Bayraklar, mezar başlarında havaya ateş etmeler ve bandolar, kısaca bütün bu duygusal dışavurumlar, teker teker özgürlük uğruna kendilerini kurban edenler için, nasıl budalaca davrandıklarını tarihin akışından pekâlâ görebilecekler için yerinde olabilir. Ama bu bayraklar, havaya ateş etmeler ve bandolar, kardeşlerimizin ölümünü bizlere unutturmamalıdır.
Düşündüm, BİR HAYAT NEDİR?
Başlar ve biter, BİR HAYAT NEDİR?
Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, BİR HAYAT NEDİR?
Emin olmasam da 'hayat bir iz bırakmaktır’ diyebilirim.
Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim.
Razı olan için mezar taşı bir izdir.
Ben razı değilim.
Ölümün yüzdelere vurulduğu çağlardan geliyorum
Yüreğimde o acı, yüzümde gözyaşları yok artık
Yaşımı mezar yazıtlarına bakarak anlıyorum
Ne kadar gencim daha, ey dünya, ey insanlık!
Buraya gelin sizler, bütün esirler,
Aldatıcı şehvetin dünyevi akıllarınızı sarıp,
Aşağılık zincirlere vurduğu sizler,
Sıkıntılarınızdan kurtulup dinleneceğiz yer işte burası,
İşte burası dingin bir sessizliğin hüküm sürdüğü yer,
Zavallılara sığınak olacak yer işte burası!