...kır cenazesi istiyorum ihtiyar, ve mezar taşıma şu cümleyi yaz; "beni yordun, kendin de yorgun gittin."
Şiir
#3 Kalp Köşesi;
Yokluğun mezar taşında renktir. Gülüşün masum güzlere denktir. Direnir yüreğim hazin rüyalara, bedenim kara toprakta cenktir.
Reklam
Bilinç altını sıfırlamak isteyen mezar ziyareti yapacak uzun bir süre .. sonra yeniden başlardınız 🫵
Mezarlıkta dolaşırken bir genç, gördü mezar kazıcısını . Gitti yanına selam verdi ve başladı sormaya: -Evet dayı, güzel bi ev yapıyorsun galiba ? Kaç saatte kazdın burayı dayı? -Burayı 40 dakikada kazdım ben . -40 dakikada MaşAllah sana Şimdi bunun misafiri hazır mı? Yolda mı? -Yolda . -Ölmek bile dert be dayı. -Dert... -Nasıl bir dünya? Sen şimdi cenaze geldiği zaman, böyle yapacaksın: Elini kaldıracaksın. Yeri hazır burdayım! Bu tarafa getirin , Şu tahtadan konağı yere doğru indirin. İki kişi iner o çukurdan içeri, Biri benim biri de yakınlarından biri . Gitmek istemez sanki Bakıverir ardına, İstemese bile geldi artık yeni yurduna. Beyaz bir kumaştan ibarettir kostümü Uçuşsun kürekler, örtüverin üstünü. Anne , Baba, kardeşlerim kim varsa geride kalan İşte gerçek yurdumuz ! Gerisi yalan...
Alıntı
Birine artık sadece 'cenaze' ya da 'mevta' demek ne kadar garip... İnsanın ismi bir anda siliniyor sanki. Onu orada, toprağın altında bırakıp arkana bakmadan eve geri dönmek... Hele o mezar taşında adının yazılı olması... Dede, sanırım hâlâ kabullenemiyorum. Zihnim ölümün geldiğini, bunun bir gerçek olduğunu biliyor ama yüreğim varlığına öyle bir alışmış ki... Bu yüzden kalbim bu yokluğu kabul etmek istemiyor.
Sevda hayatı bir çiçek bahçesidir ki buradan sadece bir seyirci gözüyle geçenlerde vardır, onlar da biraz ileride bir şey koparabilmek ümidiyle geçerler, geçerler, nihayet artık koparılamayacak bir şey kalmaz, geri dönmek de mümkün değildir, bunların mezar taşına "Yaşamadılar" sözü kazanılabilir. Halid Ziya Uşaklıgil Aşk-ı Memnu
Alıntı
Reklam
Reklam