Puan vermedi·119 syf.··
2026 26. kitabı
Maalesef 'doğruyu bildiği halde çıkarı için uyumak zorunda kalanların arasında yaşamaya çalışıyoruz'.!! Umarım gözlerini açabildikleri zaman çıkarları da doğruları da yerli yerinde olur diyerek inceleme yazıma başlamak istiyorum. Alparslan Türkeş tarafından ortaya koyulan Dokuz Işık doktrini; kapitalizm, komünizm ve faşizm gibi yabancı ideolojilere karşı Türk milletinin kendi tarih ve kültürüne dayanan ve tam bağımsızlığını hedefleyen ideolojinin temelini oluşturur. Milliyetçilik - Ülkücülük - Ahlakçılık - Toplumculuk - İlimcilik - Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik - Köycülük - Gelişmecilik ve Halkçılık - Endüstricilik ve Teknikçilik Yukarıda bahsettiğim ışıkların nihai amacı; tam bağımsızlığı sağlayıp Türk milletini topyekün bir şekilde kalkındırmak ve hak ettiği yere kavuşturmaktır. Dipnot; ARİFLER mücadelesini vererek oluşturur; MECZUPLAR sefasını sürerek yok eder misali... ;) "Türk ve Müslüman olmak çok zorsun bir o kadar da hoşsun be..."
9 IşıkAlparslan Türkeş · Hamle yayınevi · 1972848 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 25. kitabı
Maalesef 'doğruyu bildiği halde çıkarı için uyumak zorunda kalanların arasında yaşamaya çalışıyoruz'.!! Umarım gözlerini açabildikleri zaman çıkarları da doğruları da yerli yerinde olur diyerek inceleme yazıma başlamak istiyorum. "Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım" anlayışını merkeze alarak oluşturulan eser; Necmettin Erbakan'ın kendi anlatımları ile notlarını değerlendirerek -Milli Görüş hareketinin temellerini, siyasi mücadelesini, Türkiye vizyonunu- bizlere aktarıyor. Eser; Hak nizamı sağlamak için İslam Birliği, kalkınma için ağır sanayi hamleleri ile yerli üretim programı, adil düzeni oluşturmak için faizsiz ekonomi ile gelir adaletini oluşturma gibi kavramları bizlere detaylı bir şekilde aktarır. Siyasi hatıralar kısmında ise Necmettin Erbakan'ın yaşamını, Kıbrıs davasına bakış açısını, dünyayı yöneten güçlerin politikalarını ve o dönemin önemli liderleri (Saddam Hüseyin gibi) ile yapılan görüşmeleri bizlere aktarır. Bilinç kazanmak için okumanızı tavsiye ederim. Dipnot; ARİFLER mücadelesini vererek oluşturur; MECZUPLAR sefasını sürerek yok eder misali... ;) "Türk ve Müslüman olmak çok zorsun bir o kadar da hoşsun be..."
DavamNecmettin Erbakan · Mgv Yayınları · 20176bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Türklük üzerine bir kitap okumak isterseniz asla kaçırmayın
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Bir kitabın en güçlü yanı, bazen anlattıkları değil; okurun yüreğinde uyandırdığı hislerdir. Bu kitapta en çok etkilendiğim şeylerden biri, ana karakter İlay oldu. “Ülkesini ve yurdunu seven, ay gibi parlak” anlamını taşıyan bu isim, karakterle öylesine bütünleşmişti ki romanın ruhunu daha da derinden hissettim. Milliyetçilik duygularımı iliklerime kadar hissettiren, kimi zaman Mehmet Ali’ye öfkeyle söylenmeme neden olan, kimi zaman da “Oh be!” dedirten satırlarıyla bu ayın favori kitabı olmayı fazlasıyla hak etti. Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanın içine işler. Bu kitap, benim için ikincisiydi.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,948 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022701 okunma
Güzel bir gün ölmek için
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:58
Ernest Hemingway'in 1929 da yayımlanan eseri Silahlara Veda savaş karşıtı bir eserdir. Yazar bu kitabın sonunu 47 kere tekrar yazmıştır. Alternatif sonlar ve yazarın taslak olarak yazdığı notlar 27. Baskının son kısmına eklenmesi harika olmuş. Bu kısımdan görüleceği gibi aslında daha çarpıcı, daha edebi ve felsefi sonlar yazmasına rağmen kendi yazım tekniği ile sade bir sona yer vermiş. Bu sadelik insanın günlük hayat akışının sadeliğini öne çıkararak buzdağı tekniğinin harika kullanımıdır. Günlük yaşantı sadedir ölümler, doğumlar vs. ancak günlük yaşamın olağan akışı içinde akan olayların altında tonla acı tonla keder barındırır. Hiç kimse bir kelime dahi etmese bile bu acıyı ve insana verdiği yükü kavrayabilir. İşte böyle bir eser bu kitap. Savaşın acımasızlığını, bir hiç uğruna savaşta öldürülen insanları, kan boşalır gibi gelen acıları edebi bir dil yerine sade bir dille anlatarak bu duyguları okuyucuya bırakmıştır. Okuyucu bu acılar karşısında kitabın nasıl bu kadar sade bir dile sahip olduğunu görünce "bu acılar daha edebi betimlenebilirdi" der ancak kitabın amacı zaten okuyucuya bunu dedirtmektir. Kitap akarken Ernest Hemingway'in düşüncelerine de rastlıyoruz. Düşünen herkesin ateist olduğu. Tanrı eleştirisi. Savaş başlatan kişilerin halk tarafından kurşuna dizilmesi gerektiği ki mussolini'nin 2. Dünya savaşı sonrasında italyan devrimci halk tarafından ayaklarından asılmasını vurguluyor. İnsanların savaşlara iyimser yaklaştığını sevdiklerinin savaşa gittiğinde ya da günümüzde terör operasyonlarına katıldığında onun başına bir şey gelmeyeceğini ya da ufak bir kurşun yarasıyla döneceğini düşündüklerini ancak gerçeğin hiç böyle olmadığını, savaşa gönderdikleri sevdiklerinin paramparça olduğunu söylüyor. Bununla beraber savaşın gerçeklerinden bahsetmeye devam eder. Askerlerin savaşamayacak
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:58
15. yüzyıl Ukrayna Kazaklarının Polonyalılara ve diğer topluluklara karşı verdiği mücadeleyi ve geleneklerini anlatan destansı bir eserdir. Eser; savaş, din, milliyetçilik ve baba-oğul çatışması ekseninde sadakat ve ihanet temalarını işler.
Taras Bulba ve Mirgorod ÖyküleriNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010533 okunma