Türkiye diyordu (…) nedir Türkiye?
İçinden kara tren geçen kartpostallardır. Geyikli kilimlerin asıldığı odalardır. Mevlit ve Yasin okunan, üzerine limonata içilen evlerdir. Mevlânâ'nın Mesnevî'sidir Türkiye. Şeyh Harakanî'nin mezarının olduğu topraktır. Saçları üç numaraya vurulmuş arasta işçilerinin efkârıdır Türkiye.
Nedir? Neşet Ertaş'ın "Kaşların karasına Leyla" dediği o ablamızdır Türkiye. Nedir? Sezai Karakoç'un inadıdır, o inatta biriken sabrıdır. Yunus Emre'nin ayağını bastığı yerdir Türkiye. Şair Leyla Hanım’ın hüznüdür. Süleymaniye'yi görebildiğin her pencere önüdür. Niyazi Mısri'nin "Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş”demesidir..(…) Kerkük türküleridir Türkiye. Burma bileziklerdir. Pilavı ekmekle yiyen mahzun üniversitelilerdir. Refik Halit Karay'ın efkârlı kitaplarıdır Türkiye. Kız kaçıran eski dostlardır. Devran eden dervişlerdir. Necip Fazıl'ın Çile'sidir Türkiye…
Sayfa 131 - Sahi Kitap , 1. Baskı ,Nisan 2026