Selimiye azametli olmaktan ziyade güzeldir. İnsana ruhâni duygulardan ziyade hayranlık verir. Ruhta da sükûn ve teslimiyet uyandırır. Kalbe muvazene ve huzur getirir. İnsan onunla, bir insan eseri olduğu için övünebilir ve bir eșinin daha yapılabileceğine her nedense ihtimal vermek istemez.
Elimizde büyük bir güç var ve onun keyfini çıkarıyoruz, ama bir yandan kendi icatlarımız tarafından kolayca manipüle ediliyoruz; dahası tehlikenin farkına vardığımızda iş işten geçmiş olabilir
"Ay ve güneşe sahip olamıyorsam onun adının benle anılacak camiler yapacağım, beni ananlar ey Mihrimah, seni de benimle anmak zorunda kalacak. Sinan diye akıllarından geçirdiklerinde senin için yaptığım camiler gelecek gözlerinin önüne"
Çok övdüğümüz Mimar Sinan’ı anlamamız lazım. Özellikle de şehirciliğini kavramalıyız. Çünkü Sinan sadece bir mimar değil, şehircidir de. Çevreyle bağını kuran nadir mimarlardandır, çevreye saygılıdır.