Türkçülükte İnanç
«Atsız'ın Türkçülükten bahsederken sıklıkla “inanç” gösterenine başvurması, mevlit gibi İslâm'ın kültürleşmiş, millileşmiş sembolleri hususunda hassasiyet göstermesi boşuna değildir. Milli ülkü “kahramanlar ve şehitler” isteyen bir dindir. Türkçülük, “din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir.” Hatta bir cennet beklentisi olmaksızın “kendini yok etmek düşüncesi” olduğu için “dinden de üstündür.»
Sayfa 145 - Altıncı Bölüm - Ölüm, Savaş, Görev·Kitabı okudu
16 Mayıs'ta iktidar olan DP, 16 Haziran'da Arapça ezan yasağını kaldırır, radyoda dini yayınlar yapılmaya ve mevlit okunmaya başlar. Kuran kursları açılır, İlahiyat Fakülteleri kurulur, din dersleri müfredata girer, Osmanlı hanedanından kadın üyelere ülkeye giriş izni verilir, Alevi - Bektaşi tekkeleri dışındaki dergâhlar - tekkeler yeni bir yasal düzenleme ile açılır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Onda Halit Ziya'nın Nihal'inden, Vecihi Bey'in Mehcure'sinden, Şövalye Buridan'ın sevgilisinden ve tarih kitaplarında okuduğum Kleopatra'dan, hatta mevlit dinlerken tasavvur ettiğim, Muhammed'in annesi Âmine Hatun'dan birer parça vardı.
Sayfa 55·Kitabı okudu
kibir
Herkes muharebeden bir mari­fet ögrenerek dönmüştü. Terhis edilmiş askerlerin içinde, kara­ gözcüler, kuklacılar, hokkabazlar, fala bakanlar,türkü söyleyip oyun oynayanlar, mevlit mukabele, Kuran okuyanlar, öteberi alıp satanlar ve akıl almaz maceralar anlatanlar kıyamet gibiydi. Herkeste ölümü aldatıp geri dönmenin utanmaz kibiri, çılgın neşesi vardı.
Sayfa 171 - İthaki Yayınları,·Kitabı okuyor
Gazel for­mundaki mevlit ilahileri Türklerin Sünnilik yorumunu dünya­nın diğer Sünnilerinden ayırır. Bu müziğin formu Bizans'tan gelir ve tarafsız bir kulak Ortodoks ilahisiyle Müslüman ilahisi arasındaki benzerliği kavrar. Ayrıca cami mimarlığında Ro­ma'dan gelen kubbeli tarzın benimsenmesi Türklerin lslamını dikkate değer kılan başka bir özelliktir. Doğan Kuban'ın deyi­şiyle Osmanlı camileri El-Ezher'e değil Rönesans kilise mima­risine daha yakın durur; (1965: 19) ezan tüm lslam dünyasın­dan farklı olarak Bizans'tan gelen makamlara göre okunur, mevlit ise Ortodoks kilise ilahilerinin etkisini açıkça gösterir. Anadolu tarihindeki bu sentez fark edilmezse ne kentlerde­ki mimariye bir anlam verilebilir ne de Anadolu'nun kültürel mayası doğru teşhis edilebilir.
Türkiye diyordu (…) nedir Türkiye? İçinden kara tren geçen kartpostallardır. Geyikli kilimlerin asıldığı odalardır. Mevlit ve Yasin okunan, üzerine limonata içilen evlerdir. Mevlânâ'nın Mesnevî'sidir Türkiye. Şeyh Harakanî'nin mezarının olduğu topraktır. Saçları üç numaraya vurulmuş arasta işçilerinin efkârıdır Türkiye. Nedir? Neşet Ertaş'ın "Kaşların karasına Leyla" dediği o ablamızdır Türkiye. Nedir? Sezai Karakoç'un inadıdır, o inatta biriken sabrıdır. Yunus Emre'nin ayağını bastığı yerdir Türkiye. Şair Leyla Hanım’ın hüznüdür. Süleymaniye'yi görebildiğin her pencere önüdür. Niyazi Mısri'nin "Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş”demesidir..(…) Kerkük türküleridir Türkiye. Burma bileziklerdir. Pilavı ekmekle yiyen mahzun üniversitelilerdir. Refik Halit Karay'ın efkârlı kitaplarıdır Türkiye. Kız kaçıran eski dostlardır. Devran eden dervişlerdir. Necip Fazıl'ın Çile'sidir Türkiye…
Sayfa 131 - Sahi Kitap , 1. Baskı ,Nisan 2026