ne tuhaf şey değil mi' senin en güzel günlerinin geçtiği bu gök altında benim şimdi, bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen saatlerim uzayıp gidiyor... Her ne hal ise geç şimdi bunları... Hiç olmazsa haftada bir bana mektup göndermeyi unutma! İhmal etme! Memet, annen, Selma, Fahamet, Vedat canım ne alemde'.. Hepsinin gözlerinden ve ellerinden öperim. Samiye'yi, Seyda'yı görürsen selamlarımı ve öpüşlerimi söylersin... Halalarımın ellerinden pus ederim. Sana gelince... Kavuşalım dedim, kavuşalım tezden..
Nazım ne de güzel sevmiş...
Özgürlüğünün çalındığı dört duvar arasında bile memleketine, sevdiğine, çocuklara, gökyüzüne olan sevgisini ve ümidini hiç kaybetmemiş...

Ağızdan ağıza yayılan aşk hikayeleri vardır. Küçüklüğümüzden beri düşmez hikayelerden.
Çocuklarına bu aşıkların isimlerini koyanlar olur. Belki aşklarını sevdiklerinden belki de çocuklarının da aşklarının büyük olmasını dilediklerinden.
Kültürümüz, karakterimiz gereği çok bağlıyız duygulara, aşka, umuda, sevgiye, şevkate, en imkansız görüneni bile oldurmaya çalışmaya. Bu yüzdendir belki şairlerimizin çok sayıda olması. Fakat bir ayrıntı daha var gözden kaçırılan. Çoğu şair’i şair yapan kavuşamadığı aşklardı. Aşkların ulaşılmazlığını kağıda döktü onlar. Ekmeğini hüzünden çıkardılar. Sabır ve sebat ile.
Bu kitaptan önce ela gözlü pars celileyi okumuştum. Celile Nazımın annesidir. Çok güzel bir kitaptı. Daha sonra nazım hikmetin hikayesini merak ettim ve 'nazım ile piraye' aşkını okudum( kitap bu değildi ama tuna serimin kaleminden bir kitaptı burada onu göremedim). Gözyaşlarımı tutamamıştım. Dönemin ağır şartlarının siyasetin acı yüzünün ve tabikide nazımın aşklarının anlatıldığı bir eserdir. Zaman zaman nazım hikmete çok kızmışımdır. İnsan birini severken başka birinede arzu duyarmıydı? Belkide onun sanatçı ruhu, şairliğiydi onu başka aşklara iten. Her kadında bir ilham bulması; ona heyecanı, arzuyu keşfetme duygusunu yaşatıyordu. Kadınları değil de bunu seviyordu bilemeyiz. Aşık olduğu kadınların hepside nazımdan sonra bir başkasıyla evlenmemişler. Nasıl bir iz bıraktıysa kadınlarda. Okumanızı yürekten tavsiye ediyorum. Ve ayrıca bir kadının (piraye) sevdiği erkek için nelere katlandığını görmekteyiz.

Benzer kitaplar

"Ne güzel şey hatırlamak seni
Ölüm ve zafer haberleri için de
Hapiste ve yaşım kırkı geçmişken..."
Nazım gibi sevmek keşke hepimiz öyle temiz öyle güzel sevsek... O değilde böyle yazarlar keşke hiç gitmese çünkü biz temiz sevmeyi bilmiyoruz!
ekmek paylaşılır, dostlar paylaşılır, her şey paylaşılır da; yârin alnındaki ter, göğsündeki huzur, avucundaki sıcaklık paylaşılmaz..
Güneş bir gün herkese eşit doğacak,
Ama o günü goremesekde,
Bir umuttur yaşamak.
__Nazım Hikmet__
"Piraye'ye yıllarca Nazım'ı bekletip, Nazım'ı Vera'ya yar eden dünya değil misin?"
Ben o yazdıklarımı ancak sana yazabilirdim.
Çünkü şu kainat denen nesnenin içinde,
üstüne en çok titrediğim insan kalbi senin göğsündekidir.
Yüreğinde gizleyip elde kalabilen şey:
Sevmek, düşünmek ve anlamak.
Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 39 - ADAM YAYlNLARI

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nazım İle Piraye
Alt başlık:
Mektuplar 1
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
335
ISBN:
9789754180114
Yayınevi:
Adam Yayınları
Hatçem, Sağ selim Bursa'ya ulaştık. Rahatımız iyicedir. Mahkemenin ne zaman başlayacağı daha belli değil. Bu da tabii, Çünkü buraya geleli daha 24 saat bile olmadı. Aramıza dağlar denizler girdikten sonra hasret ve görecelik bir kat değil, kat kat arttı. Tez kavuşsak derim. Sen de öyle dersin, bilirim. Ama bakalım hadisat ne der' Hapishane penceresinden, yığın yığın yeşillikler arkasında Bursa'nın beyazlıklar ve keşişin dumanlara karışan etekleri görünüyor. Ben seni düşünüyorum. Senin çocukluğun bu yeşillikler arasında, bu kocaman, karlı dağın yamacında geçmiş. Ne tuhaf şey değil mi' senin en güzel günlerinin geçtiği bu gök altında benim şimdi, bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen saatlerim uzayıp gidiyor... Her ne hal ise geç şimdi bunları... Hiç olmazsa haftada bir bana mektup göndermeyi unutma! İhmal etme! Memet, annen, Selma, Fahamet, Vedat canım ne alemde'.. Hepsinin gözlerinden ve ellerinden öperim. Samiye'yi, Seyda'yı görürsen selamlarımı ve öpüşlerimi söylersin... Halalarımın ellerinden pus ederim. Sana gelince... Kavuşalım dedim, kavuşalım tezden..

Kitabı okuyanlar 100 okur

  • Tuba A.
  • Elif
  • ya sen kimsin
  • Emrah Ergin
  • Erhan Kaştan
  • eylül ergün
  • B A Y T A R
  • Dr.Okur
  • Emine Yılmaz
  • Gizem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.7
25-34 Yaş
%27.6
35-44 Yaş
%32.8
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.6
Erkek
%36.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.5 (13)
9
%8.7 (2)
8
%17.4 (4)
7
%8.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%8.7 (2)