Yeni Türkiye'nin kurucusu Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu aleyhinde hudûdu aşan yazıları gördükten sonra, bu İmparatorluğun büyüklüğünü belirtmek ve ona gereken saygıyı diriltmek için Profesör Afet İnan'a bir konferans hazırlatmıştı. Ertuğrul'un Hatıra Defterine Afet İnan da şunları yazmış: "Büyük Türk - Osmanlı Devletinin kurucusunun öncüsü olan aziz, ulu Türk, Ertuğrul Gazi'yi rahmetle anarım."
128. Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
12. Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
11. Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir
Buna çok hayret eden Viyana'lı ünlü boşanma avukatı Dr. Werner Sporn şöyle der: "En çok dikkatimi çeken şey, evliliklerin çoğunun, sınırsız bir iyimserlik içinde ömür boyu süreceğine inanılarak kurulmasıdır. Oysa birşeylerin ters gidebileceği hiç akla gelmemektedir."