Ne aradığımı biliyor muydum?
Hangi düşün ardına düşmüş gidiyordum?
Gördüğüm düşün yaşadığım dünyada karşılık bulduğu bir gerçeklik var mıydı?
O düşü bir daha çağırıyorum kendime.
O düşün gerçekliğini bir daha yaşamak istiyorum.
Aşk böyle yaşanıyor. Olmayan, elle tutulamayan bir sevgilinin ardından koşarak, onun yokluğunu iliklerinde duyumsayarak, kendini yokluk denizine bırakarak, o denizde soluklanmaya çalışarak…
o yok artık, ben yokum, kimse yok, kimse gelmedi, kimse gelmeyecek, bunu söyleyince içim ağlamaya başlıyor, içim kendine acımaya başlıyor, bütün gövdem acıyor.
Onun beni çektiği parlak, yoğun bakışlarıyla uzayın kara deliğinden içeri dalıyorum, orda zaman tükeniyor, orda mekan tükeniyor, ben tükeniyorum, geriye bir tek o kalıyor.