O zamanlar içimdeki çocuk daha özgür,daha cesurdu.
Dünya bu kadar soğuk değildi.Herkes yüreğiyle gülerdi birbirine.
İnsan sesinden medet umulurdu. Eşyalar bir salgın hastalığa dönmemişti.Pencerelerin önünden başlardı gökyüzü ve toprak.Paylaşarak büyütürdü insanlar bir hazzı; paylaşarak yenerlerdi yalnızlığı. Kimse geri çekilerek tartmazdı ağırlığını, kimsenin önemi zenginliğinden gelmezdi.
İnsanın zenginliği güzelliğiydi.
Aşk bir olanaktı iyilik için.
Şükrü Erbaş
"Zaten mahallenin yerini yavaş yavaş alt kattaki üsttekinden habersiz, ölümüne, dirimine kayıtsız, küçük bir Babil gibi, her penceresinden ayrı bir radyo merkezinin nağmesi taşan apartman aldı"