Serinin 2. Kitabı
Puan vermedi·824 syf.··
2026 58. kitabı
Ali Ecevit Tarhan ondan 16 yılını çalan , ailesinin yıkılmasına sebep olan ve geleceğini bile etkileyen Akın ailesinden intikam almak ister. Ama ilk önceliği kardeşini bulmaktır. Kendisi 13 yıl hüküm yediği zaman babası yokluktan ölür ve geride iki yaşında kız kardeşi kalır ama hiç kimse o kıza ne olduğunu bilmez. Ne öldüğünü söyleyip bir mezar gösteren ne de yaşadığına dair bir ev gösteren hiç kimse yoktur. Bu işin peşine düşer ama bulduğu ipuçları ve bilgiler onu yine Akın ailesine getirir. Kendisine verdikleri zararın yetmemesi, kardeşine de sebep olmaları onu iyice nefret ve kin güdmeye götürür. Ama bu yolculuğunda istemediği ve kendini ne kadar geride tutsa da daha küçücük bir çocukken oyun arkadaşına karşı olan duyguları Firuze onunla kardeşini ararken gün yüzüne çıkar ve her geçen gün artar. Ecevit kardeşi ve aşkı arasında sıkışıp kalır çünkü ailesini dağıtan bir ailenin kızına aşık olması ailesine ihanet ettiğini düşündürür. Firuze'nin yaşadıkları, onsuzken kesmeye çalıştığı sayılı nefesleri, ailesinden gördüğü muamele ve Akın ailesine karşı olan nefretinin kendi nefretine eş olduğunu gördükçe duyguları önüne geçemediği ve artık bastıramadığı bir hal alır. "Haddini bilsin"... Bu kadar nefretle başladığı yolculuğunda kaderin onun için yazdığı satırları ne kadar zorlayacak bakalım... Ben olsam şunu yapardım dediğim bir sürü şey var ama bu kitabı okurken gereğinden fazla empati kurduğumu, evrene o kadar bağlandığımı fark ettim ki. Kitap Firuze'nin ağzından yazılıyor ama Firuze kendi duygularını ve kendini anlatmak yerine Ecevit'i o kadar iyi anlatıyor ki onun gözünden Ecevit'i okumak hiç bu kadar derin düşüncelere daldıran bir çift görmediğimi fark ettirdi... Babası yüzünden vatan haini damgası vurulan Ecevit'in gülüşünü ,vatan toprağına düşen ve halkı
Üzüm Buğusu 2 - EsaretDilan Durmaz · İndigo Kitap · 202649 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2026 118. kitabı
Dokuz bin yıl önce Anadolu’nun ortasında yükselen Çatalhöyük Kazıları, insanlık tarihinin en sıra dışı yaşamlarından birine tanıklık etse bu ne olurdu diye sorulsa, elbette ki konu Çatalhöyük olunca cevabı da sayısız olacaktır. Bir kazı sırasında ortaya çıkarılan bir mezar ise geçmişin derinliklerinden gelen unutulmuş bir hikayeyi gün yüzüne çıkarıyor kitabımızda. Toprağın altında bir kadın, kucağında sıvanmış bir erkek kafatası ve elinde anlamı çözülemeyen bir şeyle binlerce yıl sonrasına bir mesaj taşıyordu. Ama neydi? Kitabın dekoru binlerce yıl öncesine ait ve ilk sayfalardan itibaren çıkmak istemeyeceksiniz eminim. Biblu’nun yani bir kadının hikayesi bu. Çatalhöyük ile ilgili bilgi sahibi olduktan sonra kitabı okumak enfes bir tat. Binlerce yıl öncesinden gelen bir yaşam tarzı, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda bir çok fikir edeceğiniz ve belki de bugüne kadar konuyla ilgili bildiklerinizi altüst edecek detayların da olduğunu söylemeliyim. Hatta kitabın kapağını kapattıktan sonra kendi tahminlerinizi ister istemez yapacaksınız. Mezardan çıkan kadın ve onun üzerine yazılan bir hikaye oldukça etkileyiciydi. Kadının kucağından çıkan kafatası kime ait ve yakınlığı nedir diye düşünürken bir de leopar kemiği sizi epey uğraştıracak. Hayat insanı bazen başladığı yere getirir. İşte tam da böyle bir hikaye…
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 20265 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·120 syf.··
2026 92. kitabı
Yalnızlık Kime Benzer- Semih Gümüş Yalnızlığın resmini yapacak olsam...resme kabiliyetim yok ama düşsel resimlerini yapabilirdim sanırım... Üsküdar sahilinden Eminönü'ne dalıp giden bir gölge adam çizerdim mesela...elinde sönmeye yakın bir sigara..acelesiz...ayakta bir yalnızlık... Yürürken...eski bir mezarlığın yanından geçerken...eskimiş isimler, kurumuş kemikler, derviş ridasıyla serviler... sessizliğin örttüğü yaşanmışlıklar...şu eski mezar taşında heceleyerek okuduğum eski harfler...bir silik isim...kimsenin umrunda olmayan aşkları, hayal kırıklıkları...ne aidiyet ne illiyet...sadece yan yatmış bir mezar taşı...yanından geçip gidiyorum işte...yürürken yalnızlık... Kitaba gelemedim hala...kitaptaki...aşkta yalnızlık...evin önündeki bir çift ayakkabı bile yalnızlık işareti aslında... İkinci bir çiftin olmayışı....dokunduğunda çekilen bir ten...azap...tekil bir yalnızlık...yanındakine ulaşamamak...gözlerine bakarken bir aynada kaybolmak... Nietzsche'nin dediği gibi. Uzun süre bir uçuruma bakarsan uçurum da senin içine bakar...ama kitaptaki...yazar düşmek istedikçe kaçan bir uçurum... Yalnızlık çoğaltılamaz...aslında tekrarlanamaz da olsa gerek... çünkü her defasında aynı yalnızlığı yaşamaz insan... Ve Lâl...o karşılıksız uçurum...ismi ne güzel seçmiş yazar...lâl û ebkem...konuşmayan bir mihrap sevgili...ve işte yalnızlığın hâtimesi...kime benzer yalnızlık? Kafka kadar yalnız!!! Gerçekten o kadar yalnız mısınız? Kısa bir gülüş... Franz Kafka kadar yalnız....
Yalnızlık Kime BenzerSemih Gümüş · Can Yayınları · 2017150 okunma
Necip Mahfuz , Midak Sokağı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 27. kitabı
Necip Mahfuz , Midak Sokağı Nobel ödüllü (Nobel edebiyat ödülünü alan ilk ve tek Müslüman -Arap yazardır Mısırlı yazar Necip Mahfuz’un ikinci Dünya Savaşı sırasında Kahire’de Midak sokağı sakinleri arasında geçen toplumsal gerçeklik türünde yazdığı bir romandır. Necip Mahfuz ulusal solcu El-Akram gazetesinde 40 dile yakın yazı yazmıştır Romanlarında eserlerinde kahve kültürü önemli bir yer edinir Midak Sokağında da olaylar bir kahve etrafında şekillenir ki Necip mahfuzda sürekli gittiği iki kahve bulunmaktadır ve Necip mahfuz çok fazla gezmeyi sevmez kahire dışına da çıkmamıştır Kendisine Mısır’ın Balzac ı ve Mısır’ın Yaşar Kemal’i de denilmektedir Romanlarında genellikle sade bir dil kullanmıştır ağdalı dilden oldukça uzaktır Roman belli karakterleri odaklamak yerine sokakta yaşayan sokağın önde gelen tüm sakinlerine odaklanarak farklı bir deneyim sunar, bir nevi sokağı canlı bir organizmaya sokak sakin yerinde canlının uzuları gibi anlatmıştır. Kitabı okurken bir Kızılderili atasözü geldi aklıma” bir derede iki balık kavga ediyorsa oradan İngilizleri geçmiştir.” Savaş ve İngiliz askerlerinin varlığı babanın Oğla geçen geleneksel meslek anlayisini değersizleştirerek İngilizlere hizmet ederek daha iyi yaşam standartları sunarken onları köklerinden koparır İngilizlerin varlığı gençlerin batıya açılma isteği doğu batı çatışması beraberinde getirir yani gelenek ve medeniyetin çatışmasıdır, çünkü Midak sokağı sakinleri geleneksel yaşam biçimlerine bağlıdır ancak savaşın etkisiyle dış dünya sokan içine girer ve nüfuz eder bu da bir gerilime neden olur Kitapla işlenen diğer bir konuda sınıf atlama arzusudur kültürel uzlaşma karakterleri incelerken bunu daha net bir şekilde göreceğiz Kitap temel çatışmalar üzerinde kurulmuştur İnançlar ve kültürel uzlaşma Kanaat etme ve
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,766 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:28
#KitapYorum #CenkKayakuş #SonFiravun #KanonYayınları #Kitabaaşıkokumayasevdalı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan, Cenk Kayakuş'a ait "SON FİRAVUN" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Cenk Kayakuş kitaplarını okumak bana göre ayrıcalık. Öncesinde "KAYIP KITA", "UÇUŞ 345" isimli eserlerini okumuş çok beğenmiştim. İçimden de gizliden diğer kitaplara talibim düşüncesi altın yaldızlı hazine notluğuna okunmak üzere eklemiştim bile. Hepsinde heyecan, gizem, merak, adrenalin, gerilim tavan. Elinizdeki kitaplar bittiğinde, ne okurum derdi sarmışsa, sıkılıp bunaldıysanız, arayıştaysanız eğer zulanuzda Cenk Kayakuş kitapları varsa çok şanslısınız, kurtardınız günü diyebilirim. Hani yemek sonrası en sevdiğiniz tatlıya sıra gelir ya!.. Tam da bu iştahla "SON FİRAVUN" a tutundum desem mübalağa etmiş olmam. Her sayfa heyecan, gizem, aksiyon, gerilim. Tüm duygularınız fişini elektrik prizine takmışcasına aydınlanıyor. Kendinize geliyorsunuz. Hani çok susarsınız su ılık gelir, o sıcakta bir işe yaramaz. Yavandan mideye yuvarlarsınız. Bu eser tüm dıyguların hakkını veren cinsten. Yani o soğuk suyla dirilişiniz bu kitapla kavilli. Cenk Kayakuş tarihsel olayları günümüze bağlamayı seven bir yazar. Okurun nabzını biliyor. Nokta atışlar hükmünde. Hadi şimdi Mısır'a gidelim, kızgın çöllerde kahramanımız Hakan Geda neler yaşamış konuya ekmek bandıralım. "SON FİRAVUN" Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi, II. Dünya Savaşı ve günümüzü birleştiren gizemli bir hazine avını konu alan bir macera romanı. Topkapı Sarayı’ndaki "tılsımlı gömlekler" gibi somut tarihi ögeler ve Herihor hazinesi gibi arkeolojik mitler kurgunun omurgasını oluşturuyor. Temposu yüksek, kronolojik katmanlar arasında köprüler kuran, tarihsel gerçekliklerle kurguyu harmanlayan sürükleyici
Son FiravunCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 202241 okunma
10/10
·1072 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:06
Açık ara serinin en en en güzel kitabıydı hiç kuşkusuz :) Henüz türkçeye çevrilmeden konusu internette dolaşırken, sayfa sayısının çokluğu, konusunun tarikatler olması vs vs sayfalarını atlaya atlaya okutturacak hissi vermişti bana ama her sayfasını hiç sıkılmadan büyük bi ilgi ve merakla okudum. Yazarın kendi adını kullanarak yayınladığı Harry Potter serisinin Zümrüdüanka Yoldaşlığı kitabını anımsattı bana sanki :) çünkü o seride de favorim o kitaptı. Kitap o kadar dolu doluydu ve öyle güzel kurgulanmış ki sonu bile çiftliği basıp Robin'i oradan kurtarırken, herkesinde ipliğini pazara çıkararak sonlanmıyordu. (Ki genelde polisiye kitaplar bu minvalde biter) Acaba öyle mi bitecek diye düşündüm ama Robin tarikatin içinden kurtulunca aralarında yaptıkları beyin fırtınaları, olan olaylar falan filan dolu dolu bi kitaptı yani ve bi 1000 sayfa daha yazsaydı bence okuturdu :) Yayınevinin 7.sezon dizisi çıkmadan kitabı yayınlaması da çok güzel oldu bence çünkü son 2 kitap da zamanında basılmadığı için önce diziyi izlemek zorunda kalmıştım ama kesin kararlıyım artık bundan sonra serinin devamında önce kitap sonra dizi :) İnternette dolaşan haberlere göre seri 10kitaba tamamlanacakmış sanırım. Umarım öyle olur. Ben çok ama çok keyifle okudum. Robin'in tarikate girdiğinde yaşananlar ve sonrası hepsi bi ayrı güzeldi. Kitabın kalınlığından dolayı biraz elimde tutmaktan yorulmuş 7372637 tane şekilden şekile girip okumuş olsamda bayıldım kitaba :) Okuyacak olanlara da şimdiden keyifli okumalar diliyorum..
1000Kitap
Pusudaki MezarRobert Galbraith · Pegasus Yayınları · 20262 okunma