Körlerin en kötüsü artık görmek istemeyen kördür.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:38
Kötü olan gözlerin körleşmesi değil, kalplerin körleşmesi ve körlük bakmak ile görmek arasındadır. Daha da kötü olan gözler gördüğü halde kalplerin birbirini görmemesidir. Fiili olmasa da, ruhen veya kalben -ki kalp dediğimiz de aslında yine beynin düşünce, sezgi, süzgeç kabul veya ret süreçleridir- kör olduğumuz ya da kör olmayı seçtiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Toplu olarak yaşamamızın sonucu olarak uymamız gereken kurallar, içinde bulunduğumuz koşullara uyum sağlamamız, kendimizi tekten ziyade çok olarak düşünmemiz sadece duyu organlarımıza mı bağlı? Bunlardan birini kaybedince biz biz olmaktan çıkıyor muyuz? Bide olanı yanımızdakinde yoksa onunla paylaşmayı mı seçiyoruz? Yıllar ilerleyip çağ atladıkça sağ duyumuzu daha mı çok kaybediyoruz? Oysa ki bir kişi düşündüğümüzün aksine dünyayı değiştirebilir. Kelebek etkisi misali.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Üzgünüm süreyya
8/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:29
Eylül – Mehmet Rauf | 8/10 Bu kitabı sevdim mi? Evet. Ama bazı şeylere de çok sinirlendim. Öncelikle Necip karakteri beni inanılmaz rahatsız etti. Arkadaşının evinden çıkmıyor, sürekli onların yanında, sonra da arkadaşının karısına âşık oluyor. Bir noktadan sonra insanın aklına tek bir soru geliyor: “Arkadaşımın karısına karşı böyle hissediyorsam neden hâlâ bu evdeyim?” Git kardeşim, uzaklaş. Necip’in sürekli aynı ortamda kalıp sonra da vicdan azabı çekmesini çok samimi bulmadım. Suat’a gelince… Başlarda kocasını seven bir kadın görüyoruz. Süreyya kötü bir adam değil, aksine iyi niyetli ve sevgi dolu biri. Bu yüzden Suat’ın Necip’e olan duygularının gelişimi bana tam geçmedi. Özellikle eldiven olayından sonra sanki Suat’ın kafasına “Bu adam bana âşık” düşüncesi yerleşiyor ve her şey o noktadan sonra büyüyor. Bu yüzden okuduğum şey büyük bir aşktan çok, fark edilen bir ilginin zamanla büyümesi gibi geldi. Bir diğer sinir olduğum konu da Süreyya’nın hiçbir şey anlamamasıydı. Kusura bakmayın ama insan eşinin ruh hâlindeki değişiklikleri, evdeki havayı, bakışmaları hiç mi fark etmez? Bu kısım bana oldukça zorlama geldi. Yazarın Süreyya’nın gözünden daha fazla şey göstermesini isterdim. Kitabın psikolojik yönü güçlüydü ama bana göre biraz fazla uzatılmıştı. Suat ve Necip’in iç sesleri bazı yerlerde susmak bilmedi. Aynı duyguları sayfalarca farklı cümlelerle okumak beni yordu. Bu yüzden Zehra’daki psikolojik etkiyi burada alamadım. Zehra beni daha çok sarsmıştı. Yine de kitabın atmosferi çok başarılıydı. Son sayfalara doğru gelen o hüzün ve çaresizlik hissi uzun süre aklımda kaldı. En çok da Süreyya’ya üzüldüm. Çünkü roman boyunca belki de en masum kişi oydu ve olan bitenden habersizdi. Kısacası Eylül benim için güzel ama kusursuz olmayan bir kitaptı. Etkiledi,
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·112 syf.·
2026 110. kitabı
İsmini Ece Ayhan'ın Bakışsız Bir Kedi Kara adlı şiirinin dizesinden alan Sayıklar Bir Dilde'nin türünün şiir mi öykü mü olduğunu söylemek zor fakat yazarı kesinlikle şiir değil diyor. Kitapta şairlerin şiirlerinden alınmış dizeler ve dizelerden yola çıkılarak yazılmış öyküler yer alıyor. 21 şairden seçtiği 22 dizeyi bir hikâyenin hareket noktası olarak seçip aslında bir nevi onları nesirle yeniden yorumluyor. Böylece Ahmet Haşim’den Dilek Kartal’a; Cahit Zarifoğlu’ndan, Didem Madak’a; Sezai Karakoç’tan, İbrahim Tenekeci’ye, Turgut Uyar’a, pek çok şairden ilham alarak bazen yerin en altına, karanlığın en dibine savrulan, bazen göğün de göğüne fırlayıp ışığa boğulan, 22 ustalıklı metin ortaya koyuyor.
Edebiyat
Sayıklar Bir DildeGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2020687 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:49
"Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?" Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler kitabında bu soruların peşinden gidiyor. Aile içindeki o görünmez bağları, herkesin birbirine karşı takındığı tavırları ve saklanan sırları anlatıyor. Kitapta her karakterin kendi hikâyesini anlatmasına izin verilmiş. Bu durum, sanki yan komşumuzun evinde yaşananlara kulak misafiri oluyormuşuz gibi hissettirdi. İnsanın her rolde mükemmel olamayacağını, bazen kendi hatalarını görmenin ve bunları kabullenmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir eser. Kitabı kapattığımda, ruhumuzu yoran ne varsa anlatmanın, en azından kendimize itiraf etmenin bir iyileşme yolu olduğunu düşündüm. İnsanları doğru anlamak ve doğru anlaşılmak dileğiyle...
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,3bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap, ismi verilmeyen bir "yeraltı adamının" kendi düşüncelerini anlattığı uzun bir iç konuşma şeklindedir. Bu adam toplumdan uzaklaşmış, insanlara karşı öfkeli, kendisiyle sürekli çelişen ve mutsuz bir memurdur. İlk bölümde insan doğası, özgür irade, akıl ve toplum üzerine düşüncelerini anlatır. İnsanların sadece mantıkla hareket etmediğini, bazen sırf özgür olduğunu göstermek için kendi zararına davranabileceğini savunur. İkinci bölümde ise geçmişinden bazı olayları anlatır. Eski okul arkadaşlarıyla yaşadığı aşağılanmalar, bir subaya karşı takıntısı ve Liza adlı genç bir kadınla kurduğu karmaşık ilişki üzerinden kendi karakterini gösterir. Sonunda hem başkalarına hem de kendisine zarar veren bir insan olduğunu görürüz. --- Ana Tema İnsanın kendi kendisiyle savaşı. Dostoyevski'nin temel sorusu şudur: > İnsan gerçekten mantıklı bir varlık mıdır, yoksa özgürlüğünü kanıtlamak için bazen bile bile yanlış seçimler mi yapar? Yeraltı adamı, aklın her şeyi çözeceğine inanan düşüncelere karşı çıkar. Ona göre insan: Çelişkili bir varlıktır. Özgürlüğü uğruna kendi çıkarına bile zarar verebilir. Kendini tanıdıkça daha mutsuz olabilir. Toplumdan koparsa yalnızlaşır ve iç dünyasında kaybolur. --- Ana Fikir
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
Mahveden Aşklar Üçlemesi’nin 2. Kitabı. İlk kitaptan tanıdığımız Lachan ve Lark’ın zorunlu evlilik hikayesini okuyoruz Bu ikili diğer çiftimize göre daha slow burn bir ilişkiye sahipti. Tabii ilk tanışmalarında birbirlerinden nefret etmelerinden kaynaklı da olabilir . Hayalet adlı katil tek tek Lark’ın ailesini katlediyordur. Ve Lark’ın ailesi bu işler arkasında Kane ailesinin olduğunu düşününce. Ethel Hala ve Lark bir plan yapar. Kutsal bir evliliği kimse engelleyemez di mi? SPOILER?!? İlk kitaptan daha keyifli diyebilirim . İlk kitapta olaylar çok hızlıydı. Ama bu seri de bir şey var tam olarak beni çekmiyor. Başladık bitireceğiz mecbur. Ethel Hala idol bir kadınsın. Diğer kitapta Fionn ve Rose’ın hikayesini okuyacağız sabırsızlanıyorum.
Deri Ustası ve Çayır KuşuBrynne Weaver · Juno Yayınları · 2024325 okunma