camus

Bir Yumruk Davası
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 21:33
Almanya'da yaptığı konuşmanın bir gazeteci tarafından yanlı ve yanlış yansıtması sonucu başlayan yargılamaya sürecini, yargılama sürecinin sonuna ve kitabı yazmayı düşündüğü ana kadar uzayan kısmi biyografi kitabı diyebilirim. Yargılama sürecinde yaşadığı psikolojik ve fiziksel şiddet bir başka değimle işkenceleri net bir şekilde gözler önüne sermiş Tarık Akan. Yargılama süreci, 2'ye 3 metre veya 4'e 4 metrelik hücrelerin içinde geçirdiği bi süreç. Hücreler, kimi zaman kişi sayısının çokluğundan oturacak yerin olmaması ve havasızlıktan tek donla oturdukları, kimi zaman ise kendi yalnızlığının oluşturduğu delirme hissini oluşturan yer oluyor. Hangi zorbalığı anlatayım da bütün yaşadığı zorbalıkları anlaşılır kılayım? Duydukları işkence seslerini mi, bitle pireyle bedenlerinin verdiği savaşı mı, açlık, susuzluk, havasızlık, tuvalet sıkıntılarını mı anlatayım? Hangisini anlatmalı? Ben ifade edemiyorum yaşadığını, (onların) yaşadıklarını. Ama Tarık Akan'ın anlatımı okudukça okutturuyor, hayran bırakıyor kendine. Bir cümle önce acı hissederken, bir cümle sonra kahkaha attırabilmek, hele de böyle bir süreci anlatırken yapabilmek mest ettiriyor. Bunun yanında yargılama sürecinden önce çekimi biten Türkiye'nin film tarihinde ilk Cannes Festivali film yarışmasına giren ve ödül kazanan 'Yol' filminin perde arkasından da ayrıntılı bir şekilde bahsetmiş.'Yol' filmine değinmişken Yılmaz Güney'den bahsetmemek olmaz demiş Yılmaz Güneyden de bahsetmiş. Bunun yanında tutuksuz yargılandığı sürede oynadığı 'Delikan', 'Herhangi Bir Kadın' ve çekimi sansür yemiş 'Dağ' filminden de bahsetmiş. Bu bölümleri yer vermesi daha mutlu etti. Bir başkadır şimdi Tarık Akan filmleri. Bir de bu kitaptan sonra izlemeli filmlerini. Umarım okur, okutursunuz. İyi okumalar:))
Edebiyat
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20177,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Mahmut Makal ‘ın Bizim Köy kitabı tek bir oturuşta yazılan kitaplardan değildir. Öğretmenlik yaptığı dönemde Varlık dergisine yazdığı kısa yazıların derlenmiş halidir. Yazılarında ( yazılarında diyorum çünkü Mahmut Makal yazdıklarını hikaye olarak değerlendirmiyor. Bunun nedeni gerçek yaşamdan olan olayları aktardığı için.) köylülerin Cumhuriyet Döneminin getirdiği yeniliklere bakış açısını dile getirmekte. Yaşadığı gerçeklere toplumsal durumun ışık kaynağı olmayı amaçlamış. Bunu yaparken de yakınarak, isyan ederek yapmaz. Olayı ve köylünün olaya bakışını objektif bir şekilde gözler önüne serer. Varlık dergisinde yazılan yazıları kitapta “Geçim Derdi, Köy Yaşamından Sahneler, İnanışlar, Okul ve Okuma “ başlıkları altında ele alınmış. Bu başlık altında köy yaşamına eleştirel bakış açısıyla bakmış. Bu eleştirileri o köy yaşamında olup nasıl yapabildiği beni en şaşırtan şeylerden biri. Bir olayın içinde olup ona objektif bir şekilde yeni bir bakış açısı getirmek zor. Şu dönemde o an düşündüğü, eleştirdiği konular benim şuan sahip olduğum, bana öğretilen şeyler. “ Nasıl olurda kendi kendine var olan olayın nedenini sorgulayıp yanlış olduğu kanısına varabilir?” okurken hep kafamda bu soru oluştu. Burada onun sorgulamasını yanlış bulmuyorum. O dönemde bu kadar açık görüşlü olmasına şaşırıyorum. Doğruyu yanlışı fark etmesine hayret ediyorum. Mahmut Makal köydeki insanların amacının hayatta kalmak üzerine kurulu olduğunu dile getiriyor. Evler yağmurda yıkılıyor, yiyecek ekmek yok, üç ay önce yapılmış ekmek ıslatılarak yeniyor, yakacak yok, köylü öküzün götünden düşen tezek için kavga ediyor. Çünkü o tezek ile ısınıyor, onu yakıyor, yemek yaparken onu kullanıyorlar. Yemekten kasıtta ele ne geçerse o. Giyecek yok, on yıllık pantolon gocuk giyecek olarak giyilir. Tüm bunlar
Eğitim
Bizim KöyMahmut Makal · Literatür Yayıncılık Dağıtım · 20241,572 okunma
Tek olgu, üç bakış açısı
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2020 17:53
Tek olgu, üç bakış açısı: bu incelemeye verebileceğim en güzel başlık bu olabilir. Bir tek ediliş ardında kalanlar ve terk edenin durumunun gözler önüne serildiği bir olay dizisi. Olayın hem kocası tarafından terk edilen kadın gözünden hem terk eden adamın gözünden hem de bu olaylara şahit olan ve olayların kötü sonuçlarına istemeden maruz kalan çocuklar gözünden görüyoruz. Bu olayın gerçekleşmesine sebep olan altında yatan sebepleri ve bu olayla karlışan kadın kahramanımızın verdiği fevri, asabi tepkilerin sebebini üç ayrı bakış açısıyla çok güzel aktarılmış. Bu kitapta kendimi bulmama sebep olan önemli etken yaşanılan olayların kişiler üzerinde travma oluşmasına sebep olması ve bunun sonraki kuşaklara aktarılması oldu. Benim de kişilerin olaylara, kişiye veya duruma verdikleri tepkinin hem yaşadıkları aile içinden hem de ailenin kuşaklar öncesi yaşamış olduğu travmaların etkisinin olduğunu düşünmem oldu. Eğer sizde kendinizi dışardan görmek ve ailenizin veya karşınızda bulanan herhangi birinin gözünden olayların nasıl yaşandığını, hissetiklerini öğrenmek ve farkındalık yaşamak istiyorsanız okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan biri bu kitaptır. Olgulara karşı duruşunuz aileniz yanılsamasıdır. İyi okumalar.
Edebiyat
BağlarDomenico Starnone · Yüz Kitap · 20181,132 okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2019 18:43
ah Berger , ah Berger ! Yazar nasıl da bütün insanlık suçlarımız üstüne atmış . Nasıl da acımamış sana , nasıl da o küçük bedeninle kaldıramayacığını düşünememiş . Yaptığın eylemleri nasıl da kötü göstermiş de sadece insanların yorumuna bırakmış senin eylemlerini . Neden açık açık dememiş ki Berger'in içinde bulunduğu ruh haline göre eylemlerini yorumlayın . Neden açık açık dememiş ki Viyana 'nın bir suçu yok . Kötü olan Viyana değildi bakan kişinin ruh halindeydi .
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2019 14:02
bu kitap bir zamanlar kurduğum şu cümleyi hatırlatıyor bana ' insaların üçüncü bir karakteri olursa çift karakterli olur çünkü herkese gösterdiklerinin dışında sakladıkları bir karakter vardır içlerinde buna bi üçüncüsü eklenirse ancak o zaman çift karakterden söz edebiliriz '
Dr. Jekyll ile Bay HydeRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,2bin okunma